Explorez tous les épisodes du podcast Herkese Sanat
Plongez dans la liste complète des épisodes de Herkese Sanat. Chaque épisode est catalogué accompagné de descriptions détaillées, ce qui facilite la recherche et l'exploration de sujets spécifiques. Suivez tous les épisodes de votre podcast préféré et ne manquez aucun contenu pertinent.
Rows per page:
50
1–50 of 66
Titre
Date
Durée
66.Bölüm - Bach'la tanışın
20 Dec 2025
00:25:46
#HerkeseSanat
🎹
NTVRadyo'da bugün Bach ve en önemli eseri Siminör Missa ile tanışın. Şef, klavyenist ve piyanist, Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde orkestra şefi ve Genel Müzik Direktörü Tolga Atalay Ün anlatıyor. Birazdan NTVRadyo'da dinleyin.
"... Bach yeniliklerin bestecisi değil ama ona ulaştığınız zaman, o zamana kadar ki müzik tarihinin özetini bulursunuz. Kendisinden sonraki bestecilere de yol gösteren bir deniz feneri. Referans noktasıdır. Bach'tan önce ve Bach'tan sonra, denir..."
NEDEN TOLGA ATALAY ÜN?
Genç kuşağın aranan şef, klavsenist ve piyanistlerinden, dünyaca ünlü Türk-Amerikan sanatçı Tolga Atalay Ün, dünyanın çeşitli orkestralarında şef, klavyenist, piyanist olarak bulundu.
Ulusal ve uluslararası çok sayıda yarışmada derece, ödül aldı.
Ekim 2021'de bir dönem Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde ders verdi. Halen şef, piyanist ve klavsenist olarak profesyonel çalışmalarına devam ediyor ve Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde orkestra şefi olarak çalışıyor. Temmuz 2024 itibariyle Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin Genel Müzik Direktörü.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #ntvradyo #herkesesanat #bach #barokmüzik #siminörmissa
65.Bölüm - 'Düşünen Adam'la tanışıyoruz
06 Dec 2025
00:20:10
#HerkeseSanat
🗿
Rodin'in Düşünen Adam heykelinin hikayesini biliyor musunuz? Heykel ne anlatıyor? Peki Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin bahçesindeki heykelin hikayesi ne? Akademisyen Aydın Atmaca'yı dinleyin.
NEDEN ATMACA?
Ahmet Aydın Atmaca, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Heykel Anasanat Dalı’nda Yüksek Lisans programını, "Türkiye'de Kamusal Alanda Heykel ve İfade Özgürlüğü" başlıklı teziyle tamamladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nde Sanatta Yeterlik programını, "Günümüz Heykel Sanatında Varoluşçu Etkiler" başlıklı eser metniyle tamamladı. Halen aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışıyor.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #ntvradyo #herkesesanat #Rodin #düşünenadam #heykel
56.Bölüm - İhtiyaca göre orkestra
13 Sep 2025
00:25:09
#HerkeseSanat
Senfoni, filarmoni, oda orkestrası... Hangi orkestra, hangi müzik türü için? Peki ya bando?
Müzikolog Profesör Doktor İlke Boran orkesta tarihini, farklarını anlatıyor, bizi orkestrayla tanıştırıyor.
Yeni tanışanlar için 2 orkestra eseri öneriyor. Mahler'in Binler Senfonisi ve Berlioz'un, Fransız hükümetinin siparişi üzerine 1837 yılında yazdığı Requiem - Ölüler Ayini eseri. O dönem orkestralar yaklaşık 60 kişiyken, Berlioz 500 kişilik bir orkestraya ihtiyacı olduğunu söylemiş, bazı bölümlerde mekan elverirse kadronun 800 kişiye kadar çıkabileceğini not etmiş. Ana orkestraya ek olarak sahnenin 4 ayrı yanına yerleştirilecek 4 ayrı bakır üfleme orkestrası eklemiş. Requiem'i ve İlke Boran'ın bu esere ilişkin notlarını dinleyin.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir!
Nacide Berber'in hazırladığı program cumartesi saat 12.30, pazar saat 18.30'da NTVRadyo'da. Her bölümü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz.
NEDEN İLKE BORAN?
Prof. Dr. İlke Boran 1972 yılında Roma'da doğdu. İlkokula Paris'te başladı, 1991 yılında Ankara Charles de Gaulle'den mezun oldu. İstanbul'da Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü'nü bitirdi, aynı bölümde yüksek lisans ve doktora yaptı.
Bir dönem Açık Radyo'da program yaptı, çeşitli gazete ve dergilerde yazdı.
1999 yılından bu yana çok sayıda tiyatro, sergi ve kısa film için müzik ve ses tasarımı yaptı. 1998 - 2013 yılları arasında Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi'nin kuruluşunda ve masterclass etkinliklerinin düzenlenmesinde etkin rol oynadı.
Mayıs 2025 yılında profesör unvanını alan Boran, MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuvarı Müzikoloji bölümünde 1998 yılından bu yana görev yapıyor. Ayrıca Sabancı Üniversitesi, Marmara Üniversitesi gibi kurumlarda da ders verdi.
#HerkeseSanat 🎨 Şeker Ahmet Paşa'dan Bedri Rahmi'ye... Sanat tarihçisi Prof.Dr. Burcu Pelvanoğlu, Türkiye'de resim sanatına yön verenleri, ayrıca bu program için Hale Asaf ve Bedri Rahmi'den seçtiği iki resmi anlatıyor. NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Nacide Berber’in hazırladığı programın her bölümü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
NEDEN BURCU PELVANOĞLU? Prof.Dr. Burcu Pelvanoğlu, Sanat tarihçisi. 2003 yılından bu yana Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA) üyesi. Derneğin başkan yardımcılığı ve başkanlık görevlerini yürüttü. 2001 yılından bu yana farklı platformlarda yazıları yayımlanıyor. 2002 yılından bu yana Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi. Lisans kademesinde Türkiye’de Modernleşme ve Sanat, Çağdaş Düşünce ve Sanat; Yüksek Lisans ve Doktora kademesinde Çağdaş Sanat Kuramı, 1980 Sonrası Türkiye’de Sanat derslerini veriyor. Kitaplarından bazıları: Hale Asaf: Türk Resim Sanatında Bir Dönüm Noktası (2007; genişletilmiş ikinci baskı 2018), Hoca Ressamlar Ressam Hocalar: Sanayi-i Nefise’den MSGSÜ’ye Resim Hocaları (2009), 1980 Sonrası Türkiye'de Sanat: Dönüşümler (2016), Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız Türkiye’de Modernleşme ve Sanat (2017). Beyoğlu Düşerse (2023) Düzenlediği sergilerden seçmeler: Kaotik Metamorfoz (Proje4L, İstanbul, 2010), Hayal ve Hakikat (İstanbul Modern, 2011, Fatmagül Berktay, Levent Çalıkoğlu ve Zeynep İnankur ile birlikte), Bakış: Merkez Bankası Koleksiyonu’ndan Bir Seçki (Bursa Göç Müzesi, 2018), Bizim Sayfiyelerimiz Merkez Bankası Koleksiyonu’ndan Bir Seçki (Antalya Kültür Sanat, 2019), Modernin Dili Merkez Bankası Koleksiyonu’ndan Bir Seçki (Amasya ve Sivas, 2019, 2020, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Daimi Koleksiyonu (2022). #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #resim #haleasaf #bedrirahmieyüboğlu
54.Bölüm - Cam sanatıyla tanışın
30 Aug 2025
00:19:33
#HerkeseSanat
Bugün cam sanatıyla tanışıyoruz. Anlatan cam sanatçısı ve akademisyen Derya Geylani. Bu kırılgan malzemeyle nasıl, ne yapılabilir? Tarihinden notlar, dünyadan ve Türkiye'den çarpıcı örnekleri dinleyin. Bu bölümde dinleyin.
NEDEN DERYA GEYLANİ?
Cam sanatçısı ve akademisyen Derya Geylani, Türkiye'de bu alanda 4 yıllık eğitim veren tek bölüm olan Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin Seramik ve Cam Tasarımı bölümünde yüksek lisansın ardından, sanatta yeterlik eğitimi aldı. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü’nden sonra, Marmara Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak ders veriyor.
Türkiye ve dünyada birçok sergi açan, ödüller kazanan sanatçının, İspanya Cam Müzesi'nde ve Eskişehir Cam Müzesi'nde eserleri bulunuyor.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir!
Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz.
Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz.
Hat sanatı, Arap harflerini kullanarak güzel yazı sanatı, anlamına geliyor. Diğer harflerle güzel yazılışına ise 'kaligrafi' diyoruz. İki boyutlu, siyah-beyaz, bir leke sanatı. Eğitimi oldukça zor. Ustalardan ders alan, akademisyen ve Hattat Savaş Çevik bizi hat sanatıyla tanıştırıyor, diğer yazı sistemleriyle farkını anlatıyor.
Buradan dinleyin.
NEDEN SAVAŞ ÇEVİK?
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Grafik Bölümü’nden yüksek lisansı tamamladıktan sonra, hocası Prof. Emin Barın’ın asistanı olarak aynı bölümde öğretim üyeliği görevine başladı.
Doktorasını "Lâtin yazısı" üzerine tamamladı. Yard. Doçent olarak “Yazı Tasarımı” dalında uzmanlaştı.
Hat Sanatı ile ilgili çalışmalarına son yüzyılın ünlü hattatları olan Kemal Batanay ve Hâmit Aytaç’tan öğrenimini, her iki hattatın vefatlarına kadar sürdürdü.
Hat çalışmalarının yanı sıra, Latin Yazısı ve kaligrafi alanlarında da eserleri var.
Klasik hat çalışmalarıyla birlikte kendine özgü modern uygulamalar da geliştiren Savaş Çevik, ayrıca, teorik bilgilendirmeler, yayınlar, hat kursları, jüri üyelikleri, yazı ve imza bilirkişiliği gibi konularda görev aldı.
2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nden emekli oldu, Haliç Üniversitesi’nde 2004 yılında Grafik Bölümünü kurdu ve 2019'a kadar burada öğretim üyeliğini sürdürüp buradan emekli oldu.
Halen ‘Kaligrafi’ dersleri veriyor.
Hat sanatı alanında klasik geleneğe bağlı eserlerin yanı sıra, özgün ve serbest çalışmaları ile de tanınan Çevik; tuğra çalışmalarıyla , makılî yazı ile ve az yazılan yazılardan Muhakkak-Reyhânî yazılar üzerinde çalışmalarıyla da tanınıyor. Hat sanatı tarihinde ilk kez "Muhakkak-Reyhânî Hilye yazan hattat" olarak biliniyor.
Daha önce hiç kullanılmamış kendine özgü “Çapraz Müsennâ”, “Dörtlü Müsennâ” “Müselsel Makılî”, “Dairesel Mâkılî” ve “Muttasıl Mâkılî” kompozisyon biçimlerini hat sanatına kazandırdı. Klasik uygulamaların yanı sıra özgün ve serbest tasarımlarla, renk ve grafik değerleri kullanarak kendisine özgü hat-grafik niteliği taşıyan eserler veriyor, eserlerini yurt içinde ve yurt dışında sergiliyor.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir!
Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz.
Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz.
#HerkeseSanat 💧🖌️🎨 "Ebru, en basit tanımıyla su yüzeyi sanatı. Rastlantısal, kontrolsüz, yalnız bir sanat..." Dünyaca ünlü çağdaş ebru sanatçısı Garip Ay'ın rehberliğinde ebruyla tanışın. Nasıl ortaya çıktı? Nasıl yapılır? Bu bölümde dinleyin.
NEDEN EBRU? Garip Ay ebru için "En basit tanımıyla 'su yüzeyi sanat' diyor. Rastlantısal, kontrolsüz, yalnız, saklı bir sanat" diyor. Neden böyle tanımladığını anlatıyor ve sonra şöyle devam ediyor: "Biraz yerel dinamikleri, bana sanki bizim davranış kodlarımıza, bizim toplumsal yapımıza çok benzeş hissediyorum. Örneğin bu kontrolsüzlük, bu rastlantısallık ve bunun içinde doğruyu oldurmaya çalışma tavrı, yani aslında mutlak irade değil kısmen rastlantıya, zorluğa rağmen orada durmaya devam etmek, yani ona yön vermenin bir parçası olma süreci bence birçok sanat disiplininin kontrollü halinden daha değişik, daha farklı. Bence başka toplumlar kolay kolay yapamayabilir."
Garip Ay sürükleyici bu anlatım sonunda, bir de itirafta bulunuyor: "Ebrunun malzemesi ve çalışmaya başlama süreci, diğer tekniklerden daha zor, daha uzun sürüyor. Bu uygulama zorlukları ve onunla cebelleşme sürecim, bence çok fazla söylem geliştirme hevesi bırakmıyor. Böyle bir sürece geçemedim. Yaptığım şeyin dışardan nasıl konumlandırılacağına ilişkin kaygı taşımaya mecalim kalmıyor."
NEDEN GARİP AY? Garip Ay, 1984 yılında Siirt'te doğdu. Küçük yaşta başlayan resim ilgisi nedeniyle Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi'nde, ardından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Geleneksel Türk Sanatları bölümünde eğitim aldı. İlk çalışmaları Yunus Emre, Mimar Sinan, Piri Reis ve daha fazlası gibi Türk isimlerin portrelerinden oluşsa da; Van Gogh'un Yıldızlı Gece eserinin Ebru dokunuşuyla yeniden yapımıyla uluslararası alanda tanındı. Geleneksel Türk ebru sanatını modern teknikler, dijital projeksiyonlar ve sahne performanslarıyla birleştirerek özgün bir sanat dili geliştiren Garip Ay'ın eserleri Metropolitan Museum of Art koleksiyonunda yer alıyor. Adobe, TED, Birleşmiş Milletler gibi birçok uluslararası kurumla iş birlikleri yapan sanatçı, ebru tekniğinde sonucun ötesinde sürece odaklanır. Bu süreci video olarak kaydederek, ebru sanatına alternatif ve çağdaş bir anlatım dili kazandırmaya devam ediyor.
NEDEN HERKESE SANAT? NTVRadyo'da her hafta uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarından biriyle, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz. Tanışıyor ve seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz.
51.Bölüm - Frida'yla tanışıyoruz
09 Aug 2025
00:22:28
#HerkeseSanat #FridaKahlo 🎨 Sanat tarihçi Buse Aksoy rehberliğinde Frida Kahlo'yla tanışıyoruz. Aksoy bize Kahlo'nun sanat kimliğini, resimlerindeki ifade biçimlerini anlatıyor. Ayrıca programın son bölümde, bu program için seçtiği "Kökler" adlı tablosunu yorumluyor, renk ve biçimdeki ayrıntıların anlamını aktarıyor. Bu bölümü dinlerken Kökler tablosuna bakmayı ihmal etmeyin.
Bu bölümde kullanılan müzik: Frida filminden hatırlayacağınız Chavela Vargas - La Llorona
NEDEN BUSE AKSOY? Buse Aksoy, Antalya Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü mezunu. 2025 yılında Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden mezun oldu. Lisans eğitimi süresince müze ve sanat eğitimi programlarında, arkeolojik kazı çalışmalarında ve çeşitli sergilerde rehberlik görevleri üstlendim. Ankara’da CerModern Sanat Merkezi bünyesinde yer alan Flow Theatre’ın “Frida Kahlo: Kökler ve İzler” dijital sergisinde, Frida Kahlo’nun sanat kimliğini ve ifade biçimlerini izleyicilere aktarmak amacıyla görev üstlendi.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Nacide Berber'in hazırladığı Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Her bölümü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #fridakahlo#podcast
50.Bölüm - Minyatür Sanatı
03 Aug 2025
00:20:25
NTVRadyo'da bugün minyatür sanatıyla tanışıyoruz. Azra Tüzünoğlu minyatür sanatıyla ilgili hikayeler anlatıyor. Seçtiği iki minyatüre bakın ve yorumunu dinleyin.
NEDEN AZRA TÜZÜNOĞLU?
Azra Tüzünoğlu, 2008’de "OUTLET: İhraç Fazlası Sanat" isimli ilk galerisini açarak Türkiye’de 90’lar kuşağındaki sanatçıların ilk sergilerine ev sahipliği yaptı. 2011’de PİLOT Galeri’yi, 2013’te deneysel projelere odaklanan CoPilot’u kurdu. Halil Altındere, Hamra Abbas, Ali Miharbi, Serra Tansel gibi sanatçıların solo sergilerini üretti; uluslararası müzeler ve bienallerle iş birliği yaparak Türkiye’den sanatçıların görünürlüğünü artırdı.
2020 yılında Pera Müzesi’nde çağdaş sanatta minyatüre odaklanan ve dünyadan 14 sanatçının eserlerinin yer aldığı “Miniature 2.0” sergisini açtı. 7. ve 8. Çanakkale Bienali’nin küratörlüğü üstlendi. Alexandra Pirici, Nora Turato, Forensic Architecture, Guido van der Werve ve Pilvi Takala gibi sanatçıları bir araya getirdi. Troya Müzesi’nde Alparslan Baloğlu’nun retrospektifini düzenledi.
Toplumsal projelerde de aktif rol alan Tüzünoğlu, Tophane Art Walk’un kurucularından, Uluslararası Sanat Galericileri Derneği üyelerinden olan Azra Tüzünoğlu. “Sanatla Eğitime Destek” ve Art Show: Galleries United gibi dayanışma temelli sergi projelerinde yer aldı.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir!
Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da.
Herkese Sanat'ın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz.
Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz.
49.bölüm - Hangisi sanat filmi?
26 Jul 2025
00:19:46
Bir filmin "sanat" filmi olup olmadığını nasıl anlarız? Yeşilçam'dan "Başka Sinema"dan, dünyadan örneklerle... Sinema yazarı Uğur Vardan bizi sanat sinemasıyla tanıştırıyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Herkese Sanat'ın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #müzikal #podcast
48.Bölüm - Müzikalle tanışıyoruz
19 Jul 2025
00:24:42
#herkesesanat 🎼 Herkese Sanat programının bu bölümünde müzikalle tanışıyoruz. Leblebici Horhor'dan Keşanlı Ali Destanı'na, Hisseli Harikalar Kumpanyası'ndan Kantocu'ya, Mamma Mia'dan Chicago'ya, Moulin Rouge'dan Phantom of Opera'ya... Türkiye'nin ilk kadın müzikal bestecisi Serpil Günseli'den dinleyin. Bu bölümde adı geçen ve kısaca çalınan müzikaller: Keşanlı Ali Destanı, Hisseli Harikalar Kumpanyası, Mamma Mia, Kantocu, Operadaki Hayalet
NEDEN SERPİL GÜNSELİ? Serpil Günseli 1994'te İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nden mezun oldu, aynı kurumda yüksek lisansını tamamladı. Eş zamanlı olarak Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi ve 1994 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Klasik Piyano ve Sahne Sanatları Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Müzikal bölümünün kurulmasının ardından bu bölümün müzik direktörlüğünü üstlenerek 2009 yılına kadar 100’den fazla müzikal konserin direktörlüğünü yaptı. Bu yıllar içerisinde bale, tiyatro ve mim tiyatrosu için sahne müzikleri besteledi. Eserleri Türkiye'de şehir tiyatroları, devlet tiyatroları ve özel tiyatrolarda, yurt dışında İngiltere, İsviçre, Hollanda, Almanya, Avusturya, Avusturalya ve Fransa’da çeşitli tiyatro oyunlarında sahnelendi. Besteleriyle ulusal ve uluslararası yarışmalarda çok sayıda birincilik ödülü aldı. Besteci olarak 70’in üzerinde ödüle sahip olan sanatçı, ülkemizde operet ve müzikal besteleyen ilk kadın besteci olarak, "en iyi sahne müziği" dalında "Kantocu Müzikali’’ ile Afife Jale Ödülü’ne layık görüldü. Aynı müzikal "Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri"nde de 7 dalda ödül kazandı. Konservatuvara ek olarak çeşitli üniversitelerde akademisyen olarak görev yaptı, 2015 yılında kurduğu “Jingledak” isimli müzik prodüksiyon şirketinde reklam, dizi ve film müzikleri üretmeye, workshop'larda ders vermeye, oyun müziği ve müzikaller bestelemeye devam ediyor. Serpil Günseli aynı zamanda Dormen Akademi’nin Müzik Direktörü.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz, anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz, seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Herkese Sanat'ın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. Nacide Berber'in hazırladığı programın arşivine girip istediğiniz zaman istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. #ntvradyo #herkesesanat #seyirci #müzikal #podcast
47.Bölüm - Çağdaş mücevher tasarımı öğreniyoruz
14 Jun 2025
00:17:55
Yüzüğünüz sadece bir aksesuar mı, yoksa bir sanat eseri mi? Yakamızda bir iğne, boynumuzda bir kolye… Gözden kaçan ama en yakınımızda duran sanat formları. Bu hafta mücevherin sanatla kesiştiği alanı keşfe çıkıyoruz. Tasarım nerede biter, zanaat nerede başlar? Sanatla arasındaki fark nedir? Malzeme sadece araç mı, yoksa anlamın ta kendisi mi? Burcu Büyükünal rehberliğinde, mücevherin tarihine, öncülerine, kullanılan malzemelere ve çağdaş yorumlara bakıyoruz. #HerkeseSanat
NEDEN BURCU BÜYÜKÜNAL? 1980 yılında Ankara’da doğdu. Çocukluğu Muğla’da geçti. 2003 yılında İTÜ Endüstriyel Tasarım Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl, Ela Cindoruk ve Nazan Pak’ın mücevher atölyesinde çalışmaya başladı. 2009 yılında, Fulbright bursu ile gittiği State University of New York at New Paltz Metal Bölümü’nde güzel sanatlar yüksek lisansını tamamladı. 2010-2020 yılları arasında çeşitli üniversitelerde ürün tasarımı, maket yapımı ve çağdaş mücevher tasarımı üzerine dersler verdi. 2011 yılında, Selen Özus ile birlikte Maden Çağdaş Mücevher Atölyesi’ni kurdu.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz. Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.
64.Bölüm - Çoksesli koroyla tanışın
29 Nov 2025
00:24:22
#HerkeseSanat
🎼
Koro müziği, çoksesli koro ne demek? İnsan sesi orkestrası mı? Acapella'dan farkı ne?
Devlet Çoksesli Korosu daimi şefi Burak Onur Erdem, dinleyicileri çoksesli koroyla tanıştırıyor.
...
"Her notanın bir frekansı vardır. La notası 440 hertz gibi. Bu sesler, birbirlerinin içine otururlar. 440'la 220 hertz, birbirinin katı ya, çok güzel oturur. Ses, perdesiz bir enstrüman. Piyano gibi, tuşuna basınca do çıkmıyor. Biz o do'yu, zihnimizle üretip, yaratıp buluyoruz. O açıdan da dinlemek önemli. Ben sizin çıkardığınız sesi referans alarak söylemeliyim. Yani kendi lafımı, boşlukta ortaya koyamam. Yani koro müziğinde diyalog var. Aynı anda, birçok diyalog, dinamik var. İngiltere'de yapılan bir araştırmada şu çıkıyor; Koroda söyleyenlerin, belli bir süre sonra kalpleri aynı anda atmaya başlıyor."
BÖLÜMDE ÇALINAN ESER
Erdem'in çoksesli koroyla yeni tanışan dinleyicilere önerdiği eser Estonyalı besteci Arvo Pärt'in İstanbul için yazdığı "Adam's Lament" - "Adem'in Yakarışı". Özellikle, Letonya Radyo Korosu'ndan Grammy Ödüllü bir kaydın dinlenmesini önerdi.
NEDEN BURAK ONUR ERDEM?
Dr. Burak Onur Erdem, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü yüksek onur derecesi ve Rektörlük Ödülü ile tamamladıktan sonra, müzik yüksek lisansı ve doktorasını, müzik teorisi ve şeflik alanlarında İTÜ Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde tamamladı. Ardından Graz Sanat Üniversitesi’nde Prof. Johannes Prinz ile lisansüstü şeflik çalışmalarını sürdürdü.
Şeflik eğitimini, dünyanın önde gelen şeflerin ustalık sınıflarında geliştirdi. Öğrencilik yıllarından bu yana dünyanın dört bir yanında konserler verdi, ödüller, uluslararası dereceler kazandı.
Devlet Çoksesli Korosu’nun daimi şefi olarak çok sayıda yeni koro eserinin prömiyerini gerçekleştirdi. Ankara’da düzenlenen Walter Strauss Koro Şefliği Ustalık Sınıfı’nın kurucularından olan Erdem, aynı zamanda Bilkent Üniversitesi’nde koro şefliği yüksek lisans alanını kurdu ve burada koro şefliği dersleri veriyor. Ayrıca İrlanda Koro Okulu ve İtalya Koro Akademisi gibi kurumlarda uluslararası şeflik eğitimleri verdi.
Avrupa Koro Federasyonu’na yönetim kurulu üyesi olarak seçilen ilk Türk olan ve başkan yardımcılığı görevini yürüten Erdem, halen Dünya Koro Federasyonu’nun (IFCM) başkan yardımcısı.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #ntvradyo #herkesesanat #çokseslikoro
46.Bölüm - Moda ve sanat ilişkisini öğreniyoruz
07 Jun 2025
00:20:42
🎨Moda ve sanat nasıl bir ilişki içinde? 🪭Sanat, zanaat ve tasarım hangi noktada birleşiyor, nerede ayrılıyor? 🪡Anadolu kültürünün dokuma sanatına etkisi nasıl? 🎨Giyilebilir sanat mı, giyilebilir zanaat mı? Hangisi daha doğru bir kavram?
Sanatçı, tasarımcı ve akademisyen Fırat Neziroğlu rehberliğinde sanat ve moda ilişkisine bakıyoruz. Dünyadaki ve Türkiye’deki geçmişini, öncülerini dinlerken Anadolu'nun sanat ve zanaat zenginliğini keşfediyoruz.
NEDEN FIRAT NEZİROĞLU? Dokuz Eylül Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü'nden mezun oldu. Aynı bölümde yüksek lisansını tamamladı. Bahçeşehir Üniversitesi'ne Tekstil Bölümü kurdu. Bilişim Vadisi Giyilebilir Teknolojiler Danışmanı Dokuma sanatından yola çıkarak kendi disiplinler ötesi dilini oluşturan bir sanatçı ve tasarımcı. New York Moda Haftası’ndan Anadolu'nun dokuma atölyelerine uzanan bir yelpazede üretim yapıyor. Sanat, moda, sosyal sorumluluk ve danışmanlık alanlarında insan hikâyeleriyle dokunan işler yaratıyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz. Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.
45.Bölüm - Sanatı biriktirerek tarihi korumak mümkün mü?
31 May 2025
00:20:09
🎨Sanat koleksiyonculuğu neden bu kadar önemli? 🕰️Koleksiyonerlerin neden 'tarih avcısı' misyonuyla çalışması gerek? 🏛️Koleksiyonerler ve müzecilik nasıl bir ilişki içinde?
Sanat koleksiyonculuğu üzerine çalışan sanat tarihçisi ve akademisyen Ebru Nalan Sülün rehberliğinde, sanat koleksiyonculuğu ile tanışıyoruz. Dünyadaki ve Türkiye’deki geçmişini, öncülerini dinlerken, sanata ve sanatla olan ilişkimize etkilerini keşfediyoruz.
NEDEN EBRU NALAN SÜLÜN? Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. Resim Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Doktora eğitimini sanat tarihi alanında “Türkiye’de Çağdaş Sanat Koleksiyonculuğu (1990-2010)” başlıklı tezi ile tamamladı. Sülün, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesidir. Batı- çağdaş sanat ve güncel sanat dinamikleri ile ilgili dersleri yürütmektedir. Pek çok sergide küratör, sanat festivali ve etkinliğinde koordinatör, düzenleyici, sanat yönetmenliği gibi görevler üstlenmiş olan Sülün, ulusal ve uluslararası sempozyumlara katılmış, farklı sanat yayınlarında sanat eleştirileri kaleme almıştır. “Habip Aydoğdu- KIRMIZI”, “Antalya’da Erken Cumhuriyet Dönemi Kültür-Sanat Ortamı” ve “Türkiye’de Çağdaş Sanat Koleksiyonculuğu” isimli üç kitabı olan, pek çok sanat kitabını yayına hazırlayan Ebru Nalân Sülün UNESCO- Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA-TR) üyesidir.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz. Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da.
Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.
44.Bölüm - Klasik müziğin dilini öğreniyoruz
24 May 2025
00:24:41
#herkesesanat Füg, kadans, modalite, tonalite... Geçmişten günümüze çok sesli müzik terminolojisi türkçeye nasıl yerleşti, hangi yollarla çevrildi ve bu terimler bugün nasıl kullanılıyor? Prof.Dr. İlke Boran'la çok sesli Batı müziği ve klasik müzik terminolojisini öğreniyoruz. Birazdan NTVRadyo'da. Tekrarı yarın 18.30'da. Buradan dinlemek için link bio'da.
NEDEN İLKE BORAN? 1972 yılında Roma’da doğdu, 1978’de Paris’te ilkokula başladı. 1991’de Ankara’daki Lycée Charles de Gaulle’den mezun oldu. 1996’da Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü’nden lisans, 1999’da yüksek lisans derecesini aldı. 2000 yılında başladığı doktora programını, “Elektronik Müzik’te Analog Dönem ve Bülent Arel’in Stereo Electronic Music No.1” başlıklı teziyle tamamladı. 1995–2004 arasında Açık Radyo’da, 2017–2018’de Elif Damla Yavuz ile birlikte Müzik Pazarı programını hazırladı ve sundu. Radikal, Milliyet Sanat, Andante ve Sanat Dünyamız gibi yayınlarda yazıları yayımlandı. Çok sayıda sempozyum, panel, tiyatro, sergi ve kısa filmde müzik ve ses tasarımı yaptı. 1998–2013 arasında Prof. Filiz Ali ile Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin kuruluşunda ve etkinliklerinde yer aldı. 1998'den beri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olarak görev yapıyor. 2011’de Yardımcı Doçent, 2017’de Doçent, 2025’te Profesör unvanını aldı. Ayrıca Sabancı ve Marmara üniversitelerinde ders verdi.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz. Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.
43.Bölüm - İstanbul'un ilk tiyatroları
17 May 2025
00:20:23
#HerkeseSanat
🎭
"Tiyatroda Zaman-Mekan", İstanbul Tiyatroları üzerine çalışan yazar, çevirmen, akademisyen Kerem Karaboğa, İstanbul'un ilk tiyatro mekanlarını anlatıyor. Ki bugüne sadece Ses Tiyatrosu ve Yıldız Sarayı tiyatrosu kaldı.
NEDEN KEREM KARABOĞA?
1993’te Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek Lisans ve Doktora eğitimini 1993-2001 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Anabilim Dalı’nda tamamladı. 1994’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nde ders vermeye başladı, 2008-2023 yılları arasında aynı bölümde Bölüm Başkanlığı yaptı. Halihazırda, Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nde Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekanı görevini yürütmektedir. Halen Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nde Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekanı görevini yürütüyor. Birçok ulusal ve uluslararası dergi ve kitapta yazar, çevirmen, editör ve hakem olarak yer almış, yazdığı “Oyunculuk Sanatında Yöntem ve Paradoks”, “Tragedya ile Sınırları Aşmak – Theodoros Terzopoulos’un Tiyatrosu” ve “Geçmişten Günümüze İstanbul Tiyatroları 1 / Suriçi İstanbul’u, Bakırköy ve Çevresi” kitapları Habitus Kitap, E Yayınları ve Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanmıştır.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz.
Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor.
Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da.
Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.
Galatasaray Lisesi’nin ardından lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi iletişim Fakültesi Sinema-TV Bölümü’nde, master öğrenimini Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde tamamladı. Eş zamanla Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Yarı Zamanlı Şan Bölümü’nde Devlet Sanatçısı Ayhan Baran’ın öğrencisi oldu.
Ayla Algan, Şahika Tekand (Stüdyo Oyuncuları) ve Mehmet Ulusoy ile üç yıl oyunculuk çalıştı. Kate Hendrickson, Jason Hale ve Ege Maltepe’nin Viola Spolin workshoplarına katıldı. Halen Bahçeşehir Üniversitesi Sinema ve Medya Araştırmaları Doktora Programı’nda öğrenimine devam ediyor.
1995’ten itibaren; eski CRR Operası ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda asistanlık ve kondüvitlik yaptı. Yönetmen Yardımcısı olduğu, Mehmet Ulusoy’un sahneye koyduğu 'Benerci Kendini Niçin Öldürdü?' adlı oyun 4 Afife Jale Ödülü aldı, Fransa ve Rusya’da temsil edildi.
Opera ve tiyatro oyunlarının yanı sıra sinema filmleri ve TV dizilerinde rol aldı, TV programları sundu. Bunlardan Amerikan-Afgan ortak yapımı 'I Am You' adlı film 2020’de hem Akademi Ödülleri (Oscar) hem de Altın Küre’de En İyi Yabancı Film kategorisinde aday adayı oldu. Rol aldığı Güneşin Kızları, Cesur ve Güzel, Aşk ve Gurur ve Nar Rengi gibi TV dizileri de, 100’ü aşkın ülkede yayınlandı.
Anlatıcılığını üstlendiği "Prag Savaşı" adlı müzikli eser Brüksel’de ve New York’ta Birleşmiş Milletler’de sahnelendi. Son dört sezondur, CRR ve Süreyya Operası’nda kapalı gişe sahnelenen Jeux D’Art prodüksiyonu "Geveze Piyanist-Bach’ın Bilmecesi" adlı oyunda oynuyor.
Arjantin’in önde gelen Tango orkestralarından Tango Bardo, Orquesta Romantica Milonguera ve Avusturya’dan Band-O-Neon adlı topluklarla CRR ve CSO Ada Ankara’da konserler vermenin yanı sıra dokuz yıldır Tango Neva ile yurt içinde turnelere katılıyor.
2002’de kurduğu Corpora Productions ile yapımcı ve yönetmen olarak pek çok uluslararası yapıma imza attı. Bunlardan Çin, İngiltere, Avusturya ve Türkiye’de çekilen Uygur Karızları adlı belgesel film T.C. Kültür Bakanlığı ve Çin HC Kültür Bakanlığı’nın desteğini almıştır. İstanbul Barok bünyesinde barok operalar sahneye koyan Ali Pınar'ın Ankara Devlet Operası’nda sahneye koyduğu Deidamia, Türkiye’de sahnelenen ilk Händel operasıdır.
2002’den bu yana TRT Radyo 3, Açık Radyo ve Borusan Klasik Radyosu’nda Alafranga adlı radyo programlarını hazırlayıp sunan Ali Pınar'ın "100. Doğum Yılında Cemal Reşit Rey" adlı kitabı bulunuyor. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ders veriyor.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz.
Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor.
Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da.
Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.
41.Bölüm - Osman Hamdi Bey ve Kaplumbağa Terbiyecisi
26 Apr 2025
00:19:08
#HerkeseSanat
🎨
Bu bölümde Osman Hamdi Bey ve dünyaca ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi ile tanışıyoruz.
Anlatan, Pera Müzesi Oryantalist Resim Koleksiyonu yöneticisi Barış Kıbrıs.
KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ
Kaplumbağa Terbiyecisi 1906 yılında yaptığı bir resim. Paris'te Salon sergisine göndermek üzere yapıyor.
Sergi kataloğunda Fransızca adı “L’homme aux Tortues”, yani "Kaplumbağalı Adam". Sergiye ait katalogların birindeyse İngilizce adı kısaca “Tortoises” - Kaplumbağalar olarak geçiyor. Ama 19'uncu yüzyıldan bu yana “Kaplumbağa Terbiyecisi” olarak geçiyor.
Sanatçı bir yıl sonra, ayrıntılarda bazı farklılıklar içerse de aynı figürün daha küçük boyutlu bir versiyonunu yapmış. Bu ikinci versiyonda Osman Hamdi Bey’in dünürü Salih Münir Paşa’ya ithaf edildiğini gösteren bir yazı var.
Elbise-i Hümayun kitabında "Mardinli Kürt" tipinin başlığına benzer bir serpuş görüyoruz, Kaplumbağa Terbiyecisi'nde. Bu figürü, farklı kompozisyonlarda denediğini biliyoruz.
Fikir nereden gelmiş olabilir? Resmin yapılışından 37 yıl önce Bağdat'tan babasına yazdığı bir mektupta, gönderdiği Tour de Monde dergisi için teşekkür ediyor. O dergideki bir yazı, İsviçreli diplomat, Japonya'yı ziyaretinde gördüğü kaplumbağa terbiyeciliğini anlatıyor, bir gravür de yazıya eşlik ediyor.
Peki ne anlatmaya çalışıyor bu tabloda?
Osman Hamdi Bey'in değişime karşı direnen Osmanlı bürokratlarını eğitmeye çalışan bir figür, olarak görülmüş mesela. Ama bunlar resmin çağrıştırdıkları. Osman Hamdi Bey ne anlatmak istedi, bilmiyoruz.
Resmin mekanı Bursa'daki Yeşil Cami, üst kattaki odası.
Bir yıl sonra bu resmin ikinci versiyonunu daha yapmış.
Kaplumbağa Terbiyecisi'nin 1906 tarihli ilk versiyonu İstanbul'da Pera Müzesi'nde, 1907 tarihli ikinci versiyonu ise İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nde sergileniyor.
NEDEN BARIŞ KIBRIS?
R. Barış Kıbrıs, 2005 yılında Pera Müzesi’nin açılmasından bugüne kadar, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu’nun sorumlusu olarak görev yapıyor. 1995 – 2005 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünde lisans ve lisansüstü düzeyinde öğrenim gördü; lisans ve yüksek lisans döneminde 19. yüzyılın Oryantalist ressamlarını konu alan tez çalışmaları yaptı. Pera Müzesi’nde sorumlu olduğu koleksiyonla ilgili araştırma ve koleksiyon sergilerinin küratörlüğünü yürütmenin yanı sıra uluslararası işbirlikleriyle gerçekleşen Félix Ziem, Polonya Sanatında Oryantalizm ve Doğu’nun Cazibesi gibi süreli sergi süreçlerinde de sergi koordinatörü olarak görev aldı.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla, sanatçı, akademisyen, eleştirmen, sanat tarihçi, kültür-sanat yazarı, küratör ve kıdemli seyirci rehberliğinde tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Tanışırsak, anlayabiliriz, sevebiliriz.
Nacide Berber her sanat dalını, bilenlere soruyor, prodüktör Cengiz Saral yayına hazırlıyor.
Herkese Sanat cumartesi günü saat 12.30'da, tekrarı pazar günü 18.30'da NTVRadyo'da.
Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için.
40.Bölüm - Çocuk Ve Sanat - Çocuğu sanatla tanıştırıyoruz
19 Apr 2025
00:20:42
#HerkeseSanat Sanat Tarihi Uzmanı, Sakıp Sabancı Müzesi Eğitim, Öğrenme Programları ve Etkinlikler Sorumlusu Fatma Coşkuner çocuk ve sanat ilişkisini anlatıyor. ... "Çocuk, sanatla daha dürüst, daha içten ve daha özgür bir ilişki kuruyor. Çünkü kalıplarla sınırlamıyor bakışını. Açıklık ve sezgisellikle hareket ediyor. Çünkü içinde hesap yok, yargı yok, ölçü yok. Sadece saf bir ifade arzusu var. Çocuklar sadece hissediyorlar ve bu his, sanatın özüne en yakın noktayı bulmalarını sağlıyor. Dolayısıyla sanat, çocuğu daha bilinçli, özgür, yaratıcı ve farkında olacağı bir yolculuğa çıkarıyor." ... Peki çocuk ve sanat nasıl tanıştırmalı, ne yapmalı, nasıl yapmalı? Fatma Coşkuner bu soruları yanıtlarken, birlikte yapılabilecek etkinlikleri de anlattı. Son olarak doktora konusu olan ve çocuklarla da çalıştığı Aivazovsky'nin "Dokuzuncu Dalga" ve "Fırtına" adlı tablolarını anlattı. Çocuklar bu tablolara bakınca ne görüyor, yorumları ne oluyor, bu tablolardan hangi hikayeleri çıkardılar?Programda Coşkuner'in 23 Nisan nedeniyle etkinlik önerileri de var.
NEDEN FATMA COŞKUNER? Fatma Coşkuner, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimi gördü. European University at St. Petersburg’da ikinci yüksek lisans derecesini, 2021 yılında Koç Üniversitesi’nde “On the Threshold of the Black Sea: Intersecting Identity and Discourses of Empire in the Paintings of Ivan Konstantinovich Aivazovsky” adlı tezi ile doktora derecesini aldı. Yüksek lisans çalışmalarında Kırım Savaşı üzerinden Osmanlı-Rus ilişkilerine odaklanan Coşkuner, doktora sürecinde Ermeni-Rus ressam Ivan K. Aivazovsky üzerinden imparatorluk, kimlik ve coğrafya/mekân algısının sanatla olan ilişkisi üzerine çalışmalarını sürdürdü. Doktora eğitimi süresince Moskova, St. Petersburg, Paris, Londra, Feodosia, Erivan şehirlerinde konu üzerine birincil kaynak ve arşiv çalışmalarına devam etti. Stajını Varşova Milli Müzesi’nde Doğu Sanatları Bölümü’nde tamamladı. Koç Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi de dahil olmak üzere Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde sanat tarihi ve mimarlık tarihi üzerine dersler verdi. Ulusal ve uluslararası çok sayıda kongre ve konferansa katıldı. Yine ulusal ve uluslararası alanda olmak üzere yayınlanmış makaleleri ve kazandığı ödülleri bulunmaktadır. Halen Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde Eğitim, Öğrenme Programları ve Etkinlikler Sorumlusu olarak görev yapıyor. Akademik ve profesyonel deneyimini kullanarak sanat, tarih ve müzecilik alanlarını birbirine bağlayan etkili projeler geliştirmeye devam ediyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi saat 12.30'da. tekrarı pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresindeki arşivinde ve podcast platformlarında bulabilirsiniz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için. #ntvradyo #herkesesanat #Aivazovky #çocukvesanat #resim #dokuzuncudalga #fatmacoşkuner
39. Bölüm - Alarm çaldıran resim
12 Apr 2025
00:20:27
#HerkeseSanat 🎨 Sanat tarihçisi Prof.Dr. Gül İrepoğlu, Türkiye'de resim sanatının gelişimini anlatıyor ve bizi "Türk resmi diyince aklıma gelen ilk sanatçı" dediği İbrahim Çallı'yla tanıştırıyor, Çallı'nın "Gül koklayan kadın" adlı tablosunu anlatıyor. İş Bankası Kültür Sanat Müzesi'nin koleksiyonunda bulunan bu tablo için, "Sanki dönemin bir aşk romanının içindeymişsiniz gibi. Muazzez Tahsin Berkant ya da Kerime Nadir'in roman kahramanlarından biri gibi" diyor. Müzede eserlere çok yaklaşılınca alarm çaldığını, en çok alarm çaldıran eserin, Atatürk tablolarından sonra bu tablo olduğunu belirtiyor. İş Bankası Kültür Sanat Müzesi'nde yerinde görebileceğiniz ya da web sitesinde bulabileceğiniz bu tabloya bakarken, İrepoğlu'dan tabloyu dinleyebilirsiniz.
NEDEN GÜL İREPOĞLU? Mimar, sanat tarihçisi, yazar. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki mimarlık eğitimini tamamladıktan sonra İÜ Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde akademik kariyere geçti, doktora, doçentlik ve profesörlüğünü aynı bölümde aldı, 2005 yılında yazmaya vakit ayırmak üzere erken emekli oldu. Sanat, kültür ve tarih konulu TV programları hazırlayıp sundu, 2006-2012 arasında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Somut Kültürel Miras Komitesi ve 2007-2008’de TAÇ Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı başkanlıklarını yürüttü, çeşitli sanat sergileri düzenledi. Avrupa ve Osmanlı Sanatı; Doğu ile Batının sanatsal ilişkileri, Osmanlı Padişah Portreleri, Lâle Devri ile 18. Yüzyıl, tarihten günümüze Lâle Kültürü ve Gül Kültürü, Osmanlı Mücevher Tarihi, Turkuazın Tarihi ile Anlamı ve Türk Resim Tarihi, Resimlerle İstanbul Tarihi ve Resimde Yeme-İçme alanlarında yayınlanmış çok sayıda Türkçe ve İngilizce kitabı bulunuyor. Tarihte yaşanmış hikâyelerle İstanbul’un çeşitli dönemlerindeki yaşantılar üzerine kurguladığı romanları 15’den fazla dile çevrildi. Gül İrepoğlu 2023 yılında açılan Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin kurucu küratörü.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi saat 12.30'da. tekrarı pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın ses kayıtlarını, radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresindeki arşivinde ve podcast platformlarında bulabilirsiniz. İstediğiniz zaman istediğiniz yerde dinlemeniz için. #ntvradyo #herkesesanat #küratör #TürkResmi #TürkResimSanatı #gulirepoglu #ibrahimcalli #gülkoklayankadin
38.Bölüm - Mozart'la tanışın
05 Apr 2025
00:23:30
#herkesesanat 🎼🎹 Dünyada herhalde adı en çok bilinen, müzikleri herkesin kulağında olan bestecilerin başında gelir, Mozart. Bugün Mozart'la tanışıyoruz. Müzik tarihçisi Aydın Büke'ye göre, "klasik" sözcüğü, çağlar geçtikçe değerinden bir şey kaybetmeyense, Mozart bu sözcüğün tam karşılığıdır. Aydın Büke, Mozart'ı ve müziğinin dilini anlatıyor.
BÖLÜM MÜZİKLERİ Aydın Büke'nin seçimiyle bu bölümde yer alan Mozart eserleri: 11 numaralı Piyano Sonatı - Piyanoda Fazıl Say. 23 numaralı piyano konçertosunun ikinci bölümü - Piyanoda Hélène Grimaud
NEDEN AYDIN BÜKE? Aydın Büke, İstanbul Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümü’nden (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı) mezun oldu. Avusturya’daki üç yıllık müzik eğitiminden sonra, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın sınavını kazanarak bu kurumda flüt sanatçısı olarak çalışmaya başladı. 2015’te emekli oldu. 2003 - 2010 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde müzik tarihi dersleri verdi. 2008-2023 yılları arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda müzik tarihi dersleri verdi.
Borusan Klasik için radyo programları hazırlayan, özel kurumlarda müzik tarihi seminerleri veren Aydın Büke’nin yayımlanmış kitapları: İki Dahi Üç Opera (Boyut Yayınları) Bach – Yaşamı ve Eserleri (Can Yayınları) Mozart – Bir Yaşamöyküsü (Can Yayınları) Müziği Yaratanlar – Barok Dönem (İpek Mine Sonakın ile ortak çalışma - Epsilon Yayınları) Chopin – Tuşlara Adanmış Bir Yaşam (Can Yayınları) Romantizmin Işığı Clara (Can Yayınları) Beethoven – Müziğin Dönüm Noktası (Can Yayınları)
NEDEN HERKESE SANAT? Uzakta durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Opera, klasik bale, Picasso, heykel, sanat sineması, çağdaş dans, performans sanatı, dijital sanat, Mozart... Her bölümde, o sanatın farklı türlerini, önde gelen eserlerini öğreniyoruz. Herkese Sanat cumartesi 12.30, tekrarı pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz.
Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler, istedikleri zaman, istedikleri yerde dinleyebilsin diye.
#HerkeseSanat #bienal 🧑🎨 Venedik Bienali'nden Sao Paolo Bienali'ne, İstanbul Bienali'nden Çanakkale Bienali'ne... Bugün İstanbul Bienali Direktörü Kevser Güler rehberliğinde uluslararası sanat bienaliyle tanışıyoruz.
NEDEN KEVSER GÜLER? Güler, 2020-2021’de Yapı Kredi Kültür Sanat’ta Sergiler Direktörlüğü’nü üstlendi, 2014-2019 yılları arasında Arter’in koleksiyonu üzerine araştırma yaptı, 2007-2014 yılları arasında İstanbul Bienali’nde çalıştı. Güler’in son dönemde küratoryal sorumluluklar üstlendiği sergiler arasında Sempatik Sistem, İstanbul (2022); Evet, Açığız!, Canan Tolon, Tersane, İstanbul (2022); Burası, YKKS, İstanbul (2021-2022); Kulis: Bir Tiyatro Belleği, Hagop Ayvaz, YKKS, İstanbul (2020-2021); Meydan, Deniz Gül, YKKS, İstanbul (2020); Milat, Lale Müldür, YKKS, İstanbul (2020); Gökcisimleri Üzerine, Arter, İstanbul (2020-21) yer alıyor. Güler, TAPA, Tekirdağ; Queer Art Residency, Ankara; Lucy Art Residency, Kavala; İstanbul Bienali ÇAP, İstanbul; Mişar Art, Mardin dahil pek çok sanat programında danışman, eğitmen ve jüri üyesi olarak sorumluluk aldı. Halen İstanbul Bienali Direktörü.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber bilenlere soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi 12.30, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #herkesesanat #ntvradyo #bienal #istanbulbienali
63.Bölüm - Vivaldi ve Dört Mevsim'le tanışıyoruz
22 Nov 2025
00:27:29
#HerkeseSanat🎻
Bugün Vivaldi ve Dört Mevsim'le tanışıyoruz. Kuşağının önde gelen orkestra şeflerinden Orhun Orhon'un anlattıklarına, Dört Mevsim eşlik ediyor.
NEDEN ORHUN ORHON?
Kuşağının önde gelen orkestra şeflerinden olan Orhon, dönem ve stil özelliklerine sadık yorumları, çağdaş Türk Bestecileri yorumları ve kayıtları ile beğeni topladı.
Dünya Gençlik Orkestrası, Türk - Yunan Gençlik Orkestrası, Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası gibi ulusal ve uluslararası topluluklarda da etkin rol üstlendi, dünya çapında ödüller aldı.
Öğrencileriyle kurduğu Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası yanında, İstanbul merkezli Hezarfen Topluluğu’nun ve NK Ensemble’ın sürekli konuk şefi.
Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olarak çalışmakta olan Orhon, halen Orkestra Akademik Başkent’in birinci şefi.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir.
Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.
Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
#ntvradyo #herkesesanat #vivaldi #dörtmevsim
36.Bölüm - Tiyatroyu dinliyoruz
22 Mar 2025
00:20:32
#HerkeseSanat 🎭 Güllü Agop’tan bugüne Türk tiyatrosu… Dikmen Gürün’den dinliyoruz. 12 Eylül’de suskunluk dönemine giren tiyatroda 2000’lerde başlayan hareketliliğe vurgu yapıyor. Seçtiği oyun Genco Erkal’dan Nazım’a Armağan.
NEDEN DİKMEN GÜRÜN?
İstanbul’da Amerikan Kız Kolejini bitirdikten sonra ABD'de tiyatro üstüne lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Doktorasını Ankara Üniversitesi Tiyatro Kürsüsünde yaptı. 1993 yılında İÜ Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümüne öğretim üyesi olarak girdi. Doçentliğini ve profesörlüğünü oradan aldı. Bölüm başkanı oldu. Aynı zamanda İKSV Tiyatro Festivali Direktörü olarak uzun yıllar çalıştı. Şimdi Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümünde öğretim üyesi. Cumhuriyet gazetesinde “Tiyatro Dünyasından” köşesi olan Dikmen Gürün ayrıca yerli yabancı akademik dergilerde yazıyor. Yıldız Kenter’in hayat hikayesi “Tiyatro Benim Hayatım” ile “Ateş Kuşu Semiha Berksoy” ve de “Tiyatro Yazıları” çalışmalarından bazılarıdır. Pek çok araştırmada bölüm yazarlığı yaptı. Son olarak, “Dikmen Gürün’e Yazılar” ona sunulan, pek çok akademisyen ve sanatçının imzasını taşıyan değerli bir Armağan Kitap…
35.Bölüm - Sanata şefkat! Küratörle tanışıyoruz
15 Mar 2025
00:20:40
#HerkeseSanat 🖼️ Küratör kelimenin etimolojik kökü 'kürare', bir şeye bakmak, ilgi, şefkat göstermek, demek. Küratörün yaptığı ilk şey de, sanat eserini korumak, bakıcısı olmak. Çağdaş sanat alanında deneyimli bir küratör Fatoş Üstek, bugün bizi küratörlükle tanıştırıyor.
Sanat alanında küratör, eseri, sanatçı ve izleyici arasında köprü kuran, eserleri birbiriyle diyalog kuracak şekilde bir araya getiren kişi. Yaptığı sadece eserleri yan yana getirmek değil, onları bir anlatı içinde şekillendirmek. Sanatı, izleyiciyle buluşturduğu yerde var oluyor. Sergi kavramının ilk kez 15. yy'da kullanıldığını biliyor musunuz? Bu ilk sergide, işlenen bir suçta kullanılan suç aletlerini sergilemişler.
NEDEN FATOŞ ÜSTEK? Çağdaş sanat alanında yirmi yılı aşkın uluslararası deneyime sahip bağımsız bir küratör ve yazar. The Art Institution of Tomorrow: Reinventing the Model (Lund Humphries, 2024) kitabının yazarı. Her yıl Londra'nın merkezindeki parkta kurulan sanat fuarı London Art Frieze küratörü ve parkta halen devam eden Frieze Sculpture (2023–2026) ile Oxford'daki "Cascading Principles: Expansions within Geometry, Philosophy and Interference" (Mathematical Institute, Oxford University, 2022-2025) sergisinin küratörü. İngiltere’de sanat alanında adil uygulamaları savunan FRANK Fair Artist Pay’in kurucu ortağı ve direktörü. Küratöryel uzmanlığı bienalleri, sergileri, festivalleri ve kamusal sanat projelerini kapsayarak sanat alanındaki eleştirel söylemi ve kurumsal dönüşümü şekillendirir. Üstek’in pratiği sergi yapmanın ötesine geçerek küratöryel katılımın sınırlarını sürekli zorlar. Sanatsal deneyimler için hem kurumsal hem de bağımsız bağlamlarda sinerjiler yaratır, karşılaşma mekânını kent dokusuna genişleterek izleyicilerin çağdaş sanatla etkileşimini yeniden kurgular. Çalışmaları sanat, mimari ve kamusal alan arasındaki sınırları bulanıklaştırarak kent ortamında kültürel diyalog için yeni olanaklar yaratır.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat cumartesi 12.30'da, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #herkesesanat #ntvradyo #küratör #fatoşüstek
34.Bölüm - Shakespeare'in farkı
08 Mar 2025
00:22:34
#HerkeseSanat 🎭 Bugün Shakespeare'le, oyunlarıyla, tiyatrosuyla tanışıyoruz. Araştırmacı, yazar, Shakespeare'den çevirdiği En Kısa Gecenin Rüyası, Fırtına, Macbeth, Othello, Şirreti Evcilleştirmek oyunları Moda Sahnesi'nde oynanan Emine Ayhan anlatıyor.
NEDEN SHAKESPEARE? "... Shakespeare'le özdeşleşen Globe Tiyatrosu'nun giriş kapısında Latince "Totus mundus agit histrionem" yazıyor. Günümüzde "Dünya bir tiyatro sahnesidir" diyebileceğimiz bu söz, toplumsal ilişkilere dair bir farkındalığı, en azından kendi rollerimizle ve kimliklerimizle fazla özdeşleşmemeyi bize öğretebilir. Bunu, tiyatroya giderek, tiyatroya katılarak, çünkü seyirci pozisyonu asla pasif bir pozisyon değil, oradaki varlığımızı fark ederek, neyi paylaştığımızı fark ederek bu irfanı daha da çoğaltabileceğimizi düşünüyorum. ... Shakespeare kendisini anonimleştirecek kadar geleneklerden beslenen birisi. Onu büyük yapan şey, bu küçüklüğünü kabul etmesi. .. Yüksek edebiyat, yüksek şiir denilen şeyin tam tersine Shakespeare'de çok ciddi bir halk tiyatrosu geleneğini buluyoruz. Adeta kaybedilmiş bir sözlü geleneğin, yazılı kültürle beraber üstünden geçilmiş sözlü geleneğin izlerini bize taşıyor. ... Shakespeare dönemi Londrası, 200 bin nüfuslu,, haftada 25 oyunun sahnelendiği, çok ciddi bir tiyatro şehri. Tiyatroya verilen politik temsil gücü var. ... Shakespeare'in farkı, halka dair gündelik bir dili, yüksek bir söyleyişle de bitiştirebiliyor olması, dili bu kadar esnek kullanabiliyor olması. Kendi döneminde üniversitelerde asla okutulmuyor, oyunları oynanmıyor. Ta ki 1860'lara kadar. Halbuki bugün İngiliz politikalarına baktığımızda biricik sembol olduğunu görüyoruz. Halk kültürüyle çok sıkı bağlar kurduğu için ölümünden sonra 300 yıl kadar kötü edebiyat, kötü tiyatro olarak anılıyor. Onu keşfedenler aslında Alman romantikler oluyor." Ayhan'ın anlattıklarına eşlik eden: Besteci Gia Kancheli'nin "Kral Lear" müziği.
NEDEN EMİNE AYHAN? Araştırmacı, yazar, çevirmen. Ankara Üniversitesi DTCF İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden "Macbeth ve Machiavelli" konulu lisans teziyle 2004’te mezun oldu. Aynı fakültenin Sistematik Felsefe ve Mantık anabilim dalında yüksek lisans derslerini tamamladı, edebiyat yüksek lisans derecesini "Ahmet Hamdi Tanpınar ve ulusal alegori" konulu teziyle 2009’da Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünden aldı. Lewis Hyde, Wendy Brown, Swetlana Boym, Alasdair Gray, Spinoza, Terry Eagleton, Mary Douglas gibi yazar ve düşünürlerden kitap çevirileri yaptı. Shakespeare çevirileri (En Kısa Gecenin Rüyası, Fırtına, Macbeth, Othello, Şirreti Evcilleştirmek) Moda Sahnesi tarafından oyunlaştırıldı. Tiyatro çevirilerine devam ediyor, edebiyat seminerleri veriyor ve edebiyat üzerine yazıyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat her cumartesi saat 12.30'da, tekrarı pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Programın tüm kayıtları, radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #herkesesanat #shakespeare #krallear #tiyatro
33.Bölüm - Size hitap eden müziği arayın!
22 Feb 2025
00:19:55
#HerkeseSanat #Müzik 🎷🥁🎸🎻 Filiz Ali bugün bizi müzikle, müzik eğitimiyle tanıştırıyor ve "Çeşitli müzikler arasında ruhunuza, bedeninize hitap eden müziği arayın" diyor. Filiz Ali'den müziği dinleyin.
NEDEN FİLİZ ALİ? Piyanist, müzikolog, yazar, eleştirmen ve akademisyen Filiz Ali, eğitimci olarak Ankara ve İstanbul Devlet Konservatuvarlarında ve piyano eşlikçi olarak İstanbul Şehir ve Devlet Operalarında görev yaptı. Kurucularından olduğu Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü’nde, 1990-2005 yılları arasında bölüm başkanlığını yürüttü. TRT Ankara ve İstanbul Radyoları ile BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde müzik programları yaptı; gazete ve dergilerde müzik eleştiri yazıları yayımlandı. 1989-1992 arasında İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun Genel Sanat Yönetmeni olarak çalıştı. 1998 yılında kuruluşuna öncülük ettiği Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AIMA) bünyesinde, çeyrek asrı aşkın süredir müzik uzmanlık sınıfları, konserler, söyleşiler, seminerler ve müzik festivalleri düzenliyor. AIMA ile Türkiye’nin kültür ve sanat yaşamına yaptığı katkılardan dolayı çok sayıda ödüle layık görüldü. Çoksesli Batı müziği, Türkiye müzik tarihi ve babası yazar Sabahattin Ali hakkında yayımlanmış çok sayıda kitabı bulunuyor. NEDEN HERKESE SANAT? NTVRadyo'da sizi uzak durduğunuz, anlayamayacağınızı sandığınız sanat dallarıyla tanışmaya ve seyircisi olmaya davet ediyoruz. Çünkü sevmek için önce tanışmak gerekir. Herkese Sanat cumartesi 12.30'da, pazar 18.30'da NTVRadyo'da. Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
32.Bölüm - Heykel hayatınızı değiştirir!
15 Feb 2025
00:19:11
#HerkeseSanat “Heykelle ilgilenmeye başlayan kişinin hayatı, hayata bakışı yüzde 100 değişir” diyor Heykeltraş Seçkin Pirim. Bugün Seçkin Pirim bizi #heykel sanatıyla bizi tanıştırıyor, görmenin önemini anlatıyor.
… Yıllar önce izlediğim bir sokak röportajında insanlara “Sizce heykel nedir?” diye sorulmuştu, cevap hep “Atatürk anıtı” olmuştu. Çünkü etrafta gördüğümüz anıtlar dışında, çağdaş heykeller yoktu. … Heykeller şehrin içinde, hayatın içinde olursa, “Bunlar nedir?” ve “Ne anlatıyor?” soruları gelecek, ilgi doğal olarak artmaya başlayacak. … Yıllar yıllar evvel İzmit’in Değirmendere beldesinde dünyanın en önemli ahşap heykel sempozyumu yapılmaya başlandı. Belki 15 yıl süreyle. Yapılan heykeller beldenin her yerine dikildi. Heykelin h’sini bilmeyen insanlar vardı. Bugün oradan heykeltraşlar çıkıyor. Çünkü gördüler heykelleri, sevdiler ve “Aaa ben de yapabilirim” noktasına geldiler. Bu yüzden görmek çok önemli. …
Böyle söylüyor ve Seçkin Pirim ve heykelle hayatın nasıl değişeceğini, kendisinin heykelle nasıl tanıştığını anlatıyor. Heykellerin şehirlerin tarihinde yer aldığını, insanların buluşma noktası olduğunu anlatırken kamusal alanda ve mekana göre tasarlanmış olan, sevdiği eserlerden örnekler verdi: Eduardo Chillida - Dalgalar İlhan Koman - Akdeniz Anish Kapoor - Cloud Gate
NEDEN SEÇKİN PİRİM? İstanbul’da Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi resim bölümünü bitirdi. Mimar Sinan Üniversitesi’nde heykel bölümünde lisans eğitimini tamamladı, aynı üniversitede yüksek lisans yaptı. İstanbul ve Londra’da yaşıyor. 1996 yılından bu yana İstanbul, Ankara, Londra ve New York’ta kişisel sergiler açtı, Hong Kong’dan Finlandiya’ya, Zürih’ten Paris’e dünya çapında çok sayıda grup sergisine katıldı. Eserleriyle Türkiye ve dünyada 11 ödül aldı. Birçok müzede ve şehirde kalıcı eserleri bulunuyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
Sanat eleştirmeni de sanatçı mıdır? Bugün sanat eleştirmeniyle tanışıyoruz. Kendisini “sanat eleştirmeni ve çevirmen” olarak gören, “Sanatı, okunur hale getiriyorum. Yani bir dili başka bir dile çeviriyorum” diyen Ayşegül Sönmez anlatıyor.
NEDEN AYŞEGÜL SÖNMEZ? İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyatı mezunu. Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi’nde master tezini Türk resminde Modernizme Rağmen Modern başlığında tamamladı. İlk sanat yazılarına Anons Plastik Sanatlar dergisinde başladı. Duygu Asena ile Kim ve Negatif dergilerinde çalıştı. Milliyet, Sabah, Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı. AICA Uluslararası Sanat Eleştirmenliği Derneği Türkiye şubesinin başkanlığını yaptı. 2012 yılında kendi tam bağımsız kültür sanat medya organı uluslararası ENNC üyesi Sanatatak.Com’u kurdu. Sayısız eğitim programları, küratoryal müzik konseri, söyleşi ve sanat etkinlikleri düzenledi. Halen sanatatak.com’un genel yayın yönetmeni ve yazarı. Belçika’da HISK’de lisansüstü öğrencilere, İstanbul’da özel bir üniversitede on yıl aralıksız lisans öğrencilerine çağdaş sanat üzerine dersler verdi. Sonuncusu 2018 yılında olmak üzere, iki kere Uluslararası Kyoto Yarışması, felsefe dalında jüri üyesi oldu. Umut Burnundan Dolaşarak (Sanatatak Yayınları), Evdeki Konuşmalar (Baksı Müzesi Yayınları), Haksız Tahrik (Alef Yayınevi) kitaplarının editörlüğünü yaptı. “Ben Ayşegül Sönmez Çağın İçinde”yi (Sanatatak Yayınları) Fransız filozof Michel Maffesoli’nin yazdığı önsözüyle 2017 yılında yayınladı. 2020 yılında Toy Tiyatro için yazdığı Take a Message to Mary isimli tiyatro oyunuyla Kültür Bakanlığı desteğini kazandı. Youtube’da İşsanat kanalında Türkiye İş Bankası Resim koleksiyonu üzerine inceleme yapan bir youtuber. “Son kitabı Çağdaş Sanat Var Mı?” 2022 Kasım ayında Everest yayınlarından yayınlandı. “Müzede Gör” serisinin ilk kitabı 2024 yılında İş Bankası Resim Heykel Müzesi tarafından yayınlandı.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
#HerkeseSanat Çocukken hepimiz çamurla oynayarak şekil vermişizdir. İşte bugün o sanatla tanışıyoruz. Ustası Sadi Diren şöyle demiş: “Seramik, hacim olarak heykel, yüzey olarak resim ve tekniği olan bir bilim. Sanatla zanaatın birleştiği kol.” Seramik sanatçısı Pınar Baklan, bizi seramikle tanıştırırken “Muhteşem bir sanat dalı. Öğrenmenin yolu izlemek sonra taklit etmekle başlıyor. Bu malzemeyle aslında bir defa temas eden bir daha uzaklaşamaz” diyor.
Pınar Baklan’ın örnek verdiği sanatçılar ve eserleri: Sadi Diren: images.app.goo.gl/sLQqFagvpPaauQ2b7 Burçak Bingöl: images.app.goo.gl/DAmjbbJxWoNwTrYn6 Elif Uras: images.app.goo.gl/CwhK5si1fki51bR86 Shoji Hamada: images.app.goo.gl/FM9kHMCuBYbcd2Po8
NEDEN PINAR BAKLAN? Pınar Baklan, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi aldı. Yurtiçi ve yurtdışında kişisel sergiler açtı, ulusal ve uluslararası karma sergilere katıldı. Uluslararası ödüller kazandı. Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü’nde 12 yıl öğretim görevlisi olarak çalıştı. Halen Marmaris’te açtığı atölyesinde seramik malzemeyi aktif ve özgür bir tavırla deneyimlemeye ve serbest bir sanatçı olarak üretmeye devam ediyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat, Cumartesi 12.30’da, tekrarı Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
#herkesesanat #ntvradyo #seramik #pınarbaklan
29.Bölüm - Bedenimizle deneyimlediğimiz mimari
25 Jan 2025
00:21:18
#HerkeseSanat 🏛️ Hepimizin, kendi bedenimizle binaları yaşadığımızı, deneyimlediğimizi söylüyor mimar-araştırmacı-küratör Meriç Öner. Bizi mimariyle tanıştırırken, seçtiği şarkılar 1962’den Amerikan banliyöleriyle ilgili “Little boxes” ve 1971’den ekolojiye dair bir şarkı “Mercy mercy me”.
NEDEN MİMARİ? Meriç Öner, iyi bir mimari eseri, öncelikle kullanıcısını rahat ettirecek işlevi yerine getirmesiyle tanımlıyor. Bunun yanında görsel nitelikler, incelikler ve zarafeti sayıyor. Aynı zamanda bugün artık, malzemesinin sürdürülebilirliğinin de akılda tutulması gerektiğini vurguluyor. Tek bir yapı seçecek olsa; dünyadan Portekiz’de, Porto’da mimar Alvaro Siza’nın 1966 yılında yaptığı Atlantik Okyanusu kıyısında, deniz suyundan beslenen yüzme havuzu olduğunu anlatıyor.
İKİ ÖNEMLİ MİMARİ ESER Türkiye’den de 1968’de İstanbul Unkapanı’nda açılan İMÇ’yi sayıyor. Doğan Tekeli, Sami Sisa, Metin Hepgüler’in yaptığı bir bina. Günümüzde mevcut haliyle korunması için ciddi çaba harcandığını vurguluyor; İMÇ’nin mimarlığın sanata mekan tanıma görevini de başarıyla yerine getirdiğini, önemli eserleri, duvar panolarını, heykelleri barındırdığını anlatıyor. Meriç Öner, girip çıktığımız binaların kullanışlı olup olmadığı, ihtiyacı karşılayıp karşılamadığı, çevremizi saran yapıların gözümüzü acıtıp acıtmadığı, hatta uzun vadede bulundukları yere zarar verip vermediği, mimarlık mesleğini icra ederken hep öncelikli düşünülmesi gereken konular, diyor. Bu bakımdan, günlük hayatta her bireyin, mimarlık disiplinine hakim olacak şekilde donanımlı olduğunu varsayıyor. Bizi mimariyle tanıştırdığı bu bölümde, mimarlığın mağarada yaşamdan bugüne insanlıkla yaşıt olduğunu, coğrafyayla şekillendiğini anlatıyor. Karadeniz’de ağaçtan, Mardin’de taştan yapının doğallığı gibi. Ve kitle iletişim araçlarının etkisini vurguluyor, Amerikan toplumunun banliyö hayatını, senelerce TV dizilerinde izlememizin etkisine dikkat çekiyor.
NEDEN MERİÇ ÖNER? Meriç Öner, küratör ve araştırmacı. Mimarlık eğitimi aldı. Gündelik hayatın işleyişine olan merakını yakın geçmiş ve geleceğe yönelik incelemelere dönüştürerek maddi çevreyi konu edinen çalışmalar yapıyor. 2007’de Garanti Galeri’de asistan olarak başladığı sergi, yayın, konuşma, film gösterimi gibi kamuya açık içerik üretimine 2010’da Salt’ın kurucu araştırma ve programlar yardımcı direktörü olarak devam etti. Salt’ta aynı birimin direktörlüğünü üstlendiği 2017-2021 döneminde yerel ve uluslararası düzeyde kurumlar arası iş birlikleriyle ortak öğrenme alanları yaratmaya önem verdi. İstanbul’da kurduğu Meriç Öner Culture Works bünyesinde bağımsız programlar geliştirmenin yanı sıra kültür alanında geniş kapsamlı danışmanlık ve uygulama hizmetleri sunuyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
28.Bölüm - Kadın sanatçılar hep vardı!
18 Jan 2025
00:16:54
#HerkeseSanat #feministsanat 🖌️ Bugün Doç.Dr. Elif Dastarlı rehberliğinde feminist sanatla tanışıyoruz. Feminist sanat nasıl doğdu, öncüleri ve örnek eserler…. NTVRadyo’da dinleyin.
NEDEN ELİF DASTARLI? Elif Dastarlı, modern ve çağdaş sanat üzerine çalışan sanat tarihi doçenti ve sanat eleştirmeni. Lisans ve doktora derecesini İstanbul Üniversitesi’nden, Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat yüksek lisans derecesini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden aldı. Çeşitli dergi ve yayınevlerinde editörlük yaptı, İngilizceden Türkçeye sanat kitapları çevirdi. Lizbon ve Strasbourg’da akademik çalışmalar yaptı. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışıyor. “Yan Kapıdan Girenler: Modern Türk Resminin Analizi” adlı kitabı, ortak yazarı olduğu “Feminist Art in Resistance: Aesthetics, Methods and Politics of Art in Turkey” başlıklı kitabı dışında çok sayıda kitaba yazar olarak katkıda bulundu. Dastarlı, AICA Türkiye (Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği) üyesi.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
27.Bölüm - Türkiye’de klasik müzik ve Türk Beşleri
11 Jan 2025
00:21:01
#HerkeseSanat 🎻🎹🎙️ Türkiye’de klasik müziğin gelişimi ve Türk Beşleri. Şef Rengim Gökmen, klasik müziği dinlemeye yeni başlayacaklar için “yüksek sanat” dediği bu müziği, neden önemli olduğunu, dinleyiciye ne kazandıracağını anlatıyor, tek bir besteci ismi vermek gerekirse burada Mozart’ın bu müziğe başlamak için en doğru besteci olduğunu düşündüğünü belirtiyor. Ve yeni başlayanları Türk Beşleri’yle tanıştırıyor: Cemal Reşit Rey, Ahmed Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferid Alnar, Necil Kazım Akses.
Rengim Gökmen’in bu bölüm için seçtiği müzik eserleri: Ahmed Adnan Saygun - Yunus Emre Oratoryosu Cemal Reşit Rey - Türkiyem (Senfonik şiir) Ulvi Cemal Erkin – Köçekçe
NEDEN RENGİM GÖKMEN? Müziğe küçük yaşlarda annesi opera sanatçısı Muazzez Gökmen’in denetiminde başladı, piyano ve kompozisyon çalışmalarını Ankara Devlet Konservatuarı'nda tamamladı, Türk hükümeti tarafından gönderildiği İtalya’da orkestra şefliği öğrenim gördü. İtalya’daki eğitiminden sonra Avusturya, İngiltere ve Hollanda'da orkestra şefliği üzerine çalışmalar yaptı, Avrupa'nın hemen hemen tüm ülkelerinde, Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Amerika’da konserler yönetti. Türkiye’de ve dünyada çok sayıda ödüle layık görüldü; Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müzik Direktörlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ve Genel Sanat Yönetmenliği görevlerinde bulundu. Halen, Ankara Bilim Üniversitesi’nde öğretim üyesi. Aynı zamanda Hacettepe Ankara Devlet Konservatuarında derslerini sürdürüyor. Türkiye’nin ilk ve tek daimi ulusal çocuk senfoni orkestrası olan Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’nın şefliğini ve Genel Müzik Direktörlüğünü yapıyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
#HerkeseSanat Zaman eriyor, nesneler bükülüyor, formlar değişiyor. Lale Müzesi sanat yönetmeni, halen devam eden Dali ve Matisse sergilerinin yardımcı küratörü Ece Yıldırımlı, Salvador Dali'nin hikayesini anlatıyor. Programda Dali’nin: Çocukluk travmaları ve kimlik arayışı, Sürrealizme uzanan içsel dönüşümü, Freud hayranlığı ve rüyaların dili, Gala ile karmaşık ama yaratıcı ortaklığı, Picasso ile rekabet ve hayranlık dolu ilişkisi, “Belleğin Azmi” gibi ikonlaşmış eserlerinin arka planı gibi pek çok detayını öğreniyoruz.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir. Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #ntvradyo #herkesesanat
26.Bölüm - Fotoğraf Sanatı - Hikaye Anlatan kareler
28 Dec 2024
00:16:57
#fotoğraf 📸 Sanatçı Sinem Dişli, sadece anı dondurmak değil, bir hikaye anlatma ve dünyayı yeniden şekillendirme yöntemi olarak gördüğü fotoğrafın Türkiye’deki yolculuğunu anlatıyor, bizi iki fotoğraf sanatçısıyla tanıştırıyor: Fotoğrafın tarihinde mihenk taşı olduğunu belirttiği Şahin Kaygun ile ilk profesyonel kadın fotoğraf sanatçımız Maryam Şahinyan. 1915’ten sonra Sivas’tan ailece geldikleri İstanbul’da babasından fotoğrafçılığı öğrenen ve fotoğraf stüdyosunu devralıp yaklaşık 50 yıl süreyle çalışan Maryam Şahinyan’ın arşivinin, aynı zamanda İstanbul’un demografik ve sosyo-kültürel dönüşümünün görsel arşivi olduğunu anlatıyor. Sinem Dişli’den her iki sanatçıdan seçtiği iki fotoğrafta gördüklerini dinliyoruz. Anlatımına eşlik etmesi için seçtiği müzik: Andrew Pekler – Underwater Nocturne.
NEDEN SİNEM DİŞLİ? Sinem Dişli, Urfa’da doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Heykel Bölümü’nden 2004 yılında mezun oldu. “20.YY Sanat Akımlarında Fotoğrafın Kullanımı ve Avangart Kuramı ile İlişkisi” baş̧lıklı tezi ile Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fotoğraf Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2005 - 2008 yılları arasında İstanbul Modern Sanat Müzesi’nin Fotoğraf Bölümünde çalıştı. 2008 yılında, Fotoğraf ve Görsel Sanatlar öğelerini birleştiren projesi “Özdirenç” ile School of Visual Arts New York’ta burs kazandı. ABD’de ICP International Center of Photography ve Cooper Union okullarında sanat eğitimleri aldı. Disiplinler arası çalışmalarını içeren kişisel sergiler açtı, birçok ülkede çok sayıda uluslararası karma sergiye katıldı. 2008’den bu yana İstanbul ve New York’ta yaşayan Sinem Dişli, 2018 yılında New York Times tarafından izlenmesi gereken yedi sanatçıdan biri olarak listelendi. Mezopotamya ve Fırat Nehri çevresindeki çevresel kaygılarla hareket eden sanatçının pratiği, egemen arkeolojik ve jeolojik yaklaşımların sömürgeci çerçevesini sorgular. Biyoçeşitliliği vurgulamaktan jeolojik zamanı çevresel krizle ilişkilendirmeye kadar, çalışmaları doğanın maddeselliği ve çeşitli kültürel pratiklerle ilişkisini yansıtır. Sanatsal pratiği fotoğraf, video ve heykelin yanı sıra deneysel baskı süreçlerini ve bilimsel görüntü oluşturma metodolojilerini kapsar.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında. #herkesesanat #ntvradyo #fotoğrafsanatı #şahinkaygun #maryamşahinyan #sinemdişli
25.Bölüm - Sanat neden iyi gelir?
21 Dec 2024
00:17:57
#HerkeseSanat 🖼️ Sanat neden iyi gelir? Anlatan: Psikiyatr - Psikanalist Hüner Aydın.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
24.Bölüm - Şimdi Fındıkkıran zamanı
14 Dec 2024
00:21:35
#HerkeseSanat 🩰 Yılbaşı öncesi #FındıkkıranBalesi zamanı. Dünyada şu sıralarda yaklaşık bin ayrı Fındıkkıran sahneleniyor, Türkiye dahil. Bugün biz de, Çaykovsky’nin son eseri olan ve ilk kez 300 yıl önce sahnelenen Fındıkkıran'la tanışıyoruz. Mehmet Balkan’a göre hiç bale izlemeyen bile bu baleden memnun ayrılıp bir başkasına gitmek ister. Bugün biz de, 20 yıl önce Mehmet Balkan'ın yaptığı koreografiyle yeniden sahnelenmesini fırsat bildik, Fındıkkıran Balesi’yle tanışmak istedik. Sayısız kez bu temsilde dans eden dünyaca ünlü balet ve koreograf Mehmet Balkan, rejisini ve koreografisini yaptığı Fındıkkıran Balesi’nin hikayesini anlatıyor, büyükleri, çocuklarını alıp izlemeye davet ediyor. Diyor ki; daha önce hiç bale izlememiş bile olsanız, bu baleyi izledikten sonra salondan memnun ayrılacak, bir başka baleyi izlemek isteyeceksiniz. ... Hikaye, 1850’li yıllarda bir Noel günü küçük Clara’ya bir “fındıkkıran” hediye edilmesiyle başlıyor. Mehmet Balkan, Fındıkkıran Balesi’nin hikayesini anlatıyor. İlk kez 1892’de sahnelenen Fındıkkıran Balesi nasıl güncellendi? Kostümler, dekorlar?.. Peki sahne? Peki mesela bir AVM salonunda, çağdaş dansla Fındıkkıran temsili yapılırsa nasıl olur? Daha önce hiç bale izlememiş biri temsili izlerse ne anlar? Mehmet Balkan’a göre Fındıkkıran’ın özelliği ve güzelliği her kesime yardımlaşma ve birbirini koruyup sevme mesajı vermesi. İyi dinlemeler
NEDEN MEHMET BALKAN? Ankara Devlet Konservatuarı'ndan onur derecesiyle mezun oldu. Davet üzerine burslu olarak; sırasıyla Bolşoy Tiyatro Okulu'nda, Londra'da Kraliyet Bale Okulu'nda eğitim gördü. Ankara Ulusal Balesi'nin solisti oldu. Münih Devlet Balesi'ne solo sanatçı olarak davet edildi, daha sonra Hannover, Bonn, Pittsburg, Anvers’ta baş dansçı olarak çalıştı. Konuk sanatçı olarak Kanada’dan Tokyo’ya, Paris’ten San Francisco’ya, Moskova’dan Viyana’ya dünyanın dört bir yanında dans etti. 1990’da “usta balet” olarak Hannover Devlet Operası'na döndü. 1992'de koreograf olarak da sorumluluk üstlendi. 1997’den 2001’e kadar Hannover Devlet Balesi'nin Sanat Yönetmeni olarak görev yaptı. Don Kişot’tan Fındıkkıran’a, Giselle’den Kuğu Gölü’ne pekçok balenin koreografisini yaptı, sayısız ödül aldı. 1999’da Türkiye'de Antalya Ulusal Operası'na Sanatsal Bale Danışmanı olarak atandı. Türkiye ve dünyanın dört bir yanında misafir öğretmen ve konuk koreograf olarak çalıştı; “yılın en iyi yönetmeni”, “yılın en iyi koreografı” ödülleri aldı. Mehmet Balkan, 2009’dan bu yana Türkiye Ulusal Bale Tiyatrosu'nun Baş Koreografı. 2014 yılından bu yana da İstanbul Bale Festivali Yarışması'nın Sanat Yönetmenliğini yapıyor. Bale koreograflığı kariyerine paralel olarak 1995 yılından bu yana opera yönetmen ve koreograflığını da yürütüyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat Cumartesi 12.30, Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
23.Bölüm - Her insan bir sanatçı!
07 Dec 2024
00:21:59
#herkesesanat #çağdaşsanat
Bir pisuar sanat tarihini nasıl değiştirdi? Öncüsü Beuys’a göre her insan bir sanatçı! Yüksek ve alçak kültür arasındaki sınırı bulanıklaştıran sanat biçimi! Anlamak çok zor! ... Bilgi Üniversitesi’nden Esra Yıldız rehberliğinde çağdaş sanatla tanışıyoruz. Çağdaş sanatın ne olduğunu, önemli sanatçı ve eserleri öğreniyoruz. ... Çağdaş sanat, yüksek kültürle alçak kültür arasındaki sınırı bulanıklaştıran, salt estetikten uzak, toplumsal kaygılarla üretilen sanat biçimi. Öncülerinden Joseph Beuys’a göre, her insan bir sanatçı. Belki bu yüzden çağdaş sanatı anlamak zor! Tarihsel aralık açısından sanat tarihçileri iki döneme işaret ediyor: İlki, 2. Dünya Savaşı sonrası dönem. Milyonlarca insanın toplama kamplarında öldürülmesi ve bundan sonra artık nasıl devam edileceği sorusu. Frankfurt Okulu’nun temsilcisi Adorno’nun, “Auschwitz’ten sonra şiir yazılamaz” sözünün ardından sanatçıların yapıtlarına dikkat çekti. İkinci dönem, 1960’dan günümüze kadar devam eden dönem. Feminizm, çevre hareketlerinin yükselişi, siyah haklar hareketi, 1968’de gençlerin ve işçilerin hareketi açısından önemli dönem. Sanatçıların bunlara karşılık gelen üretimlerini görüyoruz... ... Esra Yıldız’ın çağdaş sanata örnek olarak anlattığı sanatçılar ve eserleri: “Hazır yapıt” terimini literatüre kazandıran Fransız sanatçı Marcel Duchamp - 1917'de Bağımsız Sanatçılar Sergisi’ne gönderdiği ancak reddedilen eseri “çeşme / pisuvar”, modern sanat döneminde olsa bile, çağdaş sanatın kırılma noktası kabul ediliyor. Çağdaş sanatta önemli bir yeri olan, toplumu sanat aracılığıyla şekillendirmede önemli rolü olan Alman sanatçı Joseph Beuys. Ona göre her insan bir sanatçı. Almanya’da 2. Dünya Savaşı’nda tahrip edilen ve ekolojik yapısı bozulan Kassel kentini canlandırma amacıyla yaptığı “7 bin meşe” çalışması, örnek eserlerden.
Bu bölüm için seçtiği müzikler: John Cage’ten “Music for Marcel Duchamp” ve “Fontana Mix” Joseph Beuys - Sonne statt Reagan 1982
Türkiye’den örnek verdiği sanatçılar: Ayşe Erkmen - Berlin’de bir evin dış cephesindeki “mış’lı” yerleştirmesi. İstanbul’da İstiklal Caddesi’nin Tünel tarafındaki bir heykeli var. Nur Koçak, Nil Yalter ve Sarkis’in de 70’lerden itibaren öncü isimler. Filmlerin, çağdaş sanatı anlamak açısından önemini vurguladı. Agnes Varda’nın “Les Glaneurs et la glaneuse” / “Toplayıcılar ve Ben” adlı belgeselinin izlenmesini önerdi, neden önemli olduğunu anlattı. Çağdaş sanat ve felsefe ilişkisine dikkat çekti, Fransız felsefeci Jean Francois Lyotard’ın 1985'te Paris Pompidou Kültür Merkezi'ndeki sergisinin önemli olduğunu belirtti. Bu sergi için: www.centrepompidou.fr/en/collection/…materiaux-1985 Ve günümüz filozoflarından Fransız sanatçı Georges Didi-Huberman’ın halen Madrid’de devam eden sergisini işaret etti. Bu sergiyle ilgili için: www.museoreinasofia.es/en/exhibition…-troubled-air
NEDEN ESRA YILDIZ? İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültür ve Sanat Yönetimi Bölümünde öğretim üyesi. Lisans derecesini Çevre Mühendisliği (İstanbul Teknik Üniversitesi, İTÜ) ve Sosyoloji (İÜ), yüksek lisans (İTÜ) ve doktora derecelerini (İTÜ) Sanat Tarihi bölümünden aldı. Doktora çalışmaları sırasında Technische Universität Berlin’de bulundu. Doktora sonrası çalışmalarını Berlin Humboldt Üniversitesi ve Paris EHESS’te sürdürdü. Critical Arts, African Arts, International Journal of Arts Management gibi dergilerde, Routledge, Intellect, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları gibi yayınevlerinden çıkan kitaplarda akademik çalışmaları, makaleleri yayınlanıyor. Akademik çalışmalarının yanı sıra, Sayfalar Arasında Bir Gölge: Sahaf Vahan (2010) ve Vatansız (2021) belgesel filmlerinin yönetmeni.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Nacide Berber uzmanlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor.
Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, tekrarı Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
HERKESE SANAT’TA DAHA ÖNCE
Bu programda daha önce Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanat galerilerinden Öktem Aykut’un kurucu ortağı Tankut Aykut, sanat galerisini anlattı.
Sanat tarihçisi Osman Erden, Andy Warhol’la özdeşleşen Pop-Art akımıyla tanıştırdı, çağdaş sanatı anlamanın yolunun pop-art akımını anlamaktan geçtiğini söyledi.
22.Bölüm - Fotoğraf okur-yazarlığı
30 Nov 2024
00:20:54
#HerkeseSanat #fotoğraf 🚋 Fotoğraf artık hayatın her alanında. Peki Ara Güler’in bu ünlü fotoğrafı size ne anlatıyor? İstanbul Modern'in Fotoğraf Bölümü Yöneticisi Demet Yıldız Dinçer'den her yönüyle fotoğrafı dinleyin.
NEDEN FOTOĞRAF? İstanbul Modern Sanat Müzesi’nde küratör ve fotoğraf bölümü yöneticisi olan Demet Yıldız Dinçer, icadından bu yana hayatımızın her alanında olan fotoğrafı anlattı. Arşiv değeri olan, sanat değeri olan, haber değeri olan ve kanıt değeri olan fotoğrafın hayatın merkezine yerleştiğini, dolayısıyla fotoğraf okur-yazarlığının çok önem kazandığını vurguladı. Fotoğrafla ilgilenmeye yeni başlayanlarla, bu konuya kafa yormak isteyenlere şunları okumalarını önerdi: Susan Sontag - Fotoğraf üzerine Roland Barthles - Camera Lucida Walter Benjamin - Teknik Olarak Yeniden Üretilebilirlik Çağında Sanat Eseri.
ARA GÜLER’İN FOTOĞRAFI Ara Güler’in 1960’larda, Beyoğlu’nda karlı bir kış gününde çektiği tramvaylar fotoğrafının ne anlattığını şöyle anlattı: “... Beyoğlu’nda Galatasaray’ın köşesinde tramvayları gösteren bir fotoğrafı. 1960’larda çekmiş. Bir tramvay çoğunlukla ticaretle uğraşan azınlıkların yaşadığı Kurtuluş’tan geleneksel ticaretin merkezi Eminönü’ne gidiyor, diğeri ise varlıklı sınıfların yaşadığı Maçka’dan fotoğrafın çekildiği yıllarda İstanbul’a ülkenin çeşitli yerlerinden göç eden işçilerin yerleştiği Hürriyet Mahallesi’ne gidiyor. Kompozisyonun merkezinde bu tramvaylar, çevresinde ise İstanbul’u az gördüğümüz bir kar manzarası.” Peki az gördüğümüz o manzarada neler var? Fotoğrafı karşınıza alın ve Demet Yıldız Dinçer’i dinleyin.
NEDEN DEMET YILDIZ DİNÇER? Demet Yıldız Dinçer, İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde Küratör ve Fotoğraf Bölümü Yöneticisi olarak görev alıyor. Lisans derecesini ABD’de Beloit College’dan, yüksek lisans derecelerini Sabancı Üniversitesi’nden Görsel Sanatlar/Görsel İletişim Tasarımı ve Kültürel Çalışmalar alanlarında aldı. Kariyerini güncel sanat alanında İstanbul Bienali'nde sürdürdü. Fotoğraf sergileri küratörlüğünün yanı sıra Thames & Hudson ve Hannibal Books gibi yayınevlerine ait yayınlara katkıda bulundu ve çeşitli uluslararası fotoğraf ödül ve festivallerine aday göstericilik ve jüri üyelikleri yaptı.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz. Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Operadan çağdaş dansa, resimden heykele, barok müzikten pop-art’a, performans sanatından dijital sanata, Picasso’dan Andy Warholl’a... Her sanat dalını, en iyi bilenlerden dinliyoruz. Nacide Berber soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, tekrarı Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
21.Bölüm - Sanat galerisi nefes aldırır
23 Nov 2024
00:18:30
#HerkeseSanat 🖼️ “Attığımız her adımda bizi kuşatan bir algoritmik çerçeve içinde yaşıyoruz. Tüm bu tanımlı ziyaretler içinde bizi şaşırtmayı bırakın neredeyse kendi sıkıcılığımızla kuşatan bir üretimle karşılaşabiliyoruz. Ama özel sanat galerilerinde her zaman daha sıradışı üretimlerle karşılaşabiliriz. Sanat galerilerini ziyaret etmenin çok pratik nedenleri de var. Nefes alınacak alanlar. “Sanat galerileri, sanatla, sanat eseriyle daha filtresiz ilişki kurma alanları.” ... Bu hafta bir sanat galerisine giriyoruz. Rehberimiz, Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanat galerilerinden ÖktemAykut’un kurucu ortağı Tankut Aykut. Çağdaş sanat galerilerine gitmek bize ne kazandırır? Galeride nasıl davranmalı? Türkiye’deki galeri tarihini, ilk galericileri bilmek gerekir mi? Ankara’da, İstanbul’da hangi galerilere gidelim?
NEDEN TANKUT AYKUT? Kültürel çalışmalar alanında Sabancı Üniversitesi’nde lisans, Bremen Jacobs Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimi aldı. 2013 yılından bu yana sanat galerisi işletiyor. İstanbul’da ÖktemAykut galerisinin kurucu ortağı.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz. Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Operadan çağdaş dansa, resimden heykele, barok müzikten pop-art’a, performans sanatından dijital sanata, Picasso’dan Andy Warholl’a... Her sanat dalını, en iyi bilenlerden dinliyoruz. Nacide Berber soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor. Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, tekrarı Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için programın tüm kayıtları ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
20.Bölüm - Dede Efendi'yi dinliyoruz
09 Nov 2024
00:24:28
#HerkeseSanat #DedeEfendi
NTVRadyo’nun Herkese Sanat programında bugün Dede Efendi’yle tanışıyoruz.
İstanbul Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’ndan Müzikolog Doç.Dr. Şeyma Ersoy Çak, bize Dede Efendi’yi anlatıyor, şarkılarını çalıyor. Bu bölümde, Osmanlı Sarayı’nda gelişen edebiyat ve müziği de dinliyoruz.
DEDE EFENDİ’Yİ DİNLİYORUZ
... Makam müziği, özümüzü anlamamıza yardımcı oluyor, iç dünyamızı yansıtıyor. Bazen bir türküyle, bir şarkıyla, küçükken dinlediğimiz bir ninniyle ilk tohumlar atılıyor. Bu bizim kültürel belleğimizde, içimizde var. Ve bunu ortaya çıkartmak, tarihimizi anlamak için bu müziği dinlemeliyiz. Belki de kendimizi tanımak için Dede Efendi’nin müziğini dinlemeliyiz. Dede Efendi bizim kutup yıldızımız. ... Dede Efendi, bir eseriyle III. Selim’in dikkatini çekerek saraya giriyor. O eser: Buselik makamındaki “Zülfündedir benim bahtı siyahım” şarkısı. ... Farklı bir kimlik, dönüştürücü bir sanatçı Dede Efendi. Hem saraya, hem halka hitap ediyor. Ahmet Hamdi Tanpınar da onu öyle tarif ediyor: Halka açık! ... 18 – 19 yaşındayken Yenikapı Mevlevihanesi’nin müdavimleri arasına giriyor, tasavvuf dersleri alıyor, 1801 yılında da ‘çile’sini tamamlayıp ‘dede’ unvanı alıyor. ... 1842 yılında kendi isteğiyle saraydan ayrılıyor, Sultan Abdülmacit’in kendisi için yaptırdığı konağa geçiyor. 4 yıl sonra hacca giderken yolda ölüyor. ... 500’den fazla bestesi olan Dede Efendi’nin Türk musikisinin ayin, durak, tevşih, savt, ilahi, peşrev, saz semaisi, kar, karçe, kar-ı natık, murabba, semai, şarkı, türkü, köçekçe gibi dini ve din dışı sahadaki hemen her formunda eseri var.
BÖLÜM MÜZİKLERİ Itri – Nevakâr open.spotify.com/intl-tr/track/4E…2e57ca7ef6754488
Dede Efendi - Yine bir gülnihal open.spotify.com/intl-tr/track/5O…3c48e9db2a574698
Dede Efendi - Gözümde Daim open.spotify.com/intl-tr/track/1Q…ab6fb19b55b4475e
Dede Efendi - Yine neş'e-i muhabbet open.spotify.com/intl-tr/track/2j…b8ac8ee375c44348
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz.
Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Operadan çağdaş dansa, resimden heykele, barok müzikten pop-art’a, performans sanatından dijital sanata, Picasso’dan Andy Warholl’a...
Her sanat dalını, en iyi bilenlerden dinliyoruz. Nacide Berber onlara soruyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor.
Herkese Sanat Cumartesi saat 12.30’da, tekrarı Pazar saat 18.30’da NTVRadyo’da.
Kaçıranlar için programın tüm bölümlerin kaydı, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
19.Bölüm - Pop-art’la tanışıyoruz
02 Nov 2024
00:23:12
#HerkeseSanat #PopArt 📻 Sanat tarihçisi Osman Erden bugün bizi Andy Warhol’la özdeşleşen Pop-Art akımıyla tanıştırıyor. Akımın kaygılarını, öncülerini, önemli eserlerini anlatıyor. “Popüler kültür” diye ciddiye alınmayan pop-art’a farklı bakan Erden’e göre, çağdaş sanatı daha iyi anlamak için pop-art’ı bilmek gerekir. Osman Erden, pop-art akımının neden önemli olduğunu, bazı sanat tarihçilerinin “popüler kültür” diye eleştirdiği bu akımın öncülerini, “yüksek kültür ile kitle kültürü arasında hiyerarşik ayrım görmeyen, kitle kültürünün de en az yüksek kültür kadar önemli olduğu” yaklaşımını, öncülerini, kaygılarını, önemli eserlerini anlatıyor.
“Çağdaş sanatı anlayabilmek için, giriş yapmak için pop-art’ı tavsiye ederim. Sadece hoş vakit geçirme alanı olarak değil, entelektüel birikim, ortaya çıktığı dönemi siyasi, sosyolojik ve konjonktürel olarak da çok iyi açıkladığı için önemli” diyor, Osman Erden. Bir resimde, gündelik hayatta kullandığımız sıradan objeler, parfüm şişesi, araba görürseniz, pop-art ile ilişkilendirebileceğinizi, söylüyor.
Sanatı müzelerden, yüksek kurumlardan çıkararak hepimizin gündelik hayatı yapan bu akımı popülerleştiren Andy Warhol’un eserlerini anlatıyor. Onun Marilyn Monroe portresindeki hüzne dikkat çekiyor, portrelerden sonraki “ölüm ve felaketler dizisi”ni anlatıyor. Erden’in verdiği bilgilere göre, Türkiye’de ondan esinlenen sanatçılarımız var: Nur Koçak, Gülsün Karamustafa, Burhan Doğançay, Özdemir Altan, Halil Altındere...
BÖLÜM MÜZİKLERİ Erden, bu bölüm için Lou Reed’den “Walk On The Wild Side” ve David Bowie’den “Andy Warhol” şarkılarını seçti. Andy Warhol Müzesi www.warhol.org/
NEDEN OSMAN ERDEN? Osman Erden, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat programında "Nasyonal Sosyalizmin Alman Sanatına Yansıması" başlıklı yüksek lisans tezini tamamlamasının ardından "Türkiye'de Güncel Sanat Alanını Şekillendiren Unsurlar" başlıklı teziyle doktor ünvanını kazandı. Erden halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nde doktor öğretim üyesi olarak görevini sürdürüyor.
UNESCO'ya bağlı Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA) Türkiye Şubesi’nin 2008-2011 yılları arasında yönetim kurulu üyeliği, 2011-2014 yılları arasında başkanlık görevlerini yerine getiren Erden’in 2016’da Modern Sanatın Kısa Tarihi adlı kitabı yayınlandı. Erden halen “Erken Modern Dönem Sanatı” ve “Almanya’da Nazi İktidarının Kültür Politikaları” başlıklı kitaplar üzerine çalışmalarını sürdürüyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz. Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Opera, klasik bale, Picasso, heykel, sanat sineması, çağdaş dans, performans sanatı, dijital sanat... Her bölümde, o sanat dalını, örnekleriyle, en iyi bilenlerden dinliyoruz. Nacide Berber soruyor, bilenler anlatıyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor.
Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için NTVRadyo’da yayımlanan tüm bölümler www.ntvradyo.com.tr ile Spotify ve #podcast platformlarında.
18.Bölüm - Sanat ve festival
19 Oct 2024
00:22:10
#HerkeseSanat 🥳👏💃🕺 Sanat ve festival! Birlikte eğlenmek!..
Pandemi dönemini hatırlayın, en çok neye ihtiyacımız vardı? Birlikte eğlenmeye, şarkı dinlemeye, söylemeye, aynı halini paylaşmaya... Doç.Dr. Serhan Ada bizi sanat festivalleriyle tanıştırıyor.
“Birlikte eğlenmek, parçası olmak, hani yürekten şarkı söyleyerek ya da bir tiyatro oyununu protesto ederek, o ruh halini paylaşmak... Tüylerin diken diken olması... Metroda kulaklıkla dinlemek gibi değil, festivallerin bir parçası olmaya çağırabiliriz dinleyicileri.” Doç.Dr. Serhan Ada böyle başladı, sanat festivallerinin önemini anlatmaya. Woodstock’tan İKSV festivallerine, pandemi günlerinden bugüne...
BÖLÜM MÜZİKLERİ Doç.Dr. Ada iki şarkı seçti, bu bölümde aralarda çalınması için. Maher Zain - Palestine Will Be Free Feyruz - Le Beyrut İyi dinlemeler
17.Bölüm - Barok müzikle tanışın
12 Oct 2024
00:24:34
#HerkeseSanat 🎹 Aydın Büke rehberliğinde barok müzikle tanışıyoruz. Barok, Portekizce “şekli bozuk inci” demek. Bu müziği küçümsemek için söylenmiş. Peki, barok müzik eserlerinin yüzde 99,9’unun sipariş üzerine bestelendiğini biliyor muydunuz? Aydın Büke, bugün klasik müzikte en sevilen 5 parça arasında çoğunluğun barok dönem eseri olduğunu söylüyor. Çünkü, insanı kolay yakalayan bir müzik. Barok dönemde hiçbir şeyin doğal olmadığını, her şeyin yapmacık olduğunu, süslendiği belirtiyor; Versay Sarayı’nın süslemelerine, insanların kıyafetlerine, makyajına dikkat çekiyor. Ve barok dönem yazarı olan Shakespeare’in, “Tüm dünya bir sahnedir” sözüne vurgu yapıyor. Aydın Büke seçtiği barok parçalar eşliğinde, barok müziği anlatıyor.
NEDEN AYDIN BÜKE? Aydın Büke, İstanbul Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümü’nden (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı) mezun oldu. Avusturya’daki üç yıllık müzik eğitiminden sonra, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın sınavını kazanarak bu kurumda flüt sanatçısı olarak çalışmaya başladı. 2015’te emekli oldu. 2003 - 2010 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde müzik tarihi dersleri verdi. 2008-2023 yılları arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda müzik tarihi dersleri verdi. Borusan Klasik için radyo programları hazırlayan, özel kurumlarda müzik tarihi seminerleri veren Aydın Büke’nin yayımlanmış kitapları:
İki Dahi Üç Opera (Boyut Yayınları) Bach – Yaşamı ve Eserleri (Can Yayınları) Mozart – Bir Yaşamöyküsü (Can Yayınları) Müziği Yaratanlar – Barok Dönem (İpek Mine Sonakın ile ortak çalışma - Epsilon Yayınları) Chopin – Tuşlara Adanmış Bir Yaşam (Can Yayınları) Romantizmin Işığı Clara (Can Yayınları) Beethoven – Müziğin Dönüm Noktası (Can Yayınları)
BÖLÜMDE ÇALINAN MÜZİKLER
George Frideric Handel Music for the Royal Fireworks - Krallık Donanma Fişekleri İçin Müzik La Paix (Barış) La Réjouissance (Sevinç, Neşe) Yorumcu: Le Concert des Nations, Jordi Savall
Johann Sebastian Bach BWV 71, “Gott ist mein König” Kantatından, “Du wollest dem feinde…” Choral Bölümü - “Canavara teslim etme kumrunun canını.” Aydın Büke, program kaydında bu sözlerin müzikle nasıl anlatıldığını anlatıyor. Yorumcular: İngiliz Barok Solistleri, Monteverdi Korosu, John Eliot Gardiner
Jean Philippe Rameau Nouvelles suites de piece de clavecin “La Poule” – “Tavuk” Yorumcu: Kenneth Gilbert
Johann Sebastian Bach İtalyan Konçertosu – II. Bölüm, Andante Yorumcu: Rafał Blechac
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Anlamayacağımızı düşündüğümüz sanat dallarıyla, o sanatı bilen, uygulayan ya da izleyenlerin rehberliğinde tanışıyoruz. Çünkü bilmek için sevmek, sevmek için de önce tanışmak gerekir! Opera, klasik bale, Picasso, heykel, sanat sineması, çağdaş dans, performans sanatı, dijital sanat, Mozart... Her bölümde, o sanatın farklı türlerini, önde gelen eserlerini öğreniyoruz.
Herkese Sanat cumartesi 12.30, tekrarı pazar 18.30'da NTVRadyo'da.
Programın her bölümünü, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresine ve podcast platformlarına yüklüyoruz.
Kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler, istedikleri zaman, istedikleri yerde dinleyebilsin diye.
Türk müziğinde nihavent, hicaz ya da saba makamı yaygın ama bugün eser verilmiş 200 – 300 makamdan kaçı, kaç müzisyende tınlar? Kaç müzisyen, duyduğu anda makamı tanır? Peki dinleyici nasıl tanıyacak? Gönül Paçacı makamları anlatıyor.
Ey mutrib-i zevk âşina Bir şarkı yaptım ben sana Raftâr-ı tarz-ı nev-edâ Çal söyle eğlen daima.
NEDEN GÖNÜL PAÇACI?
Gönül Paçacı Tunçay, Türk müziği ses sanatçısı ve besteci. 1983 yılından bu yana kadrolu ses sanatçısı olduğu İstanbul Belediye Konservatuarı Türk Musikisi İcra Heyeti'nin şefi. İstanbul Üniversitesi'nin Müzikoloji Bölümüne bağlı "Osmanlı Dönemi Karşılaştırmalı Müzik Lisans Programı" ve "Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi"nin kurucusu ve müdürü.
NEDEN HERKESE SANAT?
Uzak durduğumuz sanat dallarıyla tanışıyor, o sanat dalının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Çünkü anlamak için tanışmak gerekir.
Nacide Berber’in hazırladığı program cumartesi 12.30, pazar 18.30’da NTVRadyo’da.
Herkese Sanat programı kayıtları, radyoda yayınlandıktan sonra ntvradyo.com.tr adresinde ve podcast platformlarında.
#HerkeseSanat #Picasso ile tanışıyoruz 🖌️ Sanat tarihinin en önemli savaş karşıtı eseri olan Guernica’dan “yamuk” figürlerine, sanatı ve özel yaşamı arasındaki karmaşık ilişkiye Picasso... Nasıl bir aileye, sosyal çevreye, dünyaya doğdu? Kişisel yaşamı ve sanatı arasındaki karmaşık ilişkiyi, resimden seramiğe çok yönlü bir sanatçı olarak kendisini yeniden yeniden nasıl yarattığını, bu kadar popüler ve zengin olmasının nedenini öğreniyoruz. Kültür Yolu kapsamındaki Picasso sergisine gitmeden önce bu bölümü dinleyin. Anlatan: Sanat tarihçi, akademisyen, küratör, Prof.Dr. Marcus Graf
NEDEN PİCASSO? Çünkü sanat dünyasında devrim yarattı, sanat tarihinde silinmez izler bıraktı. Gravürleri, çizimleri, posterleri, litografileri ve fotoğraflarından oluşan, tamamı orijinal ve mirasçılar tarafından onaylanmış 170 parça eseri “Kültür Yolu Festivali” kapsamında Türkiye’de çeşitli şehirlerde sergileniyor. “Pablo Picasso - Resimden Seramiğe Bir Serüven” adlı sergiye gitmeden önce bu bölümü dinleyin. Marcus Graf’ın anlatımına, onun seçtiği Astor Piazzolla’nın eseri “Libertango” ve Edith Piaf’tan “Non, Je ne regrette rien” şarkısı eşlik ediyor. Picasso sergisi: kulturyolufestivali.com/ Guernica: www.museoreinasofia.es/coleccion/obra/guernica Avignonlu kızlar: www.moma.org/collection/works/79766
NEDEN MARCUS GRAF? Prof. Dr. Marcus Graf, 1974, Almanya’da doğdu. Hildesheim Üniversitesi’nde Kültür Bilimi ve Estetik İletişimi Fakültesinde Plastik Sanatlar ve Sanat Bilimi Bölümünde okuduktan sonra çeşitli sanat kurumlarında proje yöneticisi, küratör, eğitmen, yazar ve sanatçı olarak çalıştı. 2003 yılından beri Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim üyesi. 2017’de profesör oldu ve 2019’dan beri Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü Başkanı olarak çalışmaya devam ediyor. 2001’den beri İstanbul’da yaşayan Marcus Graf, 10. İstanbul Bienali’nden Contemporary İstanbul’a, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nden Baksı Müzesi’ne, Cer Modern’den Müze Gazhane’ye çeşitli kurumlarda 150’den fazla sergide küratörlük yaptı. Akademisyenlik, küratörlük ve sanat danışmanlığı yanında çok sayıda kitap ve dergide sanat yazarlığını yaptı.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz. Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Opera, klasik bale, Picasso, heykel, sanat sineması, çağdaş dans, performans sanatı, dijital sanat... Her bölümde, o sanat dalından örnekler eşliğinde, en iyi bilenlerden dinliyoruz. Nacide Berber soruyor, bilenler anlatıyor, Cengiz Saral yayına hazırlıyor.
15.Bölüm - MSGSÜ Heykel Bölümü’nden Ömer Emre Yavuz ile sergi geziyoruz
21 Sep 2024
00:20:55
#HerkeseSanat #Heykel 🗿
Bu hafta Richard Serra, İlhan Koman ve Kuzgun Acar’ın heykelleriyle tanışıyoruz. Olafur Eliasson’un iklim krizine dair çarpıcı bir anlatımı olan İstanbul Modern’deki “Iced watch” sergisini geziyoruz.
Rehberimiz Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nden Ömer Emre Yavuz.
“Heykelin dünyaya bakışımızı çok çeşitli yollardan şekillendireceğini, bu sanatı anlamanın yaşama farklı bir açıdan bakmak anlamına gelebileceğini” söylüyor Yavuz. 20. yüzyılın en önemli heykeltraşı olduğunu belirttiği Richard Serra’nın önemini anlatıyor, “mekana özgü heykel” yaklaşımına vurgu yapıyor, bir yapıtı üzerine müze inşa edildiğini söylüyor.
Programda, Türkiye’den kült heykel örneği olarak Kuzgun Acar ve İlhan Koman’ın heykellerini tanıyoruz. Kuzgun Acar’ın 1967 yılında İMÇ’nin dış cephesine yerleştirdiği “Kuşlar” heykeli, İlhan Koman’ın 1980 yılında Zincirlikuyu’da Halk Bankası önüne yerleştirdiği, şimdilerde İstiklal Caddesi’ndeki Yapı Kredi Kültür Merkezi binasında bulunan “Akdeniz” heykeli. Kuzgun Acar’ın heykel sanatına katkıda bulunan kafes telinden imal ettiği heykellerini, İlhan Koman’ın matematikle sanatı bir arada kullandığı “Sonsuzluk eksi bir” ve Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’nde sergilenen “Pi serisi” yapıtlarını tanıyoruz. Koman’ın heykel çalışmalarıyla bir ilke imza atarak, tasarım alanında patent aldığını öğreniyoruz. Son olarak, Olafur Eliasson’un İstanbul Modern’de devam eden ve iklim değişikliğini çarpıcı bir şekilde sergileyen “Iced watch” (Buz Saati) adlı sergisini geziyoruz.
NEDEN ÖMER EMRE YAVUZ? Lisans eğitimini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nde yaptı. Yurtiçi ve yurt dışında kişisel sergiler açtı ve karma sergilere katıldı. Halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Heykel Bölümü’nde Öğretim Üyesi olarak çalışıyor.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz. Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Opera, klasik bale, Picasso, heykel, sanat sineması, çağdaş dans, performans sanatı, dijital sanat... Her bölümde, o sanat dalından örnekler eşliğinde, en iyi bilenlerden dinliyoruz.
Herkese Sanat Cumartesi 12.30’da, Pazar 18.30’da NTVRadyo’da.
Nacide Berber’in hazırladığı programın podcast kaydı, radyoda kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için www.ntvradyo.com.tr adresinde, Spotify ve tüm podcast platformlarında.
Pi Serisi’ni izlemek için: x.com/BounLibrary/status/1301146074313379840
14. Bölüm - ‘Perilerin evi’ni geziyoruz
14 Sep 2024
00:24:53
#HerkeseSanat #müze
“Müze demek, perilerin evi, demek. Orada gördüklerinizin taşıdığı ruhları aktaracak birikim vardır. Sizi bir ruhlar dünyasına, imajinasyon dünyasına götürürler. Hayatımızdan masallar gittikçe, ötekini sevmemeye, anlamamaya başladık, kültürel yabancılaşma başladı. İşte müzeler, kültürel yabancılaşmadan bizi bu tarafa çeker, gitme, sen yabancı değilsin, der.” ...
Prof.Dr. Hüsamettin Koçan müzeyi anlatmaya bu sözlerle başlıyor, bizi müzeyle tanıştırıyor, müzeye davet ediyor. Türkiye’de müzecilik hareketinden, köyüne dönen gurbetçilerin getirdiği kültüre, zevklerine.... Parası olanların kültürel ortama katkıda bulunmak istemesinden Baksı Müzesi’ni neden kurduğuna... Etnoğrafya müzesinden çağdaş sanat müzesine... İstanbul Modern’den Eskişehir’deki Odun Pazarı Müzesi’ne, Bayburt’taki Baksı Müzesi’ne... Hüsamettin Koçan’ı, bu program için seçtiği Erik Satie’nin müziği eşliğinde dinleyin. (Gymnopédie No. 1 ve Gnossienne 1)
Herkese Sanat Cumartesi saat 12.30’da NTVRadyo’da. Programın tekrarı Pazar 18.30’da. NTVRadyo’da yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için podcast kaydı ntvradyo.com.tr adresinde, Spotify ve tüm podcast platformlarında.
NEDEN HÜSAMETTİN KOÇAN? Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu resim bölümünden 1970 yılında mezun oldu. 1975'te, aynı okulda asistan olarak çalışmaya başladı. 1978 yılında Avusturya Hükûmet Bursu ile Salzburg'taki Uluslararası Güzel Sanatlar Yaz Akademisi'nde eğitim aldı. "Salzburg Şehir Onur Ödülü"ne layık görüldü. 1980 yılında Türk halk resimleri üzerine yaptığı araştırmasını tamamladı. Ertesi yıl öğretim görevlisi oldu. 1983 senesinde, Marmara Üniversitesi'nden sanatta yeterlik derecesini aldı. 1986'da doçent, 1993'te profesör oldu. 1997'den 2005'e kadar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde dekanlık görevini sürdürdü. UNESCO'ya bağlı bir kuruluş olan Uluslararası Sanat Derneği'nin (AIAP) Türkiye ayağının kurulmasında rol oynayan Koçan, 1990-1995 yılları arasında bu dernekte yönetim kurulu başkanlığı yaptı. Avustralya’dan Almanya’ya, Belçika’dan Güney Kore’ye, İtalya’dan Fransa’ya, İngiltere’den Japonya’ya birçok ülkede çalışmalar yaptı, araştırmalarda bulundu. 1997 yılında Gezici TIR Sanat Galerisi Projesi’ni hazırlayıp hayata geçirdi, Bayburt, Erzurum, Van ve Diyarbakır’a götürdü. Doğduğu yer olan Bayburt’un eski adıyla Baksı, yeni adıyla Bayraktar köyünde müze kurma fikri 2000 yılında filizlendi. Bu fikri hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında Baksı Kültür Sanat Vakfı’nı kurdu. Müze, başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal projeye dönüştü. Müzenin ana binası, 2010 yılında zorlu bir serüvenin sonunda, devletten hiçbir maddi yardım almadan, tamamlandı. Baksı Müzesi'nin tanıtımı 2010 yılı Haziran ayında İstanbul Modern'de, açılışı ise Temmuz ayında yapıldı. Prof.Dr. Hüsamettin Koçan 2009 yılında, Okan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde dekan oldu. 2014 yılında TBMM Onur Ödülü'ne değer görüldü.
Baksı Müzesi web sitesi baksi.org/tr/anasayfa
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz. Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Opera, klasik bale, Picasso, heykel, sanat sineması, çağdaş dans, performans sanatı, dijital sanat... Her bölümde, o sanat dalından örnekler eşliğinde, en iyi bilenlerden dinliyoruz.
13. Bölüm - Opera - Anlatan: Murat Katoğlu
31 Aug 2024
00:26:24
#HerkeseSanat 🎪 🎭 🎻
Sanat ve kültür tarihçisi Murat Katoğlu’dan Türkiye’nin operayla tanışmasını dinleyin. Bugün “anlaşılması zor” bulunan operayla Türk halkı yıllar önce, 19’uncu yy’da Türkiye’ye gelen yabancı kumpanyaların temsillerinde tanıştı ve çok sevdi. Seyircinin ilgisini çeken neydi? Aynı zamanda müzikolog olan Halit Ziya Uşaklıgil, operanın eğitsel niteliğini nasıl anlattı? Murat Katoğlu, yeni başlayanları opera sanatıyla Sevil Berberi ve Yunus Emre Oratoryosu’ndan parçalar eşliğinde tanıştırıyor. Ayrıca, yeni başlayanlara 18’inci yy’dan özellikle Mozart’ın eserlerini tavsiye ediyor, “eğlenceli, güzel nağmeli, entrikalı” hikayeler “Saraydan kız kaçırma”, “Don Juan” ve “Figaro’nun Düğünü”nü izlemelerini öneriyor. Herkese Sanat cumartesi 12.30’da, tekrarı Pazar 18.30’da NTVRadyo’da. Program radyoda yayınlandıktan sonra, kaçıranlar ve tekrar dinlemek isteyenler için podcast kayıt olarak ntvradyo.com.tr adresinde, ayrıca Spotify ve tüm podcast platformlarında. İstediğiniz zaman, istediğiniz yerde dinleyebilmeniz için.
NEDEN MURAT KATOĞLU? Ankara Üniversitesi’nde sanat tarihi, tiyatro, kültür tarihi alanlarında öğretim görevlisi olarak çalıştı, TRT’den Ankara ve İzmir belediyelerine çeşitli kamu kuruluşlarında müşavir olarak çalıştı, Kültür Bakanlığı’nda Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü yaptı. Dergi ve gazetelerde sanat ve kültür konularında yazıları, araştırmaları yayınlandı. Süreyya Operası ve Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi’nin kuruluş çalışmalarını yürüttü. “Türkiye’de Opera’nın Kuruluş Öyküsü” başta olmak üzere çok sayıda kitap yazdı.
NEDEN HERKESE SANAT? Uzak durduğumuz sanat dallarının seyircisi olmayı öğreniyoruz. Sizi, anlamayacağınızı düşündüğünüz sanat dalıyla, sanatçı, akademisyen, sanat tarihçisi, sanat eleştirmeni ve deneyimli seyirciler rehberliğinde tanıştırıyoruz. Çünkü anlamak için, sevmek için önce tanışmak gerekir! Opera, klasik bale, Picasso, heykel, sanat sineması, çağdaş dans, performans sanatı, dijital sanat... Her bölümde, o sanat dalından örnekler eşliğinde, en iyi bilenlerden dinliyoruz.