Hizmetten.com ailesi olarak sizden aldığımız destek ve dualarla yayın hayatına başladık ve her gün daha da güçlenerek yolumuza devam ediyoruz.
Dünyanın dört bir yanında görev yapan hizmet gönüllülerinin gerçekleştirdiği faaliyetler artık hizmetten.com ‘ da yer alacak.
Hizmetten.com sitesinin haberlerinden haberdar olmak istiyorsanız lütfen Safari, Chrome ve Firefox internet tarayıcılarınızda bulunan “zil” işaretine tıklayarak ücretsiz abone olun.
Bizimle paylaşmak istediğiniz haberler için e-posta adresimiz:
sizdengelenler@hizmetten.com
#FethullahGülenHocaefendi #FethullahGülen #Hizmetten
Site
RSS
Apple
Données mises à jour le 04/07/2026
Classements récents
Dernières positions dans les classements Apple Podcasts et Spotify.
Liens partagés entre épisodes et podcasts
Liens présents dans les descriptions d'épisodes et autres podcasts les utilisant également.
Découvrez des podcasts liées à Hizmetten. Explorez des podcasts avec des thèmes, sujets, et formats similaires. Ces similarités sont calculées grâce à des données tangibles, pas d'extrapolations !
Hiç Durmadan Yürüyeceksiniz I Fethullah Gülen Hocaefendi I 25 Kasım 2013
mercredi 23 octobre 2024 • Durée 43:15
*Kimden gelirse gelsin sıkıntılar olgunlaşmanın en önemli yollarındandır. Öyle olmasaydı, Allah en sevdiği ibâdını adeta bir hamur teknesinde yoğurmaz ve yoğrulmalarına meydan vermezdi. (00:40)
*Tazyikler, ezilmeler, sıkıntılar ve arzumuza göre yaşama imkânlarından mahrum bırakılmalar karşısında Cenâb-ı Hakk’ın murâd-ı sübhânîsini arzularımıza tercih etmemiz lazım. (01:45)
âyetinin şümulü içine girmekle ilâhî sıyânet altında bugünlere gelmiştir. Evet, zikri geçen beyan-ı ilahîde, Cenâb-ı Hakk’ın kibriya ve azametinin vurgulanmasıyla beraber, Müsebbibü’l-Esbab’ın, bazı icraatına sebepleri vesile kıldığına da işaret edilmektedir. Kur’ân’ı indiren de, onu koruyan da Hazreti Allah’tır. Fakat, Rabb-i Hakîm, Kur’ân’ı indirirken Hazreti Cebrâil gibi bir elçiyi vazifelendirdiği gibi, Yüce Kitab’ını korurken de vahiy katiplerini, onların yazdığı nüshaları ve daha sonra da onun her harfine vakıf hafızları vesile olarak kullanmıştır/kullanmaktadır. Ahmed bin Hanbel gibi muhaddislerin büyüklüğüne bakıldığında bu hakikat daha güzel anlaşılacaktır (10:14)
*Lügat manası, Allah’ın kelimesini yüceltmek demek olan “i’lâ-yı kelimetullah”, ıstılahta Allah’ın adını veya İslâm dininin tevhid akîdesini şanına uygun bir biçimde yüceltip yayma manasına gelir. Bu terim “cihat” kelimesiyle de ifade edilmektedir. Peygamber Efendimiz, gerçek manada Allah uğrunda cihat edenin kim olduğu sorusuna cevap verirken şöyle buyurmuştur: “Sadece Allah’ın adı yüce olsun diye (i’lâ-yı kelimetullah için) cihat eden kişi Allah yolundadır.” Allah’a îman ve O’nun nâm-ı celîlîni i’lâ etme gayreti müminlik şiarıdır. Aslında, Allah’ın adı zatında yücedir, o her zaman âlîdir. Fakat, “O’nun adını yüceltme” ifadesini kendi idrakimiz itibariyle, kendi ufkumuzu aydınlatma açısından kullanıyoruz.. i’lâ-yı kelimetullah derken, kararmaya yüz tutmuş kalblerin kir ve lekelerinden arındırılarak asıl sahibine hazır hâle getirilmesini, gönül tahtının Mâlikü’l-Mülk’e, Melikü’l-Mülûk’e arz edilmesini ve Yaratıcı ile kullar arasındaki engellerin kaldırılmasını kastediyoruz. İşte bu niyetle yola çıkmış ve bir kısım hizmetlere azmetmişseniz, meselenin Kur’an ve Sünnet’e uygun olmasına bakıp kim ne derse desin yolunuza devam etmelisiniz. Unutmamalısınız ki, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun hiçbir tavrı yanlış değildi; fakat, O’nun bile bir sürü muhalifi vardı. (16:12)
*Kur’an, “Mûsâ (aleyhisselam) Tevrat’ı almak için ayrıldıktan sonra ümmeti, zinet takımlarından, böğürür gibi ses çıkaran bir buzağı heykeli yapıp tanrı edindiler. Görmemişler miydi ki o heykel onlara hitap edemiyordu, kendilerine yol da gösteremiyordu. Fakat buna rağmen onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular.” (A’raf, 7/148) der. Demek ki, atmosferin büyük ölçüde eşrâra kalması ya da ferağı, İsrailoğulları’nda buzağı düşüncesinin hortlamasına müsait bir zemin oluşturmuştu. Kendi iç âlemlerinde sessiz uyuyan o gulyabâni gibi düşünceler, birden hortlamış ve buzağı olarak şekillenmişti. Orada Sâmirî’nin –ki o da İsrailoğullarındandır– söylediği şey ise sadece kuru bir mazeretti; Hz. Musa’nın “Senin zorun nedir ey Sâmirî?” demesine karşılık o“Ben onların görmediklerini gördüm.” cevabını vermişti. Çoğu müfessir, meseleye, Sâmirî, Cibrîl’in bastığı yerden bir avuç toprak aldı ve onu buzağı yapımında kullandı şeklinde yaklaşmışlardır ki, bu gerçekten öyle de olabilir; evet o, nasıl gönüllerin ve ruhların dirilmesine vesile olan ilâhî vahyi taşıyordu; cansız cesetlerde hayat kaynağı da olabilirdi. Bu açıdan da onun ayağını bastığı yerler yeşerebilir, oradan alınan bir avuç toprakla bütün ölüler dirilebilir. Ne var ki, bunun doğruluğunu gösteren sağlam bir hadis bulmak mümkün değildir. Buradaki asıl husus, Kur’ân’ın Hazreti Musa’nın diliyle ifade ettiği gibi, bunun bir fitne ve imtihan olmasıdır. (18:30)
Bu İşin Sahibi Allah I Bamteli I Fethullah Gülen Hocaefendi I 27 Mart 2005
mercredi 23 octobre 2024 • Durée 07:30
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi 27 Mart 2005 yılında yayınlanan Bamteli sohbetinde, İslam davasının önemine vurgu yaparak birlik ve beraberliğin korunmasının gerekliliğini anlatıyor.
Geçmişte yaşanan olaylardan örnekler vererek, dava adına yaşanan zorluklar karşısında dimdik durmanın önemini ifade ediyor. Hz. Peygamber'in (sas) vefatı sırasında yaşanan süreci hatırlatarak, sahabelerin gösterdiği metanetin dava sahipleri için bir örnek olması gerektiğini belirtiyor. Hocaefendi ayrıca, geçmişten dersler çıkartarak, geleceğe yönelik stratejiler geliştirilmesi gerektiğini, ancak esas sorumluluğun anı iyi değerlendirmek olduğuna dikkat çekiyor.
Davanın Allah'a ait olduğuna ve müminlerin de bu davaya sadık kalması gerektiğine vurgu yaparak, her müminin manevi kuvvetini koruyarak başkalarına da güç vermesi gerektiğini belirtiyor. Aynı zamanda, müminlerin kendi zaaflarını fark edip, onları gidermeye çalışmaları gerektiğini söylüyor ve vefalı, samimi bir şekilde bu davaya hizmet etmenin önemini hatırlatıyor.
Garipler Kervanı
mardi 22 octobre 2024 • Durée 15:25
• Son birkaç asırdır bunalımdan bunalıma sürüklenen insanlık, kendisini kurtaracak ruh ve irade insanlarını beklemektedir.
• Allah'ın, adının anılmasına izin verdiği evler...
• "Dine ilk omuz verenler gariplerdir. Bir gün gelecek ona omuz verenler yine garipler olacak. Müjdeler olsun gariplere!" hadisi... Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) "kardeşlerim" dediği asrımızın garipleri... Ve bunu tasdik eden rüya...
• En büyük garip Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) kavminden çektiği sıkıntılar, özellikle Taiflilerin hakâretlerine maruz kalması ve bütün bu ızdıraplara onların soylarından Müslüman nesiller geleceğini ümit ederek katlanması...
• Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) çekmiş olduğu dünyevî sıkıntılar (açlık ve susuzluk v.b.)...
• İnsanlığın beklediği ruh ve irade insanları, dünyevî zevklere boyun eğmez, nefsânî arzulara özellikle şehvete teslim olmazlar.
• Hz. Ömer (r.a.) devrinde zina etmekten son anda vazgeçen bir gencin Allah (c.c.) katında görmüş olduğu mükâfât...
• Yüz güzelliği ile meşhur Süleyman b. Yesâr'ın, bir kadının davetine icabet etmemesi ve buna karşılık manevî âlemde tebcîl edilmesi (yüceltilmesi)...
• Asırlarca tasallut ve tahakkümlerin altında inim inim inlemiş dindaş ve soydaşlarımız, kendilerine Anayurt'tan uzanacak kurtarıcı bir el beklemektedirler.
• Bir annenin, Anayurd'un soluklarını terennüm eden bir kasetin kendisine hediye edilmesi karşısındaki duyguları...
• Bu milleti delicesine sevmekten başka hiçbir derdimiz ve davamız yoktur!...
Hocaefendi'nin 40 yılı aşkın bir süre boyunca, camii kürsülerinde verdiği vaazlardan en can alıcı kesitler... Birkaç dakikaya sığdırılan ve bamteline dokunan iktibaslar... Tazeliğini daima koruyan mevzuular, manevi hissiyatınıza hitap edecek bir nida ve zihninize nakşolacak anlatılar
Bu Günler De Geçecek | Ümit Nağmeleri 2019 (Bochum)
mardi 22 octobre 2024 • Durée 03:53
Bu Günler De Geçecek | Ümit Nağmeleri 2019 (Bochum) by
Sizi mahcup etmemeye çalıştım! | M.Fethullah Gülen Hocaefendi
mardi 22 octobre 2024 • Durée 03:10
"Elimden geldiğince -çoğu Rabbim'in inayeti- sizi mahcup etmemeye çalıştım. Çok defa düşündüm ki bir gün bir yerde acımdan öleyim, desinler ki acından ölmüş; çalmamış çırpmamış, yememiş içmemiş... Kardeşlerini mahcup etmemiş,desinler."
Hizmet Benim Sevgilim Gibi Oldu | M. Fethullah Gülen Hocaefendi
VEREMEDİK DİYE AĞLIYORLARDI! - Mizan Klasik - M. Fethullah Gülen Hocaefendi
dimanche 5 mai 2024 • Durée 13:12
VEREMEDİK DİYE AĞLIYORLARDI! - Mizan Klasik - M. Fethullah Gülen Hocaefendi by
O DEVİRDE DUYULAN SESLERİ SİZ DE DUYARSINIZ - Mizan Klasik - M. Fethullah Gülen Hocaefendi
samedi 4 mai 2024 • Durée 08:20
O DEVİRDE DUYULAN SESLERİ SİZ DE DUYARSINIZ - Mizan Klasik - M. Fethullah Gülen Hocaefendi by
Sahabe-i Kiramın İslam ile şereflendikten sonraki âmûdi yükselişleri.. | Mizan | M. Fethullah Gülen
vendredi 3 mai 2024 • Durée 07:27
*Amr ibn As, Halid ibn Velid ve Ebu Süfyan gibi insanların birden amudî yükselişlerine hayret ediyorum. Mesela; gerçek insanlık ve beklentisizlik ufkuna doğru dikey yükselenlerden biri olan Amr ibn As (radıyallahu anh) kendisine ganimet verilmek istendiğinde: “Ya Rasûlallah, ben ganimet için Müslüman olmadım!” demiştir. Onunla aynı ruh halini paylaşan bir sahabîye de İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhissalâtü vesselâm) ganimetten hissesini vermek istediğinde, o zat, “Ya Rasûlallah! Ben bunu kabul edemem. Ben (boğazını göstererek) şuradan bir ok yiyeyim de şehit olayım diye Müslüman oldum.” demiş ve neticede arzu ettiği gibi şehit olup ötelere yürümüştür.
*Hazreti Halid (radıyallahu anh) âhirete yürürken geride hiçbir şey bırakmamıştı. Sa’d ibn Zeyd diyor ki: “Hazreti Halid, herkesin övdüğü bir kumandan olarak yaşadı, İslam’ın bir yitiği olarak gitti.. gitti ve geride sadece atını, kalkanını ve kılıcını bıraktı.”
*Hazreti İkrime, Müslüman olduğunda “Yâ Rasûlallah! Sana ve İslâm’a düşmanlık uğruna ne kadar mal sarfettiysem, bundan böyle İslâm için bunun iki mislini harcayacağıma söz veriyorum…” demişti. Yermük’te sözünde durmuştu.. ancak orada verdikleri arasında, canı da vardı. Yermük Muharebesi’ne hanımı ve çocuğuyla beraber katılır. O bu muharebede yaralanır ve alıp bir çadıra getirirler. Hanımı başucunda ağlarken İkrime, “Ağlama!” der, “Ben zaferi görmedikçe ölmeyeceğim.” Bu da ona ait bir keramettir. Biraz sonra çadıra amcası Hâris b. Hişâm girer: “Müjde, der, Allah bize zafer verdi!” İşte o zaman İkrime, “Beni ayağa kaldırın. Çünkü içeriye Allah Rasûlü girdi.” der ve Allah Rasûlü’nün ruhaniyatına hitaben şunları söyler: “Yâ Rasûlallah! Sana verdiğim sözümde durdum mu? Ahdimi yerine getirdim mi?”