Explore every episode of the podcast Antik Önderlerden Dersler
| Title | Pub. Date | Duration | |
|---|---|---|---|
| (22) Philippos'un Liderlik Deneyimi [1. Bölüm] | 22 Feb 2026 | 00:19:26 | |
Merhaba değerli dostlar, Çoğu zaman sadece "Büyük İskender'in babası" olarak anılan II. Philippos, aslında antik dünyanın dahi siyaset stratejistlerinden biriydi. Bu bölümde, Plutarkhos’un aktardığı, Philippos’un liderlik sırlarını, demokrasiye bakışını ve başarıyı nasıl yönettiğini masaya yatırıyoruz. Güç insanı yozlaştırır mı, yoksa olgunlaştırır mı? Halkın tercihi mi, yoksa tek bir uzmanın dehası mı daha değerlidir? Ve en önemlisi; her şey mükemmel giderken neden "küçük bir kötülük" dilemeliyiz? Talihin getirdiği başarıyı karakterle mühürlemek mümkün mü? Dr. C. Cengiz Çevik | |||
| (21) Arkhelaos: Sağduyulu Yöneticilik Örneği | 15 Feb 2026 | 00:17:58 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Plutarkhos'un Arkhelaos'la ilgili aktardığı beş anekdotu ele alıyorum. Bu anekdotların bütüncül bir okuması, modern liderlere gücün yalnızca dış dünyayı, kitleleri ve kaynakları yönetmekle değil; her şeyden önce kendi iç dünyasını ve çevresini saran insan doğasını doğru okumakla ilgili olduğunu gösterir. Liyakati cüretten, niyeti kazadan ve ahlaki eleştiriyi kişisel çıkardan ayırabilen bir yönetici, hangi çağda yaşarsa yaşasın otoritesini kaba kuvvet üzerine değil, adalet ve sarsılmaz bir zihinsel denge üzerine kurar. | |||
| (20) Dion: Politikada Dost veya Düşman | 08 Feb 2026 | 00:18:37 | |
Merhaba değerli dostlar, Dionysios'u tiranlıktan deviren Dion, hem yerli hem de yabancı dostları arasında en çok güvendiği kişi olan Kallippos'un kendisine karşı komplo kurduğunu duyunca, bunu soruşturmaya yanaşmadı ve şöyle dedi: "Sadece düşmanlara karşı değil, dostlara karşı da sürekli tetikte bekleyerek yaşamaktansa ölmek daha iyidir." Dion'un bu trajik sözü ve duruşu, sadece bir yöneticinin yorgunluğunu değil, Antik Yunan dünyasında philia (dostluk) ve echthra (düşmanlık) kavramlarının ontolojik sınırlarının ihlal edilmesine duyulan derin bir tepkiyi yansıtır. Onun bu tavrını, sadece kişisel bir hayal kırıklığı olarak değil, "dostluğun doğasına" dair felsefi bir tutarlılık arayışı olarak okumalıyız. Dion’un reddettiği şey, dostun (philos) düşman (ekhthros) kategorisine indirgenmesidir. Politikada dost ve düşman birbirine karıştığında, vay politikacının haline! Bölümde bahsettiğim makalenin künyesi: Jeremy Engels, "Friend or Foe?: Naming the Enemy", Rhetoric and Public Affairs, 12.1 (2009): 37-64. Bahsettiğim NYT makalesi için bkz. Jamelle Bouie, "This Is Just Who Trump Is", NYT, 7 Şubat 2026. Dr. C. Cengiz Çevik | |||
| (19) Çömlekçi Agathokles | 01 Feb 2026 | 00:15:24 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde "Çömlekçi" Agathokles'ten bahsediyorum. Rotamızı MÖ 300'lü yılların Syrakusai ve Sicilya'sına çeviriyoruz. Bir çömlekçinin oğlu olarak doğup ülkenin mutlak hakimi olan tiran Agathokles'in ibretlik yaşamına tanık olacaksınız. Plutarkhos'un Komutanların ve Kralların Deyişleri eserinden yola çıkarak, Agathokles'in iktidardayken kullandığı üç temel stratejiyi masaya yatırıyoruz: Çömlek ve Altın: Geçmişin fakirliği, nasıl geleceğin meşruiyet kaynağına dönüşür? Gülümseyen Tiran: En ağır hakaretler karşısında Stoacı bir sabır göstermek bize ne kazandırır? Mitolojik Savunma: Diplomatik bir krizde "Peki ya sizinkiler?" taktiği (Whataboutism) nasıl uygulanır? Antik siyaset felsefesini modern liderlik sırlarıyla harmanladığımız bu bölümde; Agathokles'in çömlek bardağının arkasına saklanmış mutlak gücün anatomisini inceliyoruz. İyi dinlemeler! | |||
| (18) Genç Dionysios: İktidar ve Oğul | 25 Jan 2026 | 00:22:11 | |
Merhaba değerli dostlar, Antik Syrakusai'ın mutlak hakimi Genç Dionysios, tarihin en büyük "filozof kral" projesi olabilirdi; ancak o, iktidarın sarhoşluğu ve sürgünün bilgeliği arasında sıkışıp kalan trajik bir figüre dönüştü. Bu bölümde, Plutarkhos'un Genç Dionysios'a dair aktardığı çarpıcı anekdotları masaya yatırıyor ve antik metinleri modern siyaset felsefesinin merceğinden geçiriyoruz. Tiranın sarayındaki sofistlerden Edward Said'in "entelektüel" tanımına, Platoncu teoriden (logos) politik gerçekliğin (ergon) acımasızlığına uzanan bu sohbette şu soruların peşine düştük: Entelektüel ve İktidar açısından, bilgi, iktidarın bir süsü müdür, yoksa onu denetleyen bir güç mü? Edward Said'in perspektifiyle saray entelektüellerinin "ehlileştirilmesi." "Babam bana tiranlığı bıraktı, talihini değil" sözü üzerinden; kurumsallaşmış karizma, veraset sorunları ve modern diktatörlüklerin "halefiyet" krizi. Demokrasi ve Tiranlık Döngüsü bağlamında "kaostan düzen", düzenden haset nasıl doğar? Rejimlerin meşruiyet kaybı üzerine sosyolojik bir bakış. Düşüşün Estetiği: İktidardan düşen bir tiran, felsefeyle nasıl teselli bulur? Syrakusai'dan günümüze, değişen rejimler ama değişmeyen insan doğası üzerine derinlikli bir analiz sizi bekliyor. "Babadan oğula geçen tahtı korumak, babadan oğula geçmeyen 'talih'i (tykhe) yönetmekten daha zordur." | |||
| (17) Yaşlı Dionysios'un Tiranlığı [2. Bölüm] | 18 Jan 2026 | 00:35:25 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Yaşlı Dionysios'un tiranlığıyla ilgili anekdotları ele almaya devam ediyoruz. Antik dünyanın "en renkli tiranı" Yaşlı Dionysios'un zihin kıvrımlarında dolaşıyoruz. Plutarkhos'un bizlere ulaştırdığı bu anekdotların toplamı, sadece bir "tiranlık el kitabı" değil, aslında modern siyasetin ve insan psikolojisinin de DNA'sını oluşturuyor. Dionysios’tan Modern Siyasete 4 Başlıkta "Hayatta Kalma" Dersleri dinliyoruz. 1) Algı, Gerçeklikten Güçlüdür. 2) Sosyal Atomizasyon ve Kontrollü Kaos: Sokaktaki hırsızları serbest bırakmak mı? Kulağa çılgınca geliyor ama dâhice bir tiranlık hamlesi. İnsanları bir araya getiren sofraları (veya bugünün tabiriyle sivil toplumu) dağıtmak için güvensizlik iklimini kullanmak, tarihin en eski "böl ve yönet" taktiğidir. İnsanlar birbirine güvenmeyi bıraktığında, sadece "Düzen getireceğim" diyen otoriteye güvenirler. 3) Paratoner Siyaseti: Kendinden daha çok nefret edilen birini vitrine koymak, bugün "günah keçisi" dediğimiz mekanizmanın atasıdır. Dionysios bize şunu fısıldıyor: "Eğer halk senden nefret ediyorsa, onlara senden daha çok nefret edecekleri birini ver; böylece seni ehven-i şer (kötünün iyisi) olarak görsünler." 4) Fayda, Mülkiyetten Üstündür: Altını toprağa gömen adamın parasını müsadere edip, arazi aldığında geri vermesi aslında modern bir ekonomi dersidir. Para ancak dolaşımdayken ve üretimdeyken "para"dır. Tiranlık bile olsa, ekonominin çarklarının dönmesi iktidarın devamı için şarttır. Dr. C. Cengiz Çevik | |||
| (16) Yaşlı Dionysios'un Tiranlığı [1. Bölüm] | 11 Jan 2026 | 00:21:34 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Yaşlı Dionysios'un tiranlığıyla ilgili anekdotları ele alıyoruz. Plutarkhos'un metninin bu bölümünde bir bölümü aşacak kadar çok anekdot olduğu için, bunları birden fazla bölümde işleyeceğiz. | |||
| (15) Hieron'un Parrhesia'sından Fellini'ye | 04 Jan 2026 | 00:23:03 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Syrakusai tiranı 1. Hieron'la ilgili anekdotlara yer veriyorum. Bir "Tiran" eleştiriye ne kadar açık olabilir? Felsefe karın doyurur mu? Peki ya sırlar neden bazen taşıyıcısını da yakar? Hieron'un sarayında geçen diyaloglar, sadece antik tarihe değil, günümüzün liderlik krizlerine ve sosyal nezaket kurallarına da ışık tutuyor. Arada Fellini'den de bahsediyorum. | |||
| (14) Ve Gelon Atına Biner | 27 Dec 2025 | 00:18:37 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Syrakusai tiranı Gelon'la ilgili anekdotlara yer veriyorum. | |||
| (13) Skilouros'un Mesajı ve Faşistlerin Balta Demeti | 21 Dec 2025 | 00:14:36 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde İskit kral Skilouros'un (Scilurus) 80 oğluna verdiği dersi ve bu dersin odağındaki mızrak/çubuk demetinin zaman içinde nasıl faşistlerin balta demetine dönüştüğünü ele alıyorum. Mızrak demeti, bir konfederasyonu veya devleti temsil eder. Tekil mızraklar (oğullar/eyaletler) tek başlarına kırılgan ve dış tehditlere açıktır. Ancak bir araya geldiklerinde oluşan yapı, dış müdahalelere karşı dirençli olur. Bizim kültürümüzde de "birlikten güç doğar" sözü vardır. Ancak bu söz faşistlerin elinde bambaşka bir şeye dönüşür. | |||
| (12) İskit Ateas'ın Önderliği ve Ismenias'ın Flüdü | 14 Dec 2025 | 00:20:54 | |
Merhaba değerli dostlar Bu bölümde iki İskit önderin siyaset felsefesini ele alıyorum. Bunlardan ilki olan Idanthirsos'la ilgili bir anekdotta özgürlük ve kölelik konusuna değiniyorum. Daha sonra ikinci İskit önder Ateas'ın önderliğinden, onun ve İskitlerin sade yaşam anlayışının nasıl bir siyaset felsefesi oluşturduğundan bahsediyorum. Ismenias'ın flüdü ise bize sükûneti, anlamı ve güzelliği hatırlatacak. Dr. C. Cengiz Çevik | |||
| (11) Trakyalı Barbar Krallardan Dersler | 07 Dec 2025 | 00:18:28 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde üç Trakya kralının (Poltys, Teres ve Kotys) şaşırtıcı anekdotlarını masaya yatırıyorum. Yunanların karmaşık onur ve adalet arayışlarına karşı, bu kralların "Gordion Düğümü"nü andıran kesip atıcı çözümlerini siyaset felsefesi açısından yorumluyorum. | |||
| (10) Mısır Kralları ve Hukukun Üstünlüğü | 29 Nov 2025 | 00:13:41 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde önce Memnon'un düşmanlar hakkında kötü konuşulmaması gerektiği mesajını, sonra da Mısırlı kralların hukuk nezdinde kendi yetkilerini kısıtlamasını ele alıyorum. Yunan ve Roma kaynaklarında Mısır çoğu zaman "kutsal düzeni olan ama siyasal açıdan kapalı" bir toplum olarak temsil edilir. Plutarkhos'un anekdotu ise, genellikle doğu despotizmi diye klişe hale gelmiş tasavvurla çelişir: Kralın keyfî kararını reddedebilecek bir yargıç figürü vardır. Üstelik bu reddediş bizzat kral tarafından kurala bağlanmıştır. | |||
| (9) Parysatis ve Orontes: Bireyden Birime | 22 Nov 2025 | 00:13:52 | |
Merhaba değerli dostlar, Bir danışman, kellesini kaybetmeden mutlak güç sahibine gerçeği nasıl söyleyebilir? İnsanın değeri, muktedirin basit bir parmak işaretiyle on binlerden sıfıra nasıl inebilir? Antik Pers saraylarından günümüz modern siyaset felsefesine uzanan bu yolculukta, gücün değişmeyen doğasını ve insanı nasıl dönüştürdüğünü anlatıyorum. | |||
| (8) Artakserkses Mnemon ve Yöneticinin İnsanlığı | 15 Nov 2025 | 00:19:57 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde "Mnemon" olarak da anılan Artakserkses'ten ve Plutarkhos'un onunla ilgili aktardığı anekdotlardan söz ediyorum. Artakserkses’in bu üç kısa anekdottaki hâli bize, mutlak iktidarın içinde bile insanı görünür kılan üç temel niteliği gösteriyor: erişilebilirlik, liyakati sezebilme ve talihin tersine döndüğü anda bile ruhunu esnetebilme gücü. Perdelerini aralayan bir kraliçeden, ufak bir armağanı büyük bir yöneticilik işareti olarak okuyabilen bir kraldan, yağmalanmış bir ordunun ortasında kuru inciri bir keşfe dönüştüren bir hükümdardan söz ediyoruz. Plutarkhos’un asıl hatırlattığı şu: İktidarın gerçek ağırlığı gösterişte değil, insanla kurulan temasın biçiminde; nimetlerin bolluğunda değil, kayıpların karşısında sergilenen berraklıkta; danışmanların ve törenlerin ardında değil, kişinin en küçük şeyde bile karakterini açığa vurma biçiminde yatar. Bugün siyaset sahnesinde gördüğümüz bütün yapay şeffaflıkların, hesaplanmış yakınlıkların, krizlerde üretilen sahne yapımlarının ötesine geçen bir mesaj bu: Yönetmek, önce insan kalabilme yeteneğidir. | |||
| (7) Genç Kyros'tan Modern Siyasetçilere Negatif Dersler | 08 Nov 2025 | 00:11:05 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Genç Kyros üzerinde duruyorum. Plutarkhos’un Kyros’u, bugün de birçok siyasetçinin aynasıdır. Güç, sadakatle birleşmediğinde veya halkın rızasıyla desteklenmediğinde tiranlığa; hırs, erdemle dengelenmediğinde ihanete dönüşür. | |||
| (6) Artakserkses'in Uzun Eli | 02 Nov 2025 | 00:16:10 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Kserkses'in oğlu Artakserkses'i anlatıyorum. "Uzun El" olarak bilinen Artakserkses Plutarkhos'un kaleminde "gücü paylaşarak büyüyen kral" örneğidir. Uzun eli verir, kısa eli alır. Onunla ilgili anekdotlara göre, gerçek güç, ayrıcalıkları kendine saklamakta değil, paylaşmakta yatar. Meşruiyet, korkuyla değil, katılımla doğar. Bir kralın büyüklüğü, ilk mızrağı atmasında değil, başkalarının mızrak atmasına izin vermesindedir. | |||
| (5) Kserkses'in Politik Yöntemleri | 26 Oct 2025 | 00:20:39 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde 1. Kserkses'ten ve Ploutarkhos'un onunla ilgili anlattığı anekdotlardan bahsedeceğim. Kserkses, hem dini dönüşümün hem de Ahameniş İmparatorluğu’nun gerileyişinin simge kralıdır. Büyük fetihler arzulayan ama onları sürdürecek iradeden yoksun, teolojik meşruiyetle siyasi mutlakiyet arasında sıkışmış bir hükümdar portresi çizer. Mısır ve Babil’e karşı sertliği, Yunanistan seferindeki kibri ve yenilgi sonrası içe kapanışı, gücün psikolojik sınırlarını gösteren klasik bir trajediye dönüşmüştür. Plutarkhos, Kserkses’i ne tam bir despot ne de örnek bir hükümdar olarak çizer. Onunla ilgili anekdotlar, politik iktidarın dört temel boyutunu gözler önüne serer: 1. Meşruiyetin inşası: Şiddet yerine tanıma ve armağan (1. anekdot) 2. Kültürel hegemonya: Halkın kimliğini dönüştürerek egemenlik (2. anekdot) 3. Simgesel iktidar: Arzunun toprağa, mülkiyete yöneltilmesi (3. anekdot) 4. Propaganda: Gücü göstererek korku üretmek (4. anekdot) Plutarkhos’un amacı, “iyi kral”ın kim olduğunu doğrudan söylemek değil, iktidarın biçimlerini düşünmeye davet etmektir. | |||
| (4) Semiramis'in Mezarındaki Mesaj | 19 Oct 2025 | 00:14:13 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde efsanevî kraliçe Semiramis'ten ve Herodotos ile Plutarkhos'un onunla ilgili aktardığı bir anekdottan bahsediyorum. Semiramis, tarihsel olarak Sammu-ramat adıyla bilinen kişidir; Asur kralı V. Shamshi-Adad’ın eşi ve III. Adad-nirari’nin annesidir. MÖ 805 yılında oğlu ile birlikte Kommagene’ye karşı sefere çıkmıştır. Üzerine adını yazdırdığı stel, Asur’daki kralların ve yüksek memurların dikilitaşları arasında yer alır. Yunan efsanesinde Semiramis, Askalon’daki Suriye tanrıçası Derketo’nun kızı, Onnes’in (muhtemelen ilk Sümer bilgesi Oannes) eşi ve ardından Ninos’un —Nineve’nin adını taşıyan kralın— karısı olarak geçer. Efsaneye göre Baktriya’yı fethetmiş ve Babil’i, dahası kimi anlatılara göre, Babil'in ünlü Asma Bahçeleri'ni kurmuştur. Mezarıyla ilgili anlatılan anekdot geçmişte olduğu gibi, bugünün iktidar sahiplerine de bir mesaj vermektedir. | |||
| (3) Dareios'un Sağduyulu Önderliği Üzerine | 12 Oct 2025 | 00:20:21 | |
Merhaba değerli dostlar, (İki haftalık zorunlu bir aradan sonra yeni bölümle karşınızdayım!) Bu bölümde Perslerin kralı 1. Dareios'un "sağduyulu" önderliğiyle ilgili anekdotlardan bahsediyorum. Kral Dareios’un sözleri ve onunla ilgili anekdotlar, binlerce yıl öncesine aittir ama yankısı hâlâ kulaklarımızdadır: İktidar, bilgelik olmadan kör, adalet olmadan zalim, dostluk olmadan yalnızdır. İlk anekdotta Dareios, “savaşta ve tehlike anında daha akıllı olurum” der.Bu söz, iktidarın konforla değil, krizle sınandığını anlatır. Gerçek devlet adamı, rahat zamanlarda değil, felaketin ortasında olgunlaşır.Tehlike, korkakla bilgeyi ayıran sınavdır — çünkü bilge, krizin içinden ölçüyü çıkarabilendir. İkinci anekdotta Dareios, halkına danışır ve vergilerin ağır olup olmadığını sorar.Bu, kudretin kendini sınırladığı andır.Dareios, sadece hükmeden bir kral değil, dinleyen bir insandır.Ve belki de çağdaş siyaset için en temel ders burada gizlidir:Güç, kendi ölçüsünü içinde taşımazsa yozlaşır.Halkın sesiyle sınanmayan her iktidar, sonunda kendi yankısında boğulur. Üçüncü anekdotta ise Darius, elindeki narın tanelerine bakar ve “bunlar kadar Zopyros isterdim” der.Yani sadakatli, erdemli, dost insanlardan.Çünkü o bilir ki devlet, altınla değil, iyilerle ayakta durur.Gerçek bir hükümdar, dalkavuklarla değil, doğruyu söyleyen dostlarla çevrilidir.Zopyros’lar olmadan hiçbir iktidar uzun sürmez — ne Pers’te, ne de bugünün başkentlerinde. | |||
| (2) Kyros'un Önderliği Üzerine | 21 Sep 2025 | 00:18:49 | |
Merhaba değerli dostlar, Bu bölümde Perslerin kralı Büyük veya Yaşlı Kyros'un önderliğiyle ilgili anekdotlardan bahsediyorum. Kyros'la ilgili üç kısa anekdot, bize sadece bir Pers kralının karakterini değil, aynı zamanda antik dünyanın liderlik anlayışını da gösteriyor. Bazen bir burun şekli, halkın gözünde karizmanın ve meşruiyetin sembolü hâline gelir. Bazen hükümdarlık hakkı, halkından daha üstün olma iddiasına değil, ahlaki sorumluluk ve ortak iyilik arayışına bağlanır. Ve bazen de insanla toprak arasında kopmaz bir bağ kurularak, coğrafyanın toplumun kaderini şekillendirdiği düşünülür. Bu anekdotlar tarihsel gerçeklerden çok, bize öğüt vermek için anlatılmış olabilir. Fakat asıl önemleri burada yatıyor: Antik önderlerin sözleri, çağlar ötesinden bugüne, iktidarın doğası, halkın rolü ve liderliğin sınırları üzerine düşünmeye davet ediyor. Bugün de aynı soruların etrafında dönüp duruyoruz: Liderin meşruiyeti kişisel üstünlükten mi gelir, yoksa halkın iradesinden mi? Toprak ve kültür bizi mi biçimlendirir, yoksa biz mi onları dönüştürürüz? Coğrafya veya önderlik kader midir? | |||
| (1) Plutarkhos ve Özlü Sözlerin Anlamı | 14 Sep 2025 | 00:19:48 | |
Merhaba değerli dostlar, Yeni bir podcast serisinin ilk bölümüyle karşınızdayım. Antik Önderlerde Dersler başlığını taşıyan bu seride Plutarkhos'un Moralia başlıklı antik denemeleri içinde önemli bir yer tutan "Krallaın ve Komutanların Özlü Sözleri" başlıklı metni temel alarak antik önderlerin sözlerini ve onlarla ilgili anlatılan anekdotları ele alıyorum. Bu seride temel aldığım Eski Yunanca metnin başlığı ΑΠΟΦΘΕΓΜΑΤΑ ΒΑΣΙΛΕΩΝ ΚΑΙ ΣΤΡΑΤΗΓΩΝ'dur (Latincesi: Regum Et Imperatorum Apophthegmata). Yunanca ἀπόφθεγμα (apophthegma), “açığa vurulmuş söz, özlü deyiş, hikmetli ifade” anlamına gelir. Antikçağ’da bu tür sözler, yalnızca “atasözü” ya da “vecize” gibi hazır kalıplar değil, özellikle büyük kişilere —krallara, komutanlara, filozoflara— atfedilen kısa, anlam yüklü sözlerdir. Yani bir tür “karakter aynası”dır: Kişinin ruhunu, düşünce tarzını, hatta siyasal yaklaşımını tek bir cümlede yansıtır. Ancak burada çok önemli bir nokta var: Özlü sözleri kuru bir şekilde ezberlemek, onları antikçağın ruhundan koparmak olur. Bir sözün hikmeti, yalnızca sözcüklerinde değil, söylendiği bağlamda gizlidir. Kralın hangi durumda, hangi koşulda, kime hitaben söylediğini bilmek, o sözün derinliğini açığa çıkarır. Plutarkhos da zaten bu yüzden sadece “aforizmalar” toplamıyor; bu sözlerin söylendiği durumları, yani küçük anekdotları aktarıyor. Çünkü anekdot, sözün etini ve kemiğini verir; onu hayata bağlar. Plutarkhos’un Apophthegmata Basileōn kai Stratēgōn yani Kralların ve Komutanların Özlü Sözleri adlı eserinde yaptığı şey, tam da budur: Tarihin büyük kişiliklerini, çoğu zaman eylemlerinden çok sözleri üzerinden tanıtmak. Çünkü Plutarkhos'a göre, eylemler rastlantılara bağlıdır, ama sözler —hele ki hazırlıksız söylenen sözler— zihnin çıplak yansımalarıdır. Her Pazar yeni bir bölümle buradayım! Dr. C. Cengiz Çevik | |||