Back

Explore every episode of the podcast Eksik Mecaz

Dive into the complete episode list for Eksik Mecaz. Each episode is cataloged with detailed descriptions, making it easy to find and explore specific topics. Keep track of all episodes from your favorite podcast and never miss a moment of insightful content.

Rows per page:

1–50 of 61

TitlePub. DateDuration
Bilinçli Eğinimler28 juil. 202500:46:09

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Olcay Akyıldız ile Binbir Gece Masalları ile başlayan sohbetimizi çağdaş Türkçe edebiyatın ve kadın yazınının kilometre taşlarından Leyla Erbil ile sürdürüyoruz.

İnsan dışılaştırılan tekinsiz kadınların kahramanı olduğu "Bilinçli Eğinim" öykülerini konuşurken kahramanları gibi, Erbil'in de yeryüzüyle, insanlarla, erkeklerle, eril düzenle kurduğu sarsıcı ilişkilerin isyankar dilde, belli belirsiz imgelerdeki tezahürünü ele alıyoruz. 

“Sandıktaki Kadın”21 juil. 202500:42:56

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Olcay Akyıldız ile Binbir Gece Masalları’nın az bilinen çerçeve hikayesi üzerinden Lilithyen kadınları konuşmaya devam ediyoruz.

“Box Woman/sandıktaki kadın” cin tarafından bir sandığa kapatılan kadın, her fırsatta cini kandırarak sandıktan çıkıp erkekleri baştan çıkarır. Binbir Gece Masalları'nın sultan kardeşleri de sandıktaki kadın kendilerini baştan çıkarmaya kalktığında büyük bir korkuya kapılır ve nasıl kaçacaklarını bilemezler. Lilith gibi hem büyüleyen, hem korkutan bu kadınları modern Osmanlı edebiyatının ilk örneklerinde de görürüz. 

Cinli Kızlar Şifacı Kadınlar14 juil. 202500:40:27

Cadılıkla çatıdaki deli kadınlığın arasında salınan karakterleriyle Türkçe edebiyatın iki önemli eserini odağa alıyoruz; Latife Tekin'in 1983'de yayımlanan Sevgili Arsız Ölüm'ünde Dirmit'in direniş hikayesinin ardından, 2024 yılında yayımlanan Şebnem İşigüzel'in Memoria'sındaki Karılar Tekkesi'ni ve var kalmanın türlü türlü yolunu bulmuş şifacı kadınlarını konuşuyoruz. 

Feminist Gotik Masallar07 juil. 202500:47:59

İnsandışı varlıkların edebiyattaki izlerini sürmeye bu hafta Angela Carter’ın Kanlı Oda adlı kitabı ile devam ediyoruz. 

​​​​​​​Klasik Batı masallarını feminist, erotik ve gotik bir bakış açısıyla ters yüz ederek kadın karakterlerini artık edilgen değil, arzulayan, direnen ve dönüşen özneler olarak kuran Carter'ın öykülerinde erkek şiddeti, doğa ve hayvanlık/canavarlık arasındaki ilişkileri, geçişleri tartışıyor; vampirler, kurt adamlar ve canavarlar aracılığıyla patriyarkal korkuların nasıl etkisiz hale getirildiğini konuşuyoruz.   

Sarı Duvar Kağıdı30 juin 202500:50:29

Charlotte Perkins Gilman’ın gotik başyapıtı “Sarı Duvar Kâğıdı” öyküsünü konuşuyoruz. Doğum sonrası depresyonu yaşayan bir kadının sözde iyileşmek üzere kapatıldığı odada sarı duvar kâğıdının desenlerinde görünür olan zihinsel çözülüşünü ve eril tıbbi otoriteye karşı içsel direnişini “Çatıdaki Deli Kadın” kavramsallaştırması etrafında ele alırken feminist edebiyatın çift sesli anlatı özelliklerinin izini sürüyoruz. 

Çatıdaki Deli Kadın23 juin 202500:47:28

Canavar/cadı kadın temsillerinin kök figürü Lilith'i Alberto Manguel'in yorumuyla konuşmaya devam ediyoruz.

Lilith'in yılanla özdeşliğini eğretileyen iki 19.yüzyıl sonu şairinin, Tevfik Fikret ve Baudalaire'in yılan dansı yapan kadınlarından Halit Ziya Uşaklıgil'in erkeklerden canavarca intikam alan talihsiz kadın karakterlerine geçiyor ve nihayet Charlotte Bronte'nin Jane Eyre romanıyla canavarlığa savrulan kadın temsillerinin kurucu figürü sayılmış 'çatıdaki deli kadın'ı 'Mad Woman in the Attic' (Gilbert ve Gubar) metni ile birlikte tartışıyoruz.  

Lilith'in Cadıları17 juin 202500:48:19

Canavarlaştırılan kadının mitik kaynaklarından bir başkasını, Lilith'i konuşuyoruz. Arzunun peşinden giden, itaat etmeyen, baştan çıkarıcı bu "ilk kadın"dan korkan Adem, onu Tanrı'ya şikayet eder. Yılanın dostu Lilith, itaat etmediği için Tanrı tarafından lanetlenir. İblislerin annesi, yeni doğan oğlan çocukların katili olmakla itham edilen Lilith'in edebiyatta ve sinemada cadı, canavar kadınlıktan başkaldıran ya da sadece var olmak isteyen kadınlara uzanan temsilini inceliyoruz. 

Medusa’nın Kahkahası09 juin 202500:47:49

İnsan dışılaştırılan, canavarlaştırılan kadınların erken mitik örneklerinden birini, Medusa'yı konuşuyoruz.

Erkeğin kadın bedeninden, cinselliğinden duyduğu korkunun temsili olarak Medusa'nın nasıl ikonik bir feminist figüre dönüştüğünü, dişil yazın kavramının kurucu isimlerinden Helen Cixous'nun Medusa'nın Kahkahası'na uzanan yolculuğunu ele alıyoruz.

Defne ve Alev Ağaçları02 juin 202500:48:38

İnsan dışına dönüşümü mitik defne figürü ile konuşmaya devam ediyor; çağdaş edebiyatın Nobel ödüllü güçlü kalemi Han Kang'ın Vejeteryan romanını tıpkı defne gibi eril şiddetin kurbanı olan baş karakterinin hikayesi üzerinden tartışıyor; kurtuluşu bitkilerin, ağaçların varlığına dönüşmekte bulmanın anlamını irdeliyoruz.

Narcissos'un Bakışı28 mai 202500:22:44

İnsan dışı varlıklarla kurulan ilişkiyi yeniden mitik anlatılara dönerek göstermeye devam ediyor ve Ovid’in Dönüşümler’inden Orta Çağ hikayelerine dolaşan mitik figürleri, yas ve ölümün sembolü selvi ağacını, Narcissos’un Nergis çiçeğinde hayat bulan (kendine) hayranlığını konuşuyoruz. 

Yavaş birlikte tanıklık23 mai 202500:23:28

Konuğumuz Apaçaçık Radyo programcısı ve akademisyen Deniz Gündoğan İbrişim ile sohbetimize devam ediyoruz. Çağdaş Kenya edebiyatının öne çıkan romanı Yusufçuk Denizi'ni ekosömürgesizleştirme ekseninde tartışırken İbrişim'in yeniden kavramsallaştırdığı slow wit(h)nessing / yavaş birlikte tanıklığın ne olduğunu, yeryüzünü, doğayı ve insan dışı varlıkları kuşatan yeni bir tanıklık ve varoluş halini konuşuyoruz.  

Yusufçuk Denizi14 mai 202500:22:55

Konuğumuz Apaçık Radyo'da Ekokozmopolitan'ı hazırlayıp sunan akademisyen Deniz Gündoğan İbrişim ile çağdaş Kenyalı yazar Yvonne Adhiambo Owuor’un The Dragonfly Sea (2019) adlı romanını “eko-sömürgesizleştirme” çerçevesinde ele alıyoruz. Dividual/bölünebilir benlik kavramını denizin hafızası ile birlikte düşündüğü çalışmasından hareket ile İbrişim'in açtığı ufuktan ilerleyerek yeryüzünün ve denizlerin gördüğü şiddetle yüzleşen kahramanın yolculuğuna eşlik ediyoruz.  

Yerdeniz'de Dolaşmak07 mai 202500:23:51

Ursula K. Le Guin'in dünyasındaki insan dışı varlıkları, dönüşüm ve doğa vurgusunu Yerdeniz Büyücüsü romanı üzerinden konuşuyor; Le Guin'in tahayyül ettiği kurmaca evrenin incelikleriyle bildik kahramanın yolculuğu hikayesini nasıl dönüştürdüğünü tartışıyoruz.  

İnsan-kurt30 avr. 202500:23:33

Ursula K. Le Guin'in "Kadın Kocasını Anlatıyor" öyküsünden yola çıkarak dönüşümleri, kurt adam mitolojisini konuşurken, insandan gayrının varoluş koşullarını düşünmeye devam ediyoruz.  

Alsemender23 avr. 202500:25:10

Bilge Karasu'nun Göçmüş Kediler Bahçesi kitabındaki insan dışı varlıklar etrafında sürdürdüğümüz tartışmayı Yengece Övgü ve Alsemender masalları ile tamamlıyoruz. İnsanın, hayvanın ve bitkinin birbirine dolandığı bu masallar dünyasında insan ve insan dışını eşit bir zeminde kavramanın, insandan gayrının gözüne bürünmenin anlamını sorguluyoruz.  

Kulak Verdim Kirpilğime16 avr. 202500:23:27

Bilge Karasu'nun Göçmüş Kediler Bahçesi kitabındaki masalları insan ile insan dışının kesişimi üzerinden konuşmaya devam ediyor; insanın bir başkasını anlama çabasının yazınsal düzlemde onun yerine geçmeyi denemesiyle mümkün olup olmayacağını tartışıyoruz. 

Korkusuz Kirpi09 avr. 202500:23:54

Göçmüş Kediler Bahçesi’ndeki gezintimizi sürdürüyoruz ve Bilge Karasu’nun 'Avından El Alan' ve 'Korkusuz Kirpiye Övgü' öykülerindeki hayvanlardan insanhayvanlara dolaşık ölümdirimi, hayvanın yerine geçmenin anlamını konuşuyoruz.

Avından El Almak02 avr. 202500:22:53

İsyanını alışageldik dili ve yazma biçimlerini bozguna uğratarak gösteren Bilge Karasu’nun Göçmüş Kediler Bahçesi kitabını konuşuyoruz. İçinden geçtiğimiz zorlu dönemde edebiyatın eleştirelliğine, isyankar sesine ve aynı zamanda sağaltıcı gücüne çok ihtiyacımız var. İnsanla ve insan dışı varlıklarla kurduğumuz ilişkinin metaforik göstereni olarak 'Avından El Alan' öyküsünün okurunu felsefi düzlemde iktidar ilişkisini düşünmeye nasıl davet ettiğini, dilin ve yazının iyileştiriciliğini nasıl somutladığını tartışıyoruz. 

Türler Arası Geçişler26 mars 202500:25:02

Konuğumuz Ergun Kocabıyık ile dolaylı hayvan olarak insanı konuşmaya devam ediyoruz. 

​​​​​​​Doğum mitlerinde karşımıza çıkan topraktan, tohumlardan, ağaçlardan büyüyen insan gibi doğaya bağlanma arzusunun tezahürlerini; hayvan atalara soyunu bağlama gibi hayvan türlerinin metaforlaştırılma biçimlerini, insanın yüceleşme arzusunun temsili olarak hayvan olmayan hayvanları ele alıyor, türler arası geçişin mümkünlüğü ile türcülüğün yanyanalığını tartışıyoruz.  

Dolaylı Hayvan12 mars 202500:24:21

İnsan dışı varlıklar bahsinde hayvanlar dolayımıyla insanı konuşuyoruz. Konuğumuz eski bir Açık Radyo programcısı, yazar ve yayıncı Ergun Kocabıyık. Kocabıyık'ın Dolaylı Hayvan adlı kitabından hareketle, insanın melez varoluşunu, dünya üzerindeki yersiz yurtsuzluğunu ve insandan gayrı olanla kurduğu ilişkileri tartışıyoruz. 

Dolanan Kökler Saplar Bitkiler05 mars 202500:23:56

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Fatih Altuğ ile sohbetimizin dördüncü bölümünde edebiyatta insan dışı varlıkların temsili üzerine tartışmaya devam ediyoruz. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinde kökler, toprak ve bitkiler üzerine geliştirdiği metaforları ele alırken, organizmacı ve kök-merkezli düşünceyle yerinden edilme ve merkezsizlik arasındaki gerilimi inceleniyoruz. Ardından da Latife Tekin’in özellikle Ormanda Ölüm Yokmuş romanı üzerinden, doğayla iç içe geçmiş insan dışı varlıkların rolünü değerlendiriyoruz.   

Hayvanat Mitingi26 févr. 202500:24:48

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Fatih Altuğ ile sohbetimizin üçüncü bölümünde 1908'i takiben Osmanlı dünyasındaki özgürlük ve çoğulculuk rüzgarlarının insan dışı hayvanlara uzanan etkisini Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 'Hayvanat Mitingi' başlıklı metni etrafında konuşuyoruz. 

​​​​​​​Hayvan hakları ve özgürlüklerini odağa alan bu ilginç metin ile hemen hemen aynı yıllarda yazılmış bir gazete yazısı da madalyonun öteki yüzünü gösteriyor. 1910'daki Hayırsızada hayvan katliamına giden süreci, adadaki şiddetin işaretlerini sergileyen Karabatak imzalı "İstanbul'un Çar-pa Menfileri [dört ayaklı sürgünleri] Hayırsızada'da" başlıklı bu yazı ve benzerleri dönemin hayvana yönelik şiddete, katliamlara dair ikircikli tepkilerini ortaya koyuyor. 

Hayvanlar Mahkemesi19 févr. 202500:25:44

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Fatih Altuğ ile edebiyatta insandışı varoluşları konuşmaya bir 10. yüzyıl metniyle devam ediyoruz. İnsan ile hayvanların ilişkilerindeki etik sorunları ele alan İhvan-ı Safa'yı tartışıyoruz.

Hayy bin Yakzan12 févr. 202500:20:50

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Fatih Altuğ ile insan ve insandışı karşılaşmaların izini sürmeye bir 12. yüzyıl metniyle devam ediyoruz. Robinson Crusoe'dan başlayarak hem Batı hem Doğu düşüncesinde kalıcı izler bırakmış olan İbn Tufeyl'in 'Hay bin Yakzan' anlatısını konuşuyoruz. 

Emilia Pérez05 févr. 202500:23:14

Konuğumuz Süreyya Evren ile sohbetimize yine çok tartışılan bir vizyon filmi Emilia Pérez ile devam ediyor; insan sonrası, insan dışı ve dönüşüm kavramlarının çerçevesi içinde insanın sınırlarını, başkası olma arzusunu ve edebiyat ile sinemanın karşılaşmalarını ele alıyoruz.  

The Substance / Cevher29 janv. 202500:23:05

Konuğumuz yazar, çevirmen, sanat eleştirmeni ve Apaçık Radyo programcısı Süreyya Evren ile dönüşüm, transformasyon, posthumanizm kavramlarından uzaklaşmadan yakın zamanda çeşitli ödüller almış, hakkında epeyce eleştiri yazmış bir filmi konuşuyoruz; 2024 tarihli Fransa yapımı The Substance (Cevher). Kendinden bir başkasını yaratmak, protezler ve Faustyen arzu nasıl bir araya gelir?

Unheimlich22 janv. 202500:23:39

ETA Hofmann'ın Kum Adam adlı novellasını konuşmaya devam ediyoruz. Tekinsiz kavramını en temelde bastırılanın geri dönüşü üzerinden yorumlayan Freud'un "Unheimlich" makalesini insan dışının tekinsizliği çerçevesinde inceliyor, canlıymış gibi davranan cansızları ve yoktan var ettiğimiz canavarları neden ürkütücü bulduğumuzu tartışıyoruz.  

Kum Adam15 janv. 202500:24:08

Donna Haraway'in 'Siborg Manifesto'su ile açtığımız insan dışı kavramının dolayımında ilerlemeden önce zamanda geriye dönüyor ve klasikleşmiş metinlerden E.T. Hofmann'ın Kum Adam adlı novellasını konuşmaya başlıyoruz. Frankenstein, Pygmalion izleklerinin bir otomat ve ürkütücü bir rüya canavarı figürleriyle cisimlendiği Kum Adam'ı Jentsch ve Freud'un tekinsiz/unheimlich kavramı bağlamında insan dışının tekinsizliği üzerinden tartışıyoruz.  

Bedenin Sınırları ya da Sınırsız Bedenler08 janv. 202500:24:11

Konuğumuz Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Sibel Yardımcı ile Donna Harroway’in 'Siborg Manifesto' metninin açtığı meseleleri konuşmaya devam ediyoruz. Büyük anlatılarla hesaplaşarak yeni ittifak biçimlerini, yoldaş türlerin biraradalığını öneren Harroway’in beden ve cinsiyetlendirilmiş beden kavramlarına getirdiği açılımları da Butler, Marder, Preciado, Negri gibi çağdaş düşünür ve yazarların akraba metinlerine referanslarla birlikte ele alıyoruz. 

Hepimiz siborguz, hepimiz kimerayız!02 janv. 202500:24:02

Konuğumuz Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümünden Sibel Yardımcı ile  Posthumanist düşünceye yol veren Donna Haraway’in Siborg Manifestosu’nu konuşuyoruz. İnsan, hayvan ve makine arasındaki sınırların bulanıklaştığını ya da aslında hep belirsiz olduğunu savunan; modern teknolojinin kimlikleri ve toplumsal cinsiyet rollerini yeniden şekillendirdiğini gösteren Haraway, “hepimiz siborguz, hepimiz kimerayız” derken modern düşünce biçimimizi nasıl sarstığını ele alıyoruz.

İnsanın Dünya Üzerindeki Krallığının Sonu mu?25 déc. 202400:22:40

'İnsan sonrası' kavramını konuşmaya başlarken, hümanist düşüncenin duraklarını, insan merkezli anlayışın sorunlarını, insan doğasının tanımlanmasını ve doğanın sınıflandırılma şekillerini sorguluyoruz.  

Proleteryanın Ürkütücülüğü ve Melezliğin Tekinsizliği18 déc. 202400:22:38

Hayvanlardan alınan dokuların insanlara nakil denemelerinin başladığı 20. yüzyıl başı tıp çalışmalarından ilhamla yazılmış olan Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi romanını konuşmaya devam ediyoruz. Sovyet devriminin yarattığı yeni insanın eleştirisi olarak konumlandırılan romanın, insanla insan dışının sınırında dolaşan kahramanı Şarik’in hem proleteryanın ürkütücülüğünü, hem de melezliğin tekinsizliğini nasıl aynı anda temsil ettiğini tartışıyoruz. 

Köpek Kalbi11 déc. 202400:23:15

Faust-Frankenstein-Pygmalion hattında ilerleyerek, Mihail Bulgakov’un Köpek Kalbi romanını konu ediyor; Sovyet toplum mühendisliğine alegorik bir eleştiri olarak insan doğası, etik ve toplumsal dönüşüm üzerine güçlü bir anlatı sunan romanı insan ile insan-dışı arasındaki dönüşüm bağlamında konuşuyoruz. 

Parçalanan Erkeklik04 déc. 202400:24:41

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü emekli öğretim üyesi Nüket Esen ile Oscar Wilde’in Dorian Gray’in Portresi'ni sanat gerçeklik ilişkisi, farklı erkeklik halleri, dönüşen Pygmalionesk anlatı ve 20. yüzyılın yeni hedonizmi üzerinden konuşmaya devam ediyoruz. 

Diyabolik "Dandy"27 nov. 202400:21:54

Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü emekli öğretim üyesi Nüket Esen ile İngiliz edebiyatının 'hınzır' yazarı Oscar Wilde’in Dorian Gray’in Portresi'ni konuşuyoruz. Faustyen ve Pygmalionesk bir karakter olarak Dorian Gray’dan diabolik “dandy” Oscar Wilde’a uzanırken, estetik ve güzelliğin sanatta ve hayattaki yerini de tartışıyoruz. 

Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün20 nov. 202400:22:13

Konuklarımız ressamlar Işıl Güleçyüz, Joel Menemşe ve Ayşenur Köksal'dan oluşan Monday Art Collective ile Murat Gülsoy’un son romanından esinlenerek gerçekleştirdikleri, küratörlüğünü Işıl Gençoğlu'nun yaptığı 'Kıyamet Sonrası Olağan Bir Gün' başlıklı resim sergisinden hareketle edebiyat ile resim arasındaki alışverişten, sanatlar ve mecralar arası dolaşıklıklar üzerine konuşuyoruz. 

Burası Apaçık Radyo!13 nov. 202400:22:16

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyesi dostumuz Olcay Akyıldız ile Şükran Yiğit'in Burası Radyo Şarampol adlı romanından hareketle radyonun hayatımızdaki yerini konuşuyoruz. 

Galetea Erkek Olursa09 oct. 202400:25:57

Muhsin Bey filmini Pygmalionesk başkalaşımın tezahürleri üzerinden ele alırken, Muhsin Bey ve Ali Nazik ilişkisini 1980’ler Türkiye'sinin toplumsal altüst oluşları ve dönüşen İstanbul manzaraları ile beraber konuşuyoruz.  

Ah Güzel İstanbul'da Bir Yıldız...02 oct. 202400:25:08

Pygmalionesk filmlerin dünyasında gezinmeye devam ederken, kadının kendini var etme mücadelesini birbirinden farklılaşan boyutlarıyla ele alan Bir Yıldız Doğuyor uyarlamaları ile Charlie Chaplin'in Sahne Işıkları'nı ve ardından Atıf Yılmaz'ın Ah Güzel İstanbul'unu konuşuyor; yaratıcı erkek ile yaratılan kadın rollerinin nasıl değiştiğini ve hatta yer değiştirdiğini tartışıyoruz. 

My Fair Lady25 sept. 202400:24:27

Pygmalion izleğini George Bernard Shaw’un oyunu ve sinema uyarlaması My Fair Lady üzerinden konuşmaya devam ediyor, 19. yüzyılda Pygmalion anlatısındaki fantastik başkalaşımın yerini nasıl eğitimin aldığını, kültürel ve sınıfsal bir dönüşümün gerçekleştiğini tartışıyoruz.   

Beni Baştan Yarat18 sept. 202400:21:21

Kendi eserine hayran olan sanatçının en eski temsillerinden biri olan Pygmalion’u konuşmaya başlıyoruz. İlk örneğini Ovid’in Metamorphosis’inde gördüğümüz, yarattığı kadın heykeline aşık olan heykeltraş Pygmalion aynı zamanda bir kadın düşmanı mıdır? Kadının sadakatsizliği teması ile mükemmel kadını yaratan erkek sanatçı temsilinin yüzyıllar süren serüvenini ele alıyoruz.  

"Zavallı" Melezler11 sept. 202400:25:00

Alasdair Gray’in 1992 tarihli Zavallılar adlı romanını ve Yorgos Lanthimos’un 2023 yılında aynı adla sinemaya uyarladığı filmini konuşuyoruz. Zavallılar romanı Faustyen Frankenstein izleğini derinleştirirken bir kadının bağımsızlaşma mücadelesini, erkek tarafından yaratıldığı rivayetine karşı nasıl bir direnç geliştirdiğinin hikayesini anlatıyor. Filmin renkli ama yüzeyde gezinen dünyasına karşılık romanda, Faustyen ihtirasın sonucunda ortaya çıkan 'zavallı' melezler üzerine düşünüyor, yaratma sürecinin doğasını sorguluyoruz.  

Frankenstein Bağdat'ta04 sept. 202400:24:00

2013’de yayımlanan Ahmed Sadaavi’nin Frankenstein Bağdat’ta adlı romanı 2000’li yılların başında Amerikan işgali altındaki Bağdat’ta terör saldırılarının, patlayan bombaların yol açtığı felakete umulmadık bir yerden yaklaşıyor. Ölen insanların beden parçalarının bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan bu yeni yaratık bir kurtarıcı mı, yoksa basit bir intikamcı mı? Kaybetmenin, kimliksizliğin yeni anlamlarını sorgulayan romanı, günümüz siyaseti içinden Shelley’nin Frankenstein’ını nasıl yorumladığı üzerinden konuşuyoruz.  

Goethe'den Joyce'a, Joyce'tan Atay'a!28 août 202400:21:48

Yazar ve çevirmen Armağan Ekici ile Ulysses’teki Faustyen etkileri konuşmaya devam ediyoruz. Üstelik sohbetimiz Faust'la sınırlı kalmıyor; Joyce'un Tanpınar ile Oğuz Atay'daki izlerinden, metinler arası dolaşıklıklardan da söz ediyoruz.

Ulysses'in Faustyen Yolculuğu21 août 202400:23:31

Yeniden bir Faust parantezi açıyor; yazar ve çevirmen Armağan Ekici ile James Joyce’un başyapıtı Ulysses’teki Faustyen etkileri konuşuyoruz.  

Hayalet Avcıları14 août 202400:23:13

Konuğumuz Özyeğin Üniversitesi öğretim görevlisi Ezgi Hamzaçebi ile var olan her şeyin, dışarıda bırakılan / dışlanan / var olmayanlar sayesinde var olduğunu söyleyen Derrida’nın Marx’ın Hayaletleri çalışmasında ortaya attığı musallatbilim (hauntology) kavramı bağlamında Frankenstein’ı konuşmaya devam ediyoruz. Edebiyat araştırmacılarının bir hayalet avcısı gibi metinleri okuması ne anlama geliyor? Metne adaletli davranmak ne demek? Söylenmeyenlerin peşine düşen eleştirmen neleri yakalar gibi soruların cevaplarını arıyoruz. 

Canavar kime musallat oluyor?08 août 202400:24:09

Konuğumuz hayvan ve bitki çalışmaları, ekoeleştiri, canavar çalışmaları ve feminist spekülatif kurmaca alanlarından çalışan Özyeğin Üniversitesi öğretim görevlisi Ezgi Hamzaçebi ile 'Canavarların Vaatleri: Türkçe Feminist Spekülatif Kurmacaya Musallat Olanlar' başlıklı doktora tezinden yola çıkarak canavar çalışmaları ve musallat bilimi konuşuyor ve Frankenstein'ın canavarı kime musallat oluyor sorusunun cevabını arıyoruz.  

Anlatan mıyım öykü müyüm, bilmiyorum31 juil. 202400:23:06

2019 yılında yayınlanan Jaenette Winterson’ın Frankissstein adlı romanını konuşuyoruz. Artık terk edilmeye başlandığı bir dönemde oyunsuluk ve metinlerarasılık gibi postmodernist yöntemleri yoğun olarak kullanan roman aynı zamanda son derece ilginç bir yeniden yazım örneği. Mary Shelley’nin hem yaratıcı yazar hem de bir roman kahramanı olarak karşımıza çıktığı Frankissstein, queer edebiyat açısından da önemli açılımlar sunuyor. 

Bastırılamayan Arzular ve İkizlik24 juil. 202400:24:49

Frankenstein’in bir insan yaratma arzusundan yarım yüzyıl sonra bilimsel merakını kendi bedeninde yoğunlaştıran Dr. Jeckyl’ın hikayesini, Victoryen ahlak anlayışının hakim olduğu bir dönemde yazılmış, R. L. Stevenson’un Dr. Jeckyl ve Mr Hyde adlı novellasını ele alıyoruz.

İnsanın kötü yanlarını ortaya çıkarıp, yok etmek amacıyla kendi üzerinde araştırmalar yapan Faustyen bilim insanı Dr Jeckyl’ın yaptığı iksir, düzenin makbul beyefendisinin içinden yasak arzularını doludizgin yaşayacak bir mağara adamını çıkarır. Bu çerçevede Dostoyevski’nin Öteki adlı romanındaki kötü ikizlikten, Freud’un doppelganger’ine uzanan çizgide ikilikleri ve dönüşümleri konuşuyoruz.  

"Canavar kim?"17 juil. 202400:22:21

Köylü ve işçi isyanlarının ortaya çıktığı, radikal dönüşümlerin habercisi olan bir dönemde yazılan Frankenstein romanını, sınıfsal bir alegori olarak ele alan eleştirileri konuşuyoruz.  

© My Podcast Data · Independent project · Data from Apple & Spotify