Bu bölümde sizleri programa adını veren “yoldaş bitkiler”in ne anlama geldiği üzerine düşünmeye davet ediyorum. Bir bitkiye nasıl “yoldaş” deriz? Bir bitki ile nasıl yoldaşlık edilebilir?
Bitkiler besleyebilir, iyileştirebilir, barındırabilir, zehirleyebilir veya geçimimizi sağlayabilirler. Fakat onların yoldaşlığı yalnızca bize sundukları faydadan kaynaklanmaz. Bitkiler de herkesle iyi geçinmeyebilir. Bir bitki bazen yalnızca bir inekle veya bir arıyla elbirliği ilişkisi kurar ama başka türlerle rekabet geliştirebilir. İnsanı zehirleyen bir bitki bir kuşu zehirlemeyebilir. Bitkiler ilişkilerini seçer ve kurar. Bedenlerini çok daha farklı biçimlerde kullanarak büyümenin, direnmenin ve çoğalmanın farklı biçimlerini icra ederler. Onlar beslemenin ve yaşanacak yer vermenin ötesinde bize başka türlü yaşamın ve başka türlü dünyaların patikalarını açabilir.
Yoldaşlık, ekmeği bölüşmekte yatıyor ama bunun da ötesinde esas olan ekmeği var eden türler arası kalabalığı fark edebilmek. Yabani yulafları, buğdayın tohumunu, yetiştiği toprağı, istediği suyu, ekim zamanını bilenleri, hasadını yapanlarıyla beraber. Acaba yoldaşlık, bitkilerle birlikte yaşamak, bitkilerin hayatını/becerilerini fark etmek ve onlarla birlikte öğrenmek, düşünmek ve dahası birlikte türler arası müşterek yaşamı kurmayı denemek olabilir mi?
Ihlamurlar ne zaman kokar? Karabiber ağacı ne zaman meyve verir? Hünnap ağacı ne zaman dökülür, ne zaman olgunlaşır? Yaseminler ne zaman açar? Ebegümeçleri nerelerde çıkabilir? İncir ağacı ne kadar dirençlidir? Çay ne zaman ve nasıl çoğalır? Eğrelti otları kimlerle ilişki kurar? Bitkilere dair tüm bu bilgiler, uzun ve sabırlı bir teması, ihtimamı, yavaşlığı, elbirliğini ve bizatihi yoldaşlığı gerektiriyor. Bitkilerin yaşamına şahitlik etmeyi, geriye dönüp bakmayı ve birlikte yaşamın sorumluluğunu almayı…
Ama her şeyden önce gerçek bir karşılaşma gerekli. Kentin sokaklarındaki yaban otlarıyla, meyve ağaçlarıyla veya bir bostanın, bahçenin içinde, kenarlarında…
13.yy’da yaşamış eski bir Çinli şair ve bilgin Fengchen Fang’ın işaret ettiği gibi, bir palmiyenin veya bir çınar ağacının gölgesinde, görünürde tek başıma dinlenirken bile aslında hiç de yalnız değilim. Çınar bana yoldaşlık ettiği gibi ben de ona yoldaşlık ediyorum. Bitkilerle yoldaşlıklar kenarlarda başlıyor, çoğalıyor…
Program jeneriğinde, yaşadığım semt olan Küçükyalı’nın sokaklarında yaşayan yabani bir semizotu bitkisinin, sevgili arkadaşım Rozelin Akgün’den ödünç aldığım bir alet sayesinde sese dönüştürülmüş titreşimlerini dinliyorsunuz. Her program açılışında kentin yaban bitkilerinden oluşan bu sesler sizi karşılıyor olacak.
Programın görselinde ise 2022 yılında Hopa’da bir köy yoluna çıkarken çektiğim, ormann habercisi eğrelti otu yer alıyor. Bu vesileyle Hopa’nın insanlarına, bitkilerine ve yoldaşlıklarına selam olsun.
https://www.instagram.com/yoldas.bitkiler/ hesabında program bilgilerini, duyurularını ve yoldaş bitkilere dair hikayeleri takip edebilirsiniz.