Explore every episode of the podcast Kimse Bilmiyor
| Title | Pub. Date | Duration | |
|---|---|---|---|
| Söylemeye Çekindiklerimiz | 31 août 2026 | 00:47:22 | |
Bazen ne söyleyeceğimi bilmediğim için susuyorum. Bazen bir ilişkinin içinde nasıl var olacağımı bilemediğimde biraz, bazen tamamen yok oluyorum. Bu bölümde kaçınganlığı, söylemeye çekindiğimiz şeyleri ve birbirimiz için gerçekten ne yapabileceğimizi konuşuyorum. Belki de kimseyi kurtarmamız gerekmiyor. Bazen birbirimize verebileceğimiz en kıymetli şey, yalnızca mevcudiyetimiz. #kimsebilmiyor | |||
| Aşk Sandığımız Yanılsamalar | 26 août 2026 | 01:03:34 | |
Belki de bazı güçlü duyguları aşk sanmamızın sebebi, gücü güzellikle eşleştirmeyi öğrenmiş olmamızdır. Bu bölümde gözlerimizin yargısından, çekildiğimiz şeylere yüklediğimiz anlamlardan ve bütün bunları nasıl da kolayca “aşk” diye adlandırdığımızdan bahsediyorum. Bir de aşkın gerçekten ne olabileceğinden ve hayatın, hiç bakmayı düşünmediğimiz yerlerden bize sunduğu ihtimallere bir şans vermekten. #kimsebilmiyor | |||
| Senin Perdende Ne Oynuyor? | 18 août 2026 | 00:31:40 | |
Hikayeleri neden bu kadar seviyoruz? Belki de hayatı anlamlandırmanın en eski, en insani yollarından biri oldukları için. Bu bölümde kendi hikayemin The Beyfendi'nin, tek bir ilişkinin ya da olayın etrafında dönmediğini hatırlıyor; hayatı yaşanılır ve anlamlı kılan diğer bütün karakterlere, sahnelere ve ihtimallere bakıyorum. Ve sana da soruyorum: Senin perdende nasıl bir film oynuyor; türü ne ve en önemlisi, izlemekten keyif alıyor musun? #kimsebilmiyor | |||
| Bir Yarım Kalmışlıktan Ziyade, Beklenmedik Bir Tamamlanış | 14 août 2026 | 00:21:32 | |
Duyguların geçişkenliği... Defalarca konu edindiğim bu gerçek, yine soframda. Ansızın biten bir anlatıma yönelik, gelecekten gelen bir içgörü. Bu bölümde ne olduğunu ben de dahil #kimsebilmiyor | |||
| Kalbim Çok Kırık | 11 août 2026 | 00:29:24 | |
Ben burayı iyice günlüğüm zannetmeye başladım! Olsun, aksini söyleyen de olmadı ki zaten. Belirsiz bir ayrılığın ardından kalbimin ne kadar kırık olduğunu döküyorum ortaya... Bölüm hakkında uyarı: Bu bölümün sonu yoktur. Öylece, ansızın, havada kalmış bir konu ile bitiyor. Ne olduğunu ise #kimsebilmiyor | |||
| Spiritüel Olduğumu İtiraf Ettiğim Bölüm | 06 août 2026 | 00:31:51 | |
Bu bölümde oyalanmakla dinlenmek, teslimiyetle ertelemek ve doğru zamanı beklemekle harekete geçmek arasındaki ince çizgiyi konuşuyoruz. Bir yandan da uzun zamandır yüksek sesle söylemediğim bir şeyi söylüyorum: Evet, spiritüel biriyim. Ve bunun benim için nerede başladığını, meleklerle başlayan o ilk hikayeyi anlatıyorum. #kimsebilmiyor | |||
| Bu Konuşan, Ego mu Sevgi mi? | 30 juil. 2026 | 00:50:35 | |
Ego da benim. Korku da benim. Özlem de benim. Kontrol etme arzusu da benim. Sevgi de benim. Olgunluk, doğru sesi bulmak değil; hiçbir sesi susturmadan duyabilecek kadar genişleyebilmek belki de. #kimsebilmiyor | |||
| 24 Saat Boyunca Ölüyor Musun? | 28 juil. 2026 | 00:51:07 | |
Ram Dass'a göz kırparak başlıyoruz bu bölüme: "24 saat boyunca ölüyor musun?" Oradan duyguların geçişkenliğine, aynı anda hem korkup hem heyecanlanabilmeye ve kabımızı biraz daha genişletmeye uzanıyoruz. Sonra kendimi Contact Improvisation dansının içinde buluyorum. Meğer beden, yakın ilişkiler hakkında zihnimden çok daha önce konuşmaya başlamış, bunun yüzleşiyorum müthiş zorlanmalar eşliğinde. Ve bu hikayede, aylar sonra yeniden karşımıza çıkacak bir karakterle ilk kez tanışıyoruz. #kimsebilmiyor | |||
| Kendimi Terk Etmeden Sevmek Part 02 | 24 juin 2026 | 01:04:23 | |
Kendini sevmek gerçekten ne demek? Kendimizi değiştirmeye çalışırken neden çoğu zaman daha çok sıkışıyoruz? Ve belki de en önemlisi; değişim gerçekten nereden başlıyor? Bu bölümde, kendini sevmenin romantize edilmiş halinden değil; en zor yanlarını bile yargılamadan görebilmekten bahsediyorum. Çünkü bazen bizi değiştiren şey mücadele etmek değil, değiştirmeye çalıştığımız tarafımızı önce kabul etmektir. Bu paradoksun içinde birlikte dolaşıyor, yıllardır hayatıma eşlik eden bazı pratikleri ve beni özgürleşme yolunda derinden etkileyen Dört Anlaşma'nın öğretilerini konuşuyoruz. Belki de özgürlük, başka biri olmaya çalışmayı bıraktığımız yerde başlıyordur. #kimsebilmiyor | |||
| Kendimi Terk Etmeden Kalmak | 18 juin 2026 | 01:00:15 | |
Bir ilişkinin içinde bazen karşımızdaki insanı değil, onun hayatındaki yerimizi kaybetmekten korkarız. O zaman kanıt aramaya, kendimizden şüphe etmeye, daha çok yaklaşmaya ya da tamamen uzaklaşmaya başlarız. Uzun süre seçeneklerin sadece bunlar olduğunu sandım: Ya duygularımı bastıracaktım ya da onların beni ele geçirmesine izin verecektim. Bu bölümde, başka bir ihtimalden konuşuyoruz. Durup nefes almaktan. İhtiyaçlarını inkar etmeden, duygularını yok saymadan, kendini de terk etmeden kalabilmekten. Çünkü bazen insanın kurduğu en önemli ilişki, başkasıyla değil; kendiyle güvende kalmayı öğrenmesidir. #kimsebilmiyor | |||
| Belirsizlikte Kanıt Aramak | 16 juin 2026 | 00:46:57 | |
Bali'ye ilk taşındığım günlerde hayatın benimle konuştuğuna olan inancım öyle kanlı canlı bir yerden güçlendi ki. Bazen bir insanla, bazen bir denk gelişle, bazen de tam ihtiyacım olan anda karşıma çıkan bir cümle ile... Bu bölümde hem o mucizevi hissi hem de yıllar sonra kendimi bir ilişkinin belirsizliğinde kaybolmuş halde bulduğum bir akşamı anlatıyorum. Birinin peşinde kanıt ararken hayatın aslında bana bambaşka bir cevap verdiğini fark ettiğim geceyi... Bazen aradığımız şey bir cevaptansa sadece kendimizi güvende hissetmek oluyor. #kimsebilmiyor | |||
| Belirsizliğin İçinde Durabilmek | 08 juin 2026 | 00:50:35 | |
Bir belirsizliğin içinde varsayımsız durabilmemin tek yolu, o varsayımlara yönelik ya evet ya da hayır netliğinde cevaplar yaratabilmek mi? Bir üçüncü seçenek yok mu? Bunları haricinde; ya da bu iki ucu da kapsayabilecek? Yani ben, konuyu herhangi bir netliğe kavuşturmadan bu belirsizliğin içinde, sadece "bilmiyorum" cevabı ile durabilir miyim? #kimsebilmiyor | |||
| Yalnızlığımın Suçlusu Sensin | 27 avr. 2026 | 00:29:29 | |
Ben neden "hep" istiyorum? Neden hep isteyen benim? Neden hep erişilebilirim? Ulaşılabilirim? O telefonu neden her seferinde çalar çalmaz açıyorum? #kimsebilmiyor | |||
| Açık İlişki 101 | 25 avr. 2026 | 00:55:36 | |
Size yalan söyleyecek halim yok... Uzun bir "yürüyüş yapmak neden şahanedir" güzellemesi ardından, biraz da "insan doğasının tutarsızlığından" dem vuruyorum. 34. dakikada anca "açık ilişki" muhabbetine geliyorum. İleri sarabilirsiniz hahaha, şaka şaka. Son kısımda da isteklerimizin samimiyeti ve sahiciliğini sorgulayıp kapatıyorum. Ne oldu, ne bitti bu bölümde #kimsebilmiyor | |||
| Bir Narsist Ve Bir Manipülatif | 19 avr. 2026 | 00:37:15 | |
Şu ana kadar yeterince insan söylemediyse bir de benden duyun: Her şey bir frekans ve frekans aralığımızı değiştirdiğimizde çevremizdeki tüm olaylar, kişiler, deneyimler de değişiyor. Bununla birlikte bir narsist ile bir manipülatifin bir aradılığındaki örüntüden bahsediyorum. Sonra biraz da flörtün güzelliğinden... Bir şeyler oluyor ama günün sonunda ne olduğunu #kimsebilmiyor | |||
| İlişki Stilleri VE RBDSMAF Konuşması | 14 avr. 2026 | 00:57:32 | |
İlişkilerimizin kalitesini arttırmak için kullanabileceğimiz müthiş bir iletişim taslağı paylaşıyorum bu bölümde; elbette yine kendi date (randevu) hikayem üzerinden... Unutmayın, dışarıdaki kalite içsel kaliteden yansır. Bu taslağı partnerimiz veya yakınlarımızla kullanmadan önce, kendimizi masaya oturtup kendimizle bir uygulamak- eminim çok kapıyı aralayacak! #kimsebilmiyor | |||
| Hissettiğim Gibi Görünmüyorum | 07 avr. 2026 | 00:38:08 | |
Jay Shetty eşinden şöyle bir şey rica etmiş: "Bir gün bana aşkın biterse, hiç gecikmeden beni bundan haberdar et." Bu cesur talepten ziyade, bunu talep etmesinin ardındaki açıklaması beni kalbimden vurdu. Diyor ki, aşkı hak ettiğimden öyle eminim ki aşk olmayan bir yerde bir an bile durma ihanetine (kendi var oluşuma) düşmek istemem. Benim kendimle böylesi sıkı fıkı bir ilişkim var mı; yok galiba derken... Eski fotoğraflarım üzerinden bir yolculuğa çıktım. Zaman ötesi yerlerde asla o anda göründüğüm gibi hissetmeme (iyi, bazen de kötü anlamda) ayrışması. Biraz karışık tabi, ne de olsa günün sonunda #kimsebilmiyor | |||
| Sınırlar, Birbirimizi Sevmediğimiz Anlamına Gelmez | 02 avr. 2026 | 00:50:19 | |
Sevgi, bizim kültürümüzde adeta sınırsızlık öğretisi gibi. Birini ne kadar çok sevdiğinin kıstası, ona ne kadar yakın olabildiğinle ölçülü. Haliyle bu yakınlığa bir mesafe koyacak sınır söz konusu oluyorsa; kişisel hakları hukukları bırakalım bir kenara, bu direk "beni sevmiyorsun" demekle eşdeğer. Bu döngüyü kırdığım, kırmayı araştırdığım bir bölüm bu. Ve çok sevdiğim bir sözü de hatırlatıyor: "Seni sevmeye devam edebilmek için biraz mesafeye ihtiyacım var." Öyle inanıyorum ki ilişkilerin birçoğu, belki yüzde 80'i, sırf mesafe bırakılabilse kurtarılacak durumda. #kimsebilmiyor | |||
| Kendimi Seviyorum, Ve Bunun Hakkında Konuşmak Çok Zor | 28 mars 2026 | 00:53:50 | |
Enteresan bir şeyler oluyor. Yolunu değiştirip benimle tanışmak isteyenler, bir böyle derin, farklı gözümün içine bakanlar, iltifatlar, övgüler... Nedir bu; kilo vermedim, gardırobumu yenilemedim, saçlarımı değiştirmedim. Ne değişti o zaman? Galiba enerjim! Bunu biraz deştiğim; ama günün sonunda ne olduğunu kimsenin bilmediği bir bölüm daha. İyi dinlemeler #kimsebilmiyor | |||
| Her Şeyi Yapabiliyorsun Diye, Her Şeyi Yapmak Zorunda Değilsin | 24 mars 2026 | 01:01:35 | |
Bir kadın çemberinde alan tutucu şöyle demişti... Kendini sevmek için, kendini sevemeyen parçalarını bırakman yeterli. İşin özü bazen bu kadar basit; zaman alsa da aslında basit. Bu bölümde kendi kendime hayatı zorlaştırdığım parçalarla biraz bakışıyor, birçoğunu da şöyle sakince bir kenara bırakıyorum. Günün sonunda ne oluyor... #kimsebilmiyor | |||
| Bir Üçüncü Seçenek | 21 mars 2026 | 01:25:10 | |
Birçoğumuz şu soruda takılı kalıyoruz... Bu ses sezgim mi; yoksa zihnimin koşullandırması mı? Bu kalbim mi, yoksa aklım mı? Belki ya o... ya da diğeri olmak zorunda değildir. Bunların arasında bir yerde bir üçüncü seçenek mümkündür. Bu bölüm, yanlış anlamaz ve kusura bakmazsanız, benim kişisel masterpiece'im niteliğinde. Bir gece uykusuzluğu, anca böyle zengin bir deneyime dönüşebilirdi. #kimsebilmiyor | |||
| İki Kadın Bir Adam | 06 mars 2026 | 01:19:28 | |
Eski, çarpık bir ilişkiden bana kalan hisler ve yeni insanlar üzerinden yüzleştiğim gerçekler… Bir zamanlar ihlal edilmesine izin verdiğim sınırlarıma bu sefer sahip çıkma kararım. Bir ay öncesinde bir erkeğe söylenen "hayır"ın, bugün hemcinsime doğru açığa çıkarken soframa getirdikleri. Kısa bir hikaye aslında, ama yıllara yayılmış bir karmanın çözülmesini kapsadığı için bu zamana kadarki en uzun bölüm. Ve benim için önemli bir dönemeç. #kimsebilmiyor | |||
| Başarı Kıstası ve Atılan Çamurlar | 25 févr. 2026 | 00:14:31 | |
Başarı kıstası nedir? Bir ortaklık bitti diye geçirilen yıllar çöpe mi gidiyor, bir ilişki yürümediğinde tüm o güzel anlar da çöpe mi atılıyor, yoksa bugün kim olduğuma katkı mı yazılıyor? Bu bölüm kısacık. Biraz kendimle dalga geçiyorum, biraz çamurları siliyorum, biraz da başarı kıstasını yeniden kurcalıyorum. Günün sonunda... #kimsebilmiyor | |||
| Yeni Karakter Açıldı: The Beyfendi | 20 févr. 2026 | 00:43:30 | |
Bir kadın bir erkeği sevmeye karar verince… | |||
| Karıncaları Öldürmeyelim De N'apalım? | 26 janv. 2026 | 00:33:31 | |
Karıncalarla duyguların ne ilgisi var Firdevs Hanım? Melis neyi itiraf edecek? #kimsebilmiyor | |||
| Çok Mutlu Bir Gün | 23 janv. 2026 | 01:02:31 | |
Bugün çok mutlu bir gün, sadece o kadar. | |||
| Canım Sıkılıyor, Bir Şey Eksik | 26 déc. 2025 | 00:28:37 | |
Canım sıkılıyordu. Ama öyle dramatik bir sıkıntı değil, daha çok “bir şeyler olmuyor” hali. Biraz kurcaladım. Oradan konu kaldığım yere geldi, yaşam alanıma geldi, günlerimin nasıl aktığına geldi. Temel şeyler tamam ama… oyun yok, keyif yok, yayılacak alan yok. Bu bölüm biraz böyle ilerliyor. Can sıkıntısından ihtiyaçlara, oradan da “ben burada ne yapıyorum?” sorusuna. Net cevaplar yok; zaten kimse bilmiyor onları ama bazı kararlar var. | |||
| Kıskançlık, Kıyas ve Yargılar | 23 déc. 2025 | 00:47:28 | |
Eski ev arkadaşım Lili’nin Instagram sayfasında gezinirken, kendimi hiç beklemediğim yerlere savrulmuş buldum. Bir bakış, bir karşılaştırma, bir yargı… ve sonra kendime doğru sert bir dönüş. Bu bölümde kıskançlığı inkar etmiyorum, kıyası süslemiyorum. Köşe bucak savrulurken, o duyguların altında yatan ihtiyaçlara bakmaya çalışıyorum. Ve oradan, yavaş yavaş, yeniden merkezime dönüyorum. Kim bu duygularla ne yapacağını gerçekten biliyor- belli ki kimse bilmiyor. | |||
| Hesaplaşmalar part 02: Sevmiyorum bu dünyayı | 08 déc. 2025 | 00:36:51 | |
Bu bölümde yüzümü gölgeme çeviriyorum. Ecstatic Dance’tan Shadow Dance’a geçiyorum; hareket yavaşlıyor, beden ağırlaşıyor, kalbim karanlığın en derin yerine doğru çekiliyor. Ve orada… sevmeme halini buluyorum. Onu görüp geri çekilmek yok bu kez. Kabul ediyorum. İzin veriyorum. Gözlemliyorum. Zorlanıyorum evet. Ama yine de gölge ile tanışmanın aslında hiç de korktuğum gibi olmadığını fark ediyorum. | |||
| Hesaplaşmalar part 01: Dans etmeyi ne zaman bıraktın? | 08 déc. 2025 | 00:22:37 | |
Bu bölüm saklanmamakla başlıyor. Kendim, duygularım, bedenim… artık neyin arkasına gizlemeye çalışıyorsam, oradan çıktığım bir yer burası. Yaşam alanlarımız diyorum; nerede sıkışıyoruz, nerede nefes alıyoruz? Sonra bir anda ecstatic dance’a geçiyorum. Ve öyle bir anlatmışım ki… kaydı kapatır kapatmaz kalkıp dansa gidesim geliyor. Belki senin de gelir. Kim bilir, belki de hareket etmek saklanmamanın en sessiz yolu. | |||
| Hayır dedim ve dünya yıkılmadı | 27 nov. 2025 | 00:46:32 | |
Hayır dedim ve dünya yıkılmadı. İstemediğimi biliyordum, hissettiğim çok netti, ama bunu söylemek… işte orada takıldım. Sahilde tanıştığım o adamla vakit geçirirken, içimde koskocaman bir “hayır” vardı; dışımda ise kibar bir gülümseme. Neden bu kadar zor geliyor, bilmiyorum. Bence zaten kimse bilmiyor. Ama sonunda söyledim ve hiçbir şey olmadı. Ben hala buradayım, dünya hala dönüyor. | |||
| Çok da Şeyapmamak Lazım | 25 nov. 2025 | 00:48:10 | |
Bazen hayat o kadar beklenmedik ki, sahilde arka arkaya tanıştığın iki adam bile seni hiç ummadığın bir hikayeyi anlatmaya sürükleyiveriyor. Hayat kalitemi gerçekten artıran bir seçimim varsa, onu da burada söyleyeyim: kendimi bu kadar ciddiye almayı bırakmak. Haliyle hayatı da. Bu bölüm bir kırılma bölümü. Buradan sonra hiçbir şey aynı değil; artık size daha yakın, daha şeffafım. Dilim sürçüyor, aklım karışıyor, kalbim biraz açılıyor ve bütün bunların anlamını kim biliyor? Galiba kimse bilmiyor; ama ben yine de biliyormuş gibi anlatmayı çok seviyorum. | |||
| Bırakırsam düşerim (mi?) | 19 nov. 2025 | 00:18:36 | |
Bırakırsam düşerim. Uzun zaman boyunca böyle olur sandım. Sıkı tutmazsam, kontrol etmezsem, hep yapmazsam... Bu bölüm, diğerleri gibi akan bir ilhamın kanallığından ziyade Melis'in duygu sağaltımı ve farkındalığı gibi. Aşama aşama açılıyor içimde. Fark ediyorum ki sonunda, düşmek değil de o tutunma hali yoruyor beni aslında. Kim tam olarak çözdü bu dengeleri- belli ki kimse bilmiyor. Ama ben yine de hayatın içinde yakalayabildiğim şeyleri anlatmaya ve sorular sormaya devam ediyorum. | |||
| Sevgi, bir duygu değildir. | 18 nov. 2025 | 00:52:04 | |
Sevgi, bir duygu değildir. Niye bazı duyguların içinden usulca geçiyor da, bazılarına tüm ağırlığıyla oturuyor? Neden bazen çok yakın, bazen ulaşılamaz; bazen tanıdık, bazen yepyeni gibi? Kim gerçekten anlamış bu halini- belli ki kimse bilmiyor. | |||
| Ertelediğim şey: Hayatım | 22 oct. 2025 | 00:47:56 | |
Ne zaman hazır olacağımı beklerken, kaç defa yaşamın kendisini erteledim kim bilir. Biraz daha vakit, biraz daha cesaret, biraz daha enerji… Ama galiba beklediğim o “doğru zaman” hiçbir zaman gelmiyor. Doğru zamanın hangisi olduğunu da zaten kimse bilmiyor. İyisi mi, daha fazla düşünmeden, bir yerden başlamak. Ben de bu bölümle tam olarak bunu yapıyorum. | |||
| Gerçeğin hangisi gerçek? | 13 oct. 2025 | 00:35:54 | |
Bu gerçeklerden hangisi gerçek? Benim gördüğüm mü, senin inandığın mı, yoksa kimsenin tam emin olamadığı o yer mi? Herkes kendi gerçeğini anlatıyor ama kime güveneceğimizi kim biliyor? Galiba kimse bilmiyor; ama bilmeye çalışırken yine epey şey hatırladım. | |||
| Para bitiyor, peki ya sonra? | 09 oct. 2025 | 00:41:53 | |
Bu paranın suyu nereden geliyor? O su kesildiğinde ne oluyor? Ve her şeyden önce, o su neden hep güldür güldür akmıyor da bazen hiç uyarısız yok oluveriyor? Bütün bunlar ne anlama geliyor- belli ki kimse bilmiyor. Ama ben yine de bilebilecekmiş gibi konuşmayı çok seviyorum. | |||