Back

Explore every episode of the podcast Poseidon and poems

Dive into the complete episode list for Poseidon and poems. Each episode is cataloged with detailed descriptions, making it easy to find and explore specific topics. Keep track of all episodes from your favorite podcast and never miss a moment of insightful content.

Rows per page:

1–27 of 27

TitlePub. DateDuration
Serdar Tuncer - Ağladım10 Sep 202400:01:18

Ağladım


Aklıma düştü gözlerin

Boynumu büktüm ağladım

Elveda dediğin yerin

Yanına çöktüm ağladım


Anılar gezdi kanımda

Seni aradım yanımda

Tesbih gibi her anımda

Hasreti çektim ağladım


Her seven boyun eğmiş

Ayrılık ne yaman şeymiş

Gözden yaş dökmek neymiş

Gözümü döktüm ağladım


İçim garip gönlüm darda

Gözlerim karşı duvarda

Ben her akşam aynalarda

Yüzüne baktım ağladım


Serdar Tuncer


Müzik: Joaquín Rodrigo - Concierto de Aranjuez

Ramiz Rövşen - Yavaş Yavaş sevdim seni07 Aug 202400:01:55

Yavaş yavaş sevdim seni

Yavaş yavaş sevdim seni,

her gün bir az da sevdim.

en çox bu qış sevdim seni,

qarda, ayazda sevdim.

gör bir ne tez isinişdik

havalar soyuyanda.

adamlar qalın geyinib,

ağaclar soyunanda.

qar altından baş qaldıran

çiçektek sevdim seni.

istisine qızındığım

ocaqtek sevdim seni.

hele bu cür sevmemişdim

ömrüm boyu heç kimi.

seni sevdim qar üstünde

yem axtaran quş kimi.

qorxa qorxa bu sübh çağı

ne baxırsan göye sen?

deyirsen ki, güneş çıxıb,

qar eriyir deyesen…

ne var allahdan yuxarı?

ne var qebirden aşağı?

çekdiyim ahdan yuxarı?

bildiyim sirden aşağı?

niye günün gündüzünde

quşlar azır göy üzünde?

göz yaşları quş gözünden

tökülür den den aşağı.

deme, biz ki quş deyilik,

allaha tanış deyilik…

ruhum, dur, yığış gedirik,

sen yuxarı, men aşağı.

Ramiz Rövşen

Müzik: Ceyhun Çelik - Tamavra matiasu / Taa Uzaklarda

Nev - Mavinin derinliği13 Jun 202400:02:24
Mavinin derinliği Alışamadım bir türlü sığlara benim yolum derinlere derinler mavidir hasret şarkıları çalınır söylenir gönlümde o yüzden dalar dalar giderim uçsuz mavilere benim umutlarım mavi benim hüzünlerim mavi bir de emanet yüreğim var bir bilseniz masmavi Alışamadım doğru, yokluğuna sen sığları seçtin benim yolum derinlere sevemedim bir türlü alı, moru, pembeyi gönül gözü gören bilir derinler mavidir ben denizci oğluyum ben maviler yetimiyim ben denizden bir damlayım o yüzden gözyaşlarım tuzludur benim al olur dalgalanır dert yanarım gökyüzüne an olur çırpınır sen geçerken yüreğim an olur rüzgara uyar yıkar, geçerim geleceksen sabah erken gel sabahları durgunum güzelim Mavi uysal bir tebessüm derinler hüzün sarhoşluğum hani sordun ya yolcu belki de yalnız bir deniz feneriyim Nev Müzik: Mythos - Eros
Ümit Yaşar Oğuzcan - Unutamamak13 Jun 202400:02:35
Unutamamak Sen bilemezsin, paslı hançerdir yalnızlık Gelir, en can alacak yerimden vurur Sen bilemezsin, gecenin en uzak bir saatinde Bir böcek nasıl girer beynime, kımıldar durur? Sen bilemezsin, çaresizlik nasıl boğar insanı? Yaşamak bir yerde nasıl çekilmez olur? Tutunacak bir dal aramaktan, koşmaktan, özlemekten El yorulur, ayak yorulur, yürek yorulur. Sen bilemezsin bu türlüsünü ölümün Bilemezsin, bir tek kibritin cılız aleviyle Benzine bulanmış bir insan nasıl tutuşur? Bu belki sevmektir bir yerde, belki unutamamak Bu, kişinin kendi içinde eriyip, yok olmasıdır Bilmesen de anlamaya çalış biraz, ne olur. Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Yanni - One Men’s Dream
Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir gece ansızın gelebilirim29 May 202400:01:43
Bir Gece Ansızın Gelebilirim Bu kadar yürekten çağırma beni Bir gece ansızın gelebilirim Beni bekliyorsan, uyumamışsan Sevinçten kapında ölebilirim Belki de hayata yeni başlarım İçimde küllenen kor alevlenir Bakarsın hiç gitmem kölen olurum Belki de seversin beni kimbilir Kal dersen, dağlarca severim seni Bir deniz olurum ayaklarında Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz Kalbim duruverir dudaklarında. Ya da unuturum kim olduğumu Hatırlamam belki adımı bile Belki de çıldırır, deli olurum Sana kavuşmanın heycanıyle Aşk bu, bilinir mi nereye varır Ne durdurur özlemini, seveni Bakarsın ansızın gelebilirim Bu kadar yürekten çağırma beni. Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Ernesto Cortazar - The windmills of my mind
Ümit Yaşar Oğuzcan - Bilir misin?28 May 202400:02:09
Bilir Misin? Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin? Nöbetçiler ha gördü, ha görecek Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek... Ama... Bir adım daha atamazsın. Uzanıp tutamazsın; Göz pınarlarında donup kalır hayallerin Planların, kaçışın, kurtuluşun Ve deler sevgi dolu yüreğini Sevgi bilmeyen bir kurşun. Bir okyanusta boğulmak nedir bilir misin? Batan bir gemiye el sallayamamak, Oturup ağlayamamak, Birkaç kulaç ötedeki Bir tahta parçasını tutamamak, Nedir bilir misin? Sevmek nedir bilir misin? Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır Bütün benliğini sarar, ısıtır. Her gülüşte yeniden doğarsın Ve bin kere ölürsün her iç çekişte Nasıl anlatsam bilmem ki. Yani "sevmek" işte. Duymak nedir bilir misin? Duymak, ama anlatamamak Çemberini kıramamak kelimelerin. Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek "Seviyorum" diyememek Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin? Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Secret Garden - Beyond The Blue
Ümit Yaşar Oğuzcan - Dağ rüzgarı22 May 202400:03:55
Dağ Rüzgarı Kaderde senden ayrı düşmek de varmış Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim... Seni tanımadan Hele seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum Al başını, kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git Git gidebildiğin yere git diyordum Oysa ki, senden kaçılmazmış Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış. Bilmiyordum... Yine de dayanmaya çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgar güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum Yaşamak seninle bir başka zamanı Bir başka zamanda seni yaşamak Herşeyden önce sen Elbette sen Mutlaka sen İster uzaklarda ol İster yanıbaşımda dur Sen ol yeter ki bu zaman içinde Ben olmasam da olur Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır Bitmiyorsun Çaresizliğim gün gibi aşikar Su olup çeşmelerden akan güzelliğin İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran Sen güneş kadar sıcak Tabiat kadar gerçek Sen bahçelerde çiçekler açtıran Sudan, havadan, güneşten yüce varlık Sen, o tek sevgi içimde Sen görebildiğim tek aydınlık Bir nefes de benim için al Havasızlıktan öldürme beni Bulutlara, yıldızlara benim için de bak Susadım diyorsam Bir yudum su içmelisin Ben yorulduysam sen uyumalısın Ellerim sevilmek istiyor Saçlarım okşanmak istiyor Dudaklarım öpülmek istiyor Anlamalısın. Ağaçların yeşili kalmadı Gökyüzünün mavisi yok Bu dağlar o dağlar değil Rüzgarında kekik kokusu yok Kim bu çaresiz adam Bu kan çanağı gözler kimin Kaç gecedir uykusu yok Gündüzü yok Gecesi yok Yok Yok Anladım Sensiz yaşanmaz bu dünyada İmkanı yok. Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Spring Waltz - Mariage d’Amor
Ümit Yaşar Oğuzcan - Sevi şiiri08 May 202400:03:39
Sevi Şiiri Ben senin en çok sesini sevdim Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili Ben senin en çok ellerini sevdim Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak Ben senin en çok gözlerini sevdim Kah çocukça mavi, kah inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil Ben senin en çok gülüşünü sevdim Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran Unutturur bana birden acıları, güçlükleri Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman Ben senin en çok davranışlarını sevdim Güçsüze merhametini, zalime direnişini Haksızlıklar, zorbalıklar karşısında Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim Tüm çocuklara kanat geren anneliğini Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada Sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini Ben senin en çok bana yansımanı sevdim Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni... Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Dursun Ali Erzincanlı - Gelseydin
Issız Adam - Bir aşk hikayesi30 Apr 202400:01:37
Bir aşk hikayesi Bir gün karşılaşacaksın. Geçen onca yıl, aslında neyi beklediğini, yüreğin çaresizce sızladığında anlayacaksın. beklediğinin “ben” olduğunu anlamayacaksın önce. Yüzyıllardır tanıyormuşsun hissi doğacak yüreğinde. Hep seninleymişim ama yokmuşum gibi. Gözlerine baktığımda, kendini asırlardır orada yaşıyormuş¸ gibi hissedeceksin. Ben gelmeden önce hayatın yolunda seyretse de onca yıl “hiç” olduğunu anlayacaksın. Asıl aradığının 'kendin' olduğunu benim gelişimle anlayacaksın. Film: Issız Adam Music: Richard Clayderman - Love Story
Cemal Süreya - Baktım gülüşünden güzel şiir olur10 Apr 202400:03:08
Baktım gülüşünden güzel şiir olur sevdim gitti... sen yüzüne sürgün olduğum kadın, madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine... dönüp, dolaşıp, değmesinler gözlerime. belki de konuşuyordur gözlerin, ama ben gözce bilmiyorum ki... sessizce biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum... sahi sarkıntılığa girer mi acaba ayrılırken gözlerimin sana sulanması? dökmeye niyetim yok içimi... zor sığdırdım zaten. özledim. söyleyeceklerim bu kadar... kısa ve derin. bu arada " kimse benimle oynamıyor " diye ağlayan çocuk sen büyü hele ne oyunlar oynayacaklar seninle ve bugün bir kez daha anladım adamlığı kadınlardan öğrenecek erkek çok... Cemal Süreya Müzik: Dato Kenchiashvili - ioro
Ümit Yaşar Oğuzcan - Alışkanlık07 Apr 202400:07:11
Alışkanlık Gitgide alışıyorum sana. Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan Alışkanlıklar daima korkutur beni Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır Fakat şimdi sana alışıyorum Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında olmalıyım senin Bana alışmış olmaktan pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim “Bana alış” demeyeceğim Nasıl olsa alışacaksın bir gün Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla, sevginle yepyeni bir “ben” yaratacaksın benden! İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi. Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım. Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum. Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor Sevgin olmasaydı değersiz bir Cam parçasıydım. Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştan başa seni görecekler içimde Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun? Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz için bir bütün haline geliyoruz durmadan Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz. Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun. Bir gün tarih öcesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde Uzun süren bir baygınlık sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım yüksekliğe erişemez Açılmış bütün kuyuların derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin değil Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde. Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık. Nehirler, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek. Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Hasan Cihat Örter - Jamais (Sultaniyegah Sirto)
Ümit Yaşar Oğuzcan - Acılar denizi30 Mar 202400:01:57
Acılar denizi Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Bernward Koch - The Enchanted Pat
Ümit Yaşar Oğuzcan - Her gece sen22 Mar 202400:05:30
Her gece sen Her gece sen girersin rüyalarıma. Her gece sen... Paramparça olur uykularım. Karanlığın en koyulaştığı yerde kapının çalındığını duyarım. Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme. Sen yoksun... Kilitlenir dudaklarım gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni. Sen yoksun... Yalnızlığımı kadehlere doldurup tek başıma içmeliyim bu gece Kırmalıyım kapıları, evleri ateşe vermeliyim Sen yoksun... Zaman gitgide uzar.. Altmış saniye bir dakika.. Altmış dakika bir saat.. Ve sabahın olmasına daha beş saat var. Beklemek bir çeşit ölmektir. Sen yoksun... Bu bana her gece binlerce ölüm demektir. Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım. Sen uzak bir körfezde özlemli, dalgın. Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların. Neden ay karşılardan yükseldiği zaman, Başın omuzlarımda olmasın? Neden ellerin avuçlarımda değil? Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın? Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor. Bu yolların bir yerde ayrılması. Uzayan kilometreler... O sefil, anlayışsız bakışları insanların. Dünya, o eski dünya değil Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi. Şu uçsuz bucaksız evrende Ne derdimizi dinleyen, Ne de bir anlayan var sevgimizi. İki ömür değil, İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız. Her şey aslında başka renkte. Vernikli eşyalar, vernikli yüzler... Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk. Yalan üstüne yalan, Oyun içinde oyun... Her şey bir yerde anlamsız ve boş. Gerçek olan şimdi senin yokluğun. Senin varlığını özledim duyuyor musun? Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı. Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim. Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum. Seni soruyorum gelip geçene, “Görmedik”, diyorlar. Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi, Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar. Volkanlar tutuşuyor, Ormanlar yanıyor içimde. Her gece milyonların uyuduğu bir anda, devler uyanıyor içimde. Seni düşünüyorum, Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor. Bir ışık yanıyor çok uzaklarda, Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor. Şimdi umutlarım, varılmaz uçurum diplerinde, Korkunç, karanlık mağaralarda hayallerim. Derin bir kuyudan su çekercesine, Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim. Sen her zaman olduğun gibi Yine o en güzel, en değerli... Benimse ellerim sımsıcak, Dudaklarım nemli, Özlediğim her şeyimle kopup, en yüksek tepelerden bir çığ gibi sana geliyorum. Sonra dağlar çöküyor ansızın, Ağaçlar devriliyor, Evler yıkılıyor, Altında kalıyorum... Kırık bir heykel, Parçasını arıyor her gece. Bir şarkı notasını... Bir tablo renklerini... Ağaç yapraklarını... Vazo çiçeklerini... Ve bir adam, Her gece yollara düşüp, Yana yakıla seni arıyor... Mağrur gözleri ıslak, İlk defa ağlıyor bu adam, “Gel“ diye, İlk defa yalvarıyor... Ben her gece, Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş, Seni düşünüyorum. Ve sen o saatlerde, Benim görmediğim rüyaları görüyorsun. Bir böcek giriyor kafatasıma... Her gece sen, Bir cinnet gibi, Kanıma yürüyorsun... Ümit Yaşar OĞUZCAN Müzik: Rovsen - Dolya Vorovskaya
Ümit Yaşar Oğuzcan - Beni unutma17 Mar 202400:02:19
Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hâtıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma. 
 Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm.
Hayâl içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma. 
 O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yâr
Senin de başında o çılgın rüzgâr
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma. 
 Ben ayağımda çarık, elimde asâ
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma. 
 Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma. 
 Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğun gün
Beni unutma. 
Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: İntizar - Enstrumantal
Pablo Neruda - When I die I want your hands on my eyes12 Jan 202400:01:44
When I die I want your hands on my eyes:
I want the light and the wheat of your beloved hands
to pass their freshness over me one more time
to feel the smoothness that changed my destiny.

I want you to live while I wait for you, asleep,
I want for your ears to go on hearing the wind,
for you to smell the sea that we loved together
and for you to go on walking the sand where we walked.

I want for what I love to go on living
and as for you I loved you and sang you above everything,
for that, go on flowering, flowery one,

so that you reach all that my love orders for you,
so that my shadow passes through your hair, 
so that they know by this the reason for my song. Pablo Neruda Music: Mike Rowland - The brighter side part 1
Ümit Yaşar Oğuzcan - Bugün hiç özlemedin mi beni?04 Jan 202400:03:31
Bugün hiç özlemedin mi beni? Bugün hiç özlemedin mi beni? Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından? Ne olur çekme ellerini karanlığımdan Bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim Zaman zaman senden uzaklaşmak isteyişimin boşuna olduğunu biliyorum. Artık kendimden bile kaçabilirim. Fakat senden asla! Sen hükmedemediğim kaderimsin benim, silemediğim alınyazımsın. Olduğun gibi seviyorum seni, olmanı istediğim gibi değil, neredeysen orada, nasılsan orda kal.. Beni şair ettin, beni adam ettin ama bana yazık ettin. Sensiz bir dünya yaratacağım senden. Dünya duracak ama sen durmayacaksın. Zaman bitecek ama sen bitmeyeceksin. Bir gün bütün çiçekleri solacak bahçelerin, yıldızlar ışık vermeyecek, Güneş doğmayacak hiç ama sen solmayacaksın, sen eksilmeyeceksin. Seni maddenin dışına çıkarıyorum. Ölümsüzlüğün kapılarını açıyorum sana.. Anlamıyor musun? Bir dünya var üzerinde yaşadığım; seninle dopdolu. Bildiğim bir şehir var; bütün sokakları senin adını taşır. Bir nefeste benim için al havasızlıktan öldürme beni bulutlara, yıldızlara benim için de bak. Susadım diyorsam bir yudum su içmelisin, ben yorulduysam sen uyumalısın. Ellerim sevilmek istiyor, saçlarım okşanmak istiyor, dudaklarım öpülmek istiyor, anlamalısın. Kahrolsun bu karanlıklar, bu mesafeler, bu zaman. Ben seni istiyorum ya seninle yaşamak ya da seninle yok olmak.. Bütün vücudunu santimetrekarelere ayırıp, birer birer öpmeliyim ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana böylece ölmeliyiz. Aradan yıllar geçip bizi buldukları zaman, etlerimiz çürümüş olsa da kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden. Hadi gel, nefes almak hüner değil, seninle ölmek istiyorum, anlamıyor musun? Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar. Ben sevilmediğimden böyle çirkinim... Bu kirli çağ bizim çağımız değil, İnsanlığın üç devri, Taş devri Tunç devri Utanç devri Kızma bana Ulu Tanrım Yarattığın kullar bozuk. Yalnızlığın tam ortasındayım artık yalnızlık kadar!.. Ümit Yaşar Oğuzcan Müzik: Burhan Işıyok - Gecenin sesi
Ümit Yaşar Oğuzcan - Birgün01 Jan 202400:01:47
Bir gün Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum

Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse
Bil ki seni seviyorum Ümit Yaşar Oğuzcan Music: Henry Salomon YvSu Orquesta - Tema de amor - De: ”Romeo y Julieta”
Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir gün anlarsın29 Nov 202300:03:27
Bir Gün Anlarsın Uykuların kaçar geceleri, Bir türlü sabah olmayı bilmez, Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden uğultudur başlar kulaklarında, Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık, Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın, Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine, Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu, Şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin. Gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için, Vurursun başını soğuk, taş duvarlara, Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın. Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin aynalarda güzeliğini Boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz Ama yorgun Ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek ne imiş bir gün anlarsın Bir gün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden Seni sevdiğimi bir gün anlarsın. Ümit Yaşar Oğuzcan Music: Yanni - The Mermaid
Necip Fazıl Kısakürek - Bekleyen07 Nov 202300:02:30
Bekleyen Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım! Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim. Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran! Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü,
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü. Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye,
Toprağında bir taş olur, beklerim... Nep Fazıl Kısakürek Müzik: Tron Syversen - Silent Dream
Sencer Başat - Yürürken topraklaşan betona ağıt02 Oct 202300:04:02
Sencer Başat - Kar Karanlığı kitabından… Haksızlığa uğramış bir yaşanmışlığın vicdanlara izdüşümü… Yürürken topraklaşan betona ağıt Yürüyorum yüreğimin en yalnız köşesini ıslatan yağmurda oğul suyu damlıyor adımlarıma sesini sağaltıyorum anılarımda kalan kadarıyla binlerce yol kat ediyorum yılda kendi içimde buluyorum adımlarımı elli metrekarelik hayal kurma hakkım olan avluda Yürüyorum bedenime dağılan yağmura anamın gözyaşı damlıyor her adımda yanağıma daha ne kadar deneyebilir bu bozguna uğramış yaşam anamı damlar bulut topluyor damlaları yığıyor adımlarımın avlusuna Yürüyorum Islak alnımın Göğe değdiği yerde sana her gün ben oluyorsun her sabah bana uyandığında uyuyorsun bensiz kendine ulaşamadığında adımımı senin için atıyorum sevgilim çağlayanların boğduğu avluda umudum sana ulaşmak yolunda ıslandıkça kupkuru bir sel akıyor kavuşamayanlara damlar bulutları yokluyor damlaları yıkayan en masum özlemlerimiz ayakta Yürüyorum İçimde dirilen yağmurda betondan üreyen kokuda eksik anılar takılıyor burnuma Islanan toprağın Öz suyunu salan bir çimenin özgür ve yalnız kokusunu yakalıyorum havada duyularım yankısız kalıyor aradığımı bulamayınca küsüyor adımlarım bulutlara da bana da Yürüyorum toprağı özleyen betonda her adımımda yerle bir oluyor çeliğe kesen çimento tabanımın altında nefesimle eritiyorum demir parmaklığı gökyüzüne savuruyorum tozlarını hasretimle ufalıyorum uzaklıkları Yürüyorum özünü duyduğum içimi yankılayan duvara umut ettikçe yıkılıyor duvar ufalanıyor beton eriyor demir özgürleşiyorum başkasının yerine yatırılan mahpuslukta Sencer Başat Müzik: Deuter - Lovesong from the mountains
William Morris - Love is enough02 Oct 202300:01:30
Love is enough Love is enough: though the World be a-waning, And the woods have no voice but the voice of complaining, Though the sky be too dark for dim eyes to discover The gold-cups and daisies fair blooming thereunder, Though the hills be held shadows, and the sea a dark wonder And this day draw a veil over all deeds pass'd over, Yet their hands shall not tremble, their feet shall not falter; The void shall not weary, the fear shall not alter These lips and these eyes of the loved and the lover. William Morris Müzik: Taklamakan Desert - Kitaro
Ataol Behramoğlu - Bu aşk burada biter20 Sep 202300:01:57
Bu aşk burada biter Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Ataol Behramoğlu
Ataol Behramoğlu - Aşk iki kişiliktir19 Sep 202300:02:45
Aşk iki kişiliktir Değişir yönü rüzgarın Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk, iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden Binlerce yıl uzaktadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına. Aşk, iki kişiliktir. Avutmaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına. Aşk, iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece Tüketilmiş ve düşmüş gözden; Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşamaz sevdasını, Severken hiç bir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk, iki kişiliktir. Ataol Behramoğlu
William Shakespeare - Hamlet18 Sep 202300:03:11
To be, or not to be, that is the question: Whether 'tis nobler in the mind to suffer The slings and arrows of outrageous fortune, Or to take arms against a sea of troubles And by opposing end them. To die—to sleep, No more; and by a sleep to say we end The heart-ache and the thousand natural shocks That flesh is heir to: 'tis a consummation Devoutly to be wish'd. To die, to sleep; To sleep, perchance to dream—ay, there's the rub: For in that sleep of death what dreams may come, When we have shuffled off this mortal coil, Must give us pause—there's the respect That makes calamity of so long life. For who would bear the whips and scorns of time, Th'oppressor's wrong, the proud man's contumely, The pangs of dispriz'd love, the law's delay, The insolence of office, and the spurns That patient merit of th'unworthy takes, When he himself might his quietus make With a bare bodkin? Who would fardels bear, To grunt and sweat under a weary life, But that the dread of something after death, The undiscovere'd country, from whose bourn No traveller returns, puzzles the will, And makes us rather bear those ills we have Than fly to others that we know not of? Thus conscience doth make cowards of us all, And thus the native hue of resolution Is sicklied o'er with the pale cast of thought, And enterprises of great pith and moment With this regard their currents turn awry And lose the name of action. William Shakespeare
Khalil Gibran - Defeat11 Sep 202300:03:16
Defeat, my Defeat, my solitude and my aloofness; You are dearer to me than a thousand triumphs, And sweeter to my heart than all world-glory.   Defeat, my Defeat, my self-knowledge and my defiance, Through you I know that I am yet young and swift of foot And not to be trapped by withering laurels. And in you I have found aloneness And the joy of being shunned and scorned.   Defeat, my Defeat, my shining sword and shield, In your eyes I have read That to be enthroned is to be enslaved, And to be understood is to be leveled down, And to be grasped is but to reach one's fullness And like a ripe fruit to fall and be consumed.   Defeat, my Defeat, my bold companion, You shall hear my songs and my cries and my silences, And none but you shall speak to me of the beating of wings, And urging of seas, And of mountains that burn in the night, And you alone shall climb my steep and rocky soul.   Defeat, my Defeat, my deathless courage, You and I shall laugh together with the storm, And together we shall dig graves for all that die in us, And we shall stand in the sun with a will, And we shall be dangerous. Khalil Gibran
William Shakespeare - Sonnet 1809 Sep 202300:01:27
Shall I compare thee to a summer’s day? Thou art more lovely and more temperate: Rough winds do shake the darling buds of May, And summer’s lease hath all too short a date; Sometime too hot the eye of heaven shines, And often is his gold complexion dimm'd; And every fair from fair sometime declines, By chance or nature’s changing course untrimm'd: But thy eternal summer shall not fade, Nor lose possession of that fair thou ow’st; Nor shall death brag thou wander’st in his shade, When in eternal lines to time thou grow’st: So long as men can breathe or eyes can see, So long lives this, and this gives life to thee. William Shakespeare
Pablo Neruda - Tonight I can write the saddest lines06 Sep 202300:04:46
Tonight I can write the saddest lines.

Write, for example, 'The night is starry and the stars are blue and shiver in the distance.'

The night wind revolves in the sky and sings.

Tonight I can write the saddest lines.
I loved her, and sometimes she loved me too.

Through nights like this one I held her in my arms.
I kissed her again and again under the endless sky.

She loved me, sometimes I loved her too.
How could one not have loved her great still eyes.

Tonight I can write the saddest lines.
To think that I do not have her. To feel that I have lost her.

To hear the immense night, still more immense without her.
And the verse falls to the soul like dew to the pasture.

What does it matter that my love could not keep her.
The night is starry and she is not with me.

This is all. In the distance someone is singing. In the distance.
My soul is not satisfied that it has lost her.

My sight tries to find her as though to bring her closer.
My heart looks for her, and she is not with me.

The same night whitening the same trees.
We, of that time, are no longer the same.

I no longer love her, that's certain, but how I loved her.
My voice tried to find the wind to touch her hearing.

Another's. She will be another's. As she was before my kisses.
Her voice, her bright body. Her infinite eyes.

I no longer love her, that's certain, but maybe I love her.
Love is so short, forgetting is so long.

Because through nights like this one I held her in my arms
my soul is not satisfied that it has lost her.

Though this be the last pain that she makes me suffer
and these the last verses that I write for her. Pablo Neruda

Translation by W. S. Merwin
© My Podcast Data · Independent project · Data from Apple & Spotify