“Özünü harekete geçiren onun / Kanını kaynatan candır düpedüz kendi canı…”
Canlılık nedir? Sadece nefes alıp vermek mi, yoksa hareket edebilmek mi?
Bu bölümde hareketi; biyoloji, psikoloji ve manevî anlam katmanlarıyla birlikte ele alıyoruz. Evrimsel süreçlerden nörobilime, hicret fikrinden hareket ayetlerine uzanan geniş bir çerçevede şu sorunun izini sürüyoruz: Bizi yerimizden kaldıran, yön değiştiren ve yeniden başlatan hareketin önemi nedir?
Hareketi yalnızca bedenin bir eylemi değil, varoluşun dili olarak düşündüğümüzde, canlılık; duramamak, dönüşebilmek ve akış içinde kalabilmek olarak da okunabilir. Belki de bereket tam olarak burada, yani hareketin kendisinde gizlidir.
Hareketin biyolojisini, zihne etkisini ve “bereket” fikrini birlikte düşündüğümüz Zihin Sandalyeme hoşgeldiniz.
Bismilllah!
Kuhn, S. L., Raichlen, D. A., & Clark, A. E. (2016). What moves us? How mobility and movement are at the center of human evolution. Evolutionary anthropology, 25(3), 86–97. https://doi.org/10.1002/evan.21480
Can, Seyithan. “Modern Bilimin Hareket Kuramı Ekseninde Klasik Kelâmın İnsan Fiilleri Anlayışına Uzlaşımcı Yaklaşım”. Kader 18/2 (Aralık 2020): 570-586. https://doi.org/10.18317/kaderdergi.793912